Trump’la 2026!

  • GİRİŞ11.01.2026 09:39
  • GÜNCELLEME11.01.2026 09:39

Trump’ın Beyaz Saray’daki “petrol devi sırtlanlarla” buluşmasını takip edebildiniz mi?

Tam bir “paylaşım” masası!

“Venezuela’nın petrolünden Venezuela halkı faydalanacak ama oradan çıkacak para onların ihtiyacından çok daha fazla. Bunu biz alacağız, siz alacaksınız!” yollu laflar eden Trump, azgınlığını olanca açıklığıyla sergiledi.

“Ben hiçbir zaman tatmin olmam!” dedi Epsteinci Trump…

“Ve tatmin olmayacağım!” diye de ekledi.

Bütün dünyayla alay etti:

“Nobel Barış Ödülü benim hakkımdı, o ödülü benden daha fazla hak eden yok!”

“İran’da olan bitenleri izlemek harika oluyor. Protestocular için dua ediyorum!”

“Grönland’ı alacağım. Danimarka’yı çok severim ama oraya beş yüz sene evvel gelmeleri, oraların onların olduğu anlamına gelmiyor!”

“NATO’yu ben kurtardım, ben olmasaydım NATO yoktu!”

*

Ve..

New York Times’a şunu söyledi:

“Uluslararası hukuka ihtiyacım yok!”

*

Trump açık oynuyor.

Baba Bush gibi…

“Ya bendensin ya düşmanım!” diyor.

*

Evanjelistlerin kontrolü ve tehdidi altındaki Trump, yaklaşık 10 ay sonra “ara seçim” sınavına girecek.

Tüm Temsilciler Meclisi, 435 sandalye, Senato’nun yaklaşık üçte biri, 35 sandalye,

Birçok valilik (36 eyalette) ve yasama organları seçilecek yaklaşık 10 ay sonra.

Bu seçimleri genellikle iktidarda olan aday kaybediyor.

Trump da çok büyük ihtimalle kaybedecek, sonraki döneminde tam bir “topal ördek” olacak.

Yani…

Trump fırtınası, o zamana kadar.

Sonrasında biraz durulması beklenebilir.

Demek oluyor ki…

Hem dünya ve tabii hem Türkiye için 2026 çok çok zor bir yıl olacak.

VENEZUELA GİBİ ÜLKELER!

Trump terörü ABD’ye yönelik nefret dalgalarını kabartıyorsa da, burası pek de önemsenmiyor.

Her ülkede satın alınabilecek, desteklenip ünlendirilebilecek nice “hain” sözde kanaat önderi var nasılsa.

Bu kafa herkesin bir fiyatının olduğunu düşünür.

Kimi parayla, pulla, şöhretle yola getirilir…

Kimi de şantajla, tehditle, silinip bitirilmekle.

Her devlette bir grup “radikal” ABD karşıtının olmasında da sakınca görmez Büyük Şeytan, onlar da duruma göre kullanılabilecek unsurlardır bunların gözünde.

Her kavramı, ülke halklarının kutsal bellediği bütün unsurları işlerine geldiği gibi kullanabilirler.

Venezuala’daki ‘din adamları’ sınıfından da “Rıza Üretimi” için faydalanılabilir mesela.

“Din” deyince…

Ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 85’i Hristiyan, bunların da çoğu Katolik ama Evanjelistlerin oranı hızla artıyor.

Bazı raporlarda, Evanjelist oranının yüzde 30’a yaklaştığı bile belirtiliyor.

Bir yandan Evanjelistlerin diğer yandan da Agnostiklerin ve Ateistlerin oranı artıyormuş…

Buna mukabil Katoliklerin oranı hızla düşüyormuş.

Demek oluyor ki…

Venezuela’yı ele geçirmeden evvel gayet ustalıklı taktiklerle “zemini” kaydırmışlar!

Şimdilerde…

Venezuela halkının büyük bölümü için, “vatan-millet-Karakas” meseleleri pek de mühim değil.

Milli onur dersen, “aptalların söylemi” onlara göre.

Parasız onur olmaz!

ABD’nin çıkarları ile Venezuela halkının çıkarları pekalâ örtüşebilir!

Zenginlikten Venezuela halkına damlatılsa bile, eski dönemden çok daha iyi olur vaziyetler!

*

Kimse Venezuela’nın bayrağına, milli marşına dokunacak değil elbette.

Bayraklarının, marşlarının içlerini tam olarak boşalttığında, işi tamamen bitirmiş olacak Evanjelistler.

Venezuala Milli Marşı’nın çevirisine baktım:

“Şan olsun cesur halka
ki boyunduruğu attı,
kanuna saygı duyarak
erdem ve onuru korudu.”

*

Marşların sözleri ne kadar coşkulu değil mi?


Serdar Arseven / Milat Gazetesi

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat