Gençler kime oy verir?

.

  • GİRİŞ25.10.2022 11:17
  • GÜNCELLEME25.10.2022 14:01

Birkaç günlüğüne Malatya’ya geldik.

“Hayırlı iş” davetine icabet.

Ortamlarda her yaş grubundan ve doğunun, batının, İç Anadolu’nun farklı illerinden arkadaşlar vardı.

İnsan biraz bu işlerden uzaklaşmak, kafayı dinlemek, farklı konularda muhabbetler içinde olmak istiyor.

Gidilen yerleri yaşamak, oraların havasını solumak istiyor.

Ne yazık ki çoğu vakit olamıyor bu, “Siz bu işleri çok yakından takip ediyorsunuz.” diyerek söze giren birileri oluyor mutlaka ve sonrasında da, döneme göre sorular geliyor.

Malatya programımız sırasında, Ankara, İstanbul, Adapazarı, Batman, Diyarbakır , Şanlıurfa’dan ve tabii Malatya’dan genç arkadaşlar, peş peşe kafalarındaki soruları sıraladılar, “hazır sizi bulmuşken” diye söze girerek…

Sorulara, “Sizce 6’lı masanın adayı kim olur?”dan başladılar, Sayın Erdoğan’ın karşısına çıkması muhtemel adayları sıralayarak, “hangisine karşı şansının daha fazla olacağını” sordular…

Biz de, kendimizce cevapladık …

Ve sorduk….

Hasılata bakalım:

Ben, “Masanın adayı kim olur?” sorusuna, “Normal olan Kemal Kılıçdaroğlu” diyerek karşılık verdim.

“Diğerlerinden birinin, hele oy oranları yüzde 0,009 ile yüzde 3 arasında değişen masa partilerinden birinin genel başkanının “çatı adayı” olması halinde büyük bir “temsil” ve “meşruiyet” tartışmasının çıkacağını söyledim.

Masanın dağılmasının da kuvvetle muhtemel olduğunu ifade ettim. Sayın Akşener'in ise "Başbakanlık hedefimi ilân ederek kendimi bağladım." dediğını hatırlattım...

"Yine de şartlar değişebilr" diye de ekledim.

“Abdullah Gül olabilir mi?” diye soran oldu.

“Hiç sanmam” diye karşılık verdim…

Bir önceki Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde çatı adaylığını çok istediğini ancak malum durumlardan dolayı o işin olmadığını hatırlattım.
“Tren kaçtı gibi” dedim.

Sonrasında…

Benden karşı atak geldi.

Yaşları (tahminen) 18 ile 30 arasında değişen gençlere, direkt olarak “Sizler kime oy vermeyi düşünüyorsunuz?” diye sordum.

“Recep Tayyip Erdoğan” diyenler oldu.

“Bilemiyorum; ötekilerden biri gelirse işleri çok kötü hale mi getirir? Aslında değişiklik fikri kulağa hoş gelebiliyor ama, bakıyorum altılı masadakilerin hiçbiri gelecekte neler yapacağını net, akla yatkın bir şekilde ortaya koyamıyor.

Mansur Yavaş’tan çok bahsediliyor ama, o biraz geriden izliyor… Alana çıkarsa, ülkenin meseleleri ayrıntılı olarak tartışılmaya başlanırsa, gazetecilerin zor sorularıyla karşılaşırsa ne olur, sahada ne kadar yıpranır, ne kadar göz doldurur onu kestiremiyorum” dedi Ankara’dan gelen genç.

Hani bir “ezber” vardır ya, “Gençler eski dönemleri bilmedikleri için kıyaslayamıyorlar?” denilip durulur.

Bu değerlendirmeyi işiten yaşlılar da hep birlikte “onay” anlamında başlarını sallarlar…

Gerek burada, gerekse başka ortamlarda sohbet ettiğim gençlerin çoğu geçmişte olan bitenleri, son 20 yılda yapılanları yapılmayanları, doğru bulduklarını-bulmadıklarını dile getirirken, bizim sıklıkla üzerinde durduğumuz meseleler hakkında epeyce bilgi sahibi olduklarını gösteriyorlar.

Ben bir konuda kanaat belirttiğimde ya da yakın tarihten atıflar yaptığımda, internetin arama motoruna bağlanıp kontrol ediyorlar…

Bundan dolayı da bir konuda konuşmadan, ahkâm kesmeden önce epeyce düşünüyor, “Ağzımdan yanlış bir lâf çıkarsa anında morartırlar!” kılı kırk yarıyorsunuz...

Gerek burada gerekse başka yerlerde sohbet ettiğim, sosyal medya üzerinden yazıştığım, telefon aracılığıyla konuştuğum gençler için “Kesinlikte şuna oy verecekler ya da vermeyecekler” gibi bir yargıya varmak işin kolayına kaçmak oluyor.

“Gençler bilmezler onun için mevcuda oy vermezler!” ya da “Gençler değişim ister, macera arar, onun için farklı adreslere yönelirler” ezberini doğrulamıyor gözlemlerim.

Onlar daha ziyade, “Hele önümüze gelsinler, hepsini dinleyelim, araştıralım, mantık süzgecinden geçirelim, ona göre bir karar veririz” modundalar.

“Erdoğan ile devam” diyen genç oranının, orta yaşlı ve yaşlı oranlarının bir miktar altında kaldığı doğru ama, 18-30 arasındaki gençler kategorisinde de, Sayın Erdoğan’ın epeyce önde olduğunu görüyorum.

Lâkin, konu milletvekili seçimine gelince tablo farklılaşıyor.

Sayın Erdoğan ile Ak Parti arasında ciddi oy farkı var…

Gençlere sorduğunuzda böyle bir tablo çıkıyor ortaya.

Orta yaşlı ve yaşlılara gelince…

Ben “yazılı kültür”ün üstünlüğüne inanan bir gazeteciyim; bir ortamda sorular yönelttiğimde, “isimleri hiç not etmeden” söylenenleri, yaşları, meslekleri vs, bir kenara yazarım.

Defterlerime göz attığımda; orta ve orta üstü yaş kategorilerinde bariz bir “Erdoğan üstünlüğü” olduğunu görüyorum.

Misafirlikte de böyleydi vaziyet, çok da ayrıntıya girmeden ortak mesajlar verildi genellikle.

“Maceraya gerek yok. Herkesin eksikleri olur” dedikten sonra, aşağı yukarı aynı gerekçelerle “tercih değiştirmeyeceklerini” söyleyenler oldu.

Ortamdaki En Tecrübeli Beyefendi görüntüsünü arz eden bir büyüğümüz, “Bakın mesela” dedi…

“Eskiden yollarda telef olurdu insanlarımız. Teker şerit gidiş geliş yollarda ne kazalar olurdu; Bolu Dağı’nda ne acılar yaşanırdı. Almanya’dan gelen işçilerimizi yollarda kaybederdik…”cümleleriyle, ölümlü-yaralanmalı trafik kazalarındaki belirgin azalmaya dikkat çekti.

Kimileri hastanelerden bahsetti, “ama, randevu almak zorlaştı, ama şu kadar liraya mal oldu” diye itiraz edenler olduysa da…

Genel kanaat “eskisinden çok çok iyi” şeklindeydi.

Terörle mücadele, dış politika başlıklarında takdirler ifade edildi, bazıları “hayat pahalılığından, ev kiralarının yüksekliğinden, geçim sıkıntısından” bahsettiğinde…

“Bütün dünyayı alt üst eden, en gelişmiş ülkeleri bile sıkıntıya sokan olaylar yaşadık.”dendi, pandemi (plândemi), savaş meselelerine dikkat çekildi.

Terör örgütleriyle mücadele için harcanan kaynaklara vurgu yapıldı.

Not defterlerime bakınca dönüşte, “İktidar için milletvekili seçimi Cumhurbaşkanlığı seçiminden çok daha zorlu geçecek.” tablosu çıktı karşıma.

Bazı “hard -muhalif” yazarların, “Cumhurbaşkanlığı seçiminden çok, milletvekilliği seçimine asılmak lâzım” yollu tavsiyelerini hatırladım.

İktidar partisinin listesi çok sağlam olursa bu zorluğu aşabilir.

Olmazsa, kendisi açısından bu alanda epeyce sıkıntı oluşabilir.

Milletvekilliği seçimlerinde bugün için fazla şans verilmeyen “masa dışındaki” partilerin tahmin edilenin üzerinde oy çıkarttıklarını görebiliriz…

Bugün itibarı ile Cumhurbaşkanlığı Seçimi’ni Sayın Erdoğan alır, milletvekili seçimi ise büyük çekişmeye sahne olur diyebiliyorum.

Not defterim böyle diyor.

Lâkin maçlar sahada kazanılır malûm.

Süreci yakından tâkip edeceğiz kısmetse...

Serdar Arseven / Milat Gazetesi

Yorumlar3

  • Kaan 3 ay önce Şikayet Et
    İnşallah süreç çok güzel neticelenir
    Cevapla
  • dsr 3 ay önce Şikayet Et
    güzeeellll..
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • Ahmet 3 ay önce Şikayet Et
    Kaleminize sağlık...
    Cevapla Toplam 1 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat