'Mucize gibi' başarının şifresi: ADO 92

  • GİRİŞ26.09.2011 10:12
  • GÜNCELLEME26.09.2011 10:12

Mucizenin adı değil, çalışmanın azmi

Hemen baştan belirteyim bu kesinlikle bir şans ya da mucize değil. Tamamı ile planlı bir çalışmanın ürünü. Nasıl mı? işte şampiyonluğa giden reçete.

İspanya'nın spor dallarındaki başarısı 1992 olimpiyatlarına yönelik planlamadan kaynaklanıyor

İspanya 1992’de düzenlenecek olimpiyatları yapmaya ha kazanınca 1988 yılında kolları sıvadı. ADO 92 diye bir program yaptı. ADO’nun açılımı ise ; Olimpik Sporlar Birliği programı. Bu program kapsamında İspanya spor tarihinde ilk kez özel sponsorlarla anlaşıldı. Bu anlaşma kapsamında , olimpiyatlara katılımda maddi engeller aşıldı. ADO 92, sponsorlardan gelen parayla her federasyon için ekonomik ek kaynak yarattı. Bu şekilde Barcelona’daki müsabakaya katılacak sporcular maddi imkansızlıkları yenmiş oldu. Yani yolun yarısı aşılmıştı.

Yine ADO 92 ile sporculara yıllık yardımlarda bulunuldu. Altyapı ve tesislerdeki eksiklikler giderildi, yeni tesisiler yapıldı. İşlerini en iyi şekilde yapan teknik adam ve antrenörlerle anlaşıldı. İspanya'da ve yurt dışındaki müsabakalara katılan sporculara maddi yardımda bulunuldu.

Bu bağlamda 1989'da 900 sporcu program kapsamına alındı. Bunlardan en iyi 268 sporcu 1992 yılında düzenlenen Barcelona Olimpiyatlarına katıldı. İlk meyvelerini İspanya burada aldı. Önceki olimpiyat oyunlarında alınan 4 altın, 92 Barcelona Olimpiyatlarında 13 altına çıktı.

Program tutmuştu. Olimpiyatlardan sonra da program genişletildi. Program liseler, üniversiteler ve kamu kurumlarına yayıldı. Özellikle lise ve üniversitelerde spor eğitimine yatırım yapıldı. Ve başarı üstüne başarı geldi.

Litvanya'da düzenlenen son Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda, İspanya üst üste 2. kez Avrupa şampiyonu oldu.

İspanya milli futbol takımı bir dünya, bir Avrupa şampiyonluğu, basketbol takımının bir dünya, iki Avrupa şampiyonluğu kazandı. Başarılar bununla da sırlı kalmadı.

İspanyol tenisçiler de son yıllarda büyük gelişme kaydettiler. İspanyol tenisçiler, son 7 yılda 3 kez Davis Kupası şampiyonluğu yaşadı ve şu an ATP Dünya sıralamasında ilk 30'da 5 İspanyol tenisçi bulunuyor.

İspanyol tenisinin en ünlü ismi ise erkeklerde uzun süre 1 numarada kalan şu an 2. sırada bulunan Rafael Nadal. Bugüne kadar 10 grand slam turnuvası kazanan Nadal, 2008 Pekin olimpiyatlarında da altın madalyayı alan isim olmuştu.

Nadal'ın dışında İspanyol Albert Costa ve Juan Carlos Ferrero da son 10 yılda grand-slam kazanan tenisçiler arasına girdi. Son ATP sıralamasında İspanyol David Ferrer 5'inci, Nicolas Almagro 12'inci sırada yer alıyor.

Motor sporlarında da son yıllarda çok başarılı olan İspanyollar, bu dallarda da şampiyonlar çıkardı. Formula 1'de İspanyol Fernando Alonso, 2005'te Alman Michael Schumacher'in 5 yıllık egemenliğine son vererek 2 yıl üst üste şampiyon oldu ve dünyanın en iyi pilotlarının arasına girdi.

Bugüne kadar 27 yarış kazanan Alonso, 70 kez ilk 3'e girme başarısı gösterdi.

Moto GP'de son 10 yılda 7 şampiyonluk kazanan İtalyan Valentino Rossi'ye ''dur'' diyen isim yine bir İspanyol oldu. İspanyol Jorge Lorenzo, geçen yıl Moto GP şampiyonluğunu kazandı. Bir başka İspanyol Dani Pedrosa da Lorenzo'nun ardından 2. sırayı aldı.

İspanyollar son 10 yılda motorsiklet yarışlarında diğer dallarda da şampiyonluklar kazandı.

Bisiklette en önemli yarışlar arasındaki Fransa Bisiklet Turu'nu son 6 yılda 5 kez İspanyollar kazandı. 2006'da Oscar Pereiro'nun kazandığı yarışta, 2007, 2009 ve 2010'da Alberto Contador, 2008'de Carlos Sastre birinci oldu.

Contador, 2008 ve 2011'de İtalya Bisiklet Turunda da şampiyon oldu.

İspanya'nın son 10 yılda imza attığı sportif başarılar arasında erkek Hentbol takımının 2005'teki dünya şampiyonluğu da yer alıyor.

İspanyol kulüplerinin hentbolde Avrupa Şampiyonlar Ligi'nde son 7 yılda 5 şampiyonluğu bulunuyor.

SONUÇ

Sonuç mu? Evet sonuç ortada uzun vadeli planlama başarıyı da beraberinde getiriyor. Önümüzde bu tarz başarıya ulaşmış bir model varken, bunu neden uygulamıyoruz diye sormak gerekiyor. Yıl 2011 yeni yeni binalar yapıyoruz çocuklarımıza eğitim vermek için. Ama hala bu binaların yanına bir spor kompleksi yapmayı beceremiyoruz.

Oysa her şey ortada. Başarı gelecekse buralardan gelecek. Spor ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu konuda müşterek çalışarak büyük projelere imzalar atması gerekiyor. Gençlerimizi şampiyon görmek istiyorsak bu projelerin bir an önce hayata geçirilmesi gerekiyor.

Sözün kısası 2023 hedeflerine yürürken bu projeler için de adım atılması sizce de gerekmiyor mu?

Bana kalırsa çoktan gerekiyordu bile. Atalarımız ne değişmiş, zararın neresinden dönersen kardır.

 Seçkin Çakır / Haber 7
seckincakir52@hotmail.com

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat