CHP’de kriz üstüne kriz!
- GİRİŞ10.02.2026 09:11
- GÜNCELLEME10.02.2026 09:11
Rahmetli Osman Yüksel Serdengeçti özü sözü bir adam.
Nasıl oluyorsa, “kıvraklığın” ve “oynaklığın” prim yaptığı “politika dünyası”na girmeye ikna ediliyor.
Rahmetli, vekil mazbatasını almak için Meclis’e gidince meşhur “döner kapı”dan geçmesi gerekiyor.
Bilenler bilir, biraz zor iştir orayı aşmak!
Zamanında geçemezsen döner kapı seni dışarı atar!
Giriş faslında zorlukla karşılaşan Merhum, kendisini dışarıda bulunca…
Ne dese beğenirsiniz:
“Sevmedim bu işi, döneklik daha kapıda başlıyor!”
*
CHP’nin gündeminde bu “döneklik” meselesi var da…
“Sağdan da oy gelsin” diye, eski partilerinden “kopmuş”lara ardına kadar açmadı mı kapılarını CHP?
Eski MHP’liler, eski İYİ Partililer, hatta eski Faziletliler doldurulmadı mı partiye?
Başkasının arabasıyla hava atmaya kalkarsan…
O araba altından gidince havan söner elbette!
*
AK Parti’yi kalesinde yıkmayı başaran Mesut Özarslan’ı “döneklikle” suçlayan CHP’lileri izliyoruz.
Partilerinden kopmuş nice isme “rozet” takılan CHP’nin taraftarları, Özarslan’ın istifa etmesini “yolsuzluk iddialarına” bağlıyorlar:
“Yolsuzluk yapan Mesut Özarslan paçayı kurtarmak için CHP’den koptu, AK Parti’ye MHP’ye koştu!”
O kadar kızgınlar ki…
Mesut Özarslan, Özgür Özel’in gece yarısı “berbat” mesajlar attığını söyleyince, dahası olan biteni ortaya dökünce…
“Oh, iyi olmuş, az bile demiş!” yollu lâflar ediyorlar.
Ey CHP’li kardeşim, ne dediğinin farkında mısın sen?!
Dediğinin “Yolsuzluk yaptığını biliyorduk ama bizde kalırsa ses çıkartmayacaktık!” mânâsına geldiğine aklın ermiyor mu?
İddialarınız gerçekse niçin partiden atmadınız da, istifa edene kadar beklediniz?
Gerçek değilse niçin iftira atıyorsunuz?
Hem sonra…
Atatürk’ün kurduğu partinin “koskoca” Genel Başkanı Özgür Özel’in bir ilçe belediye başkanı ile böylesine “küçük abdest” yarışına girmesini normal mi görüyorsun?
Mesut Özarslan istifa etti diye “yolsuz” oluyorsa…
Şimdi gözü kapalı savunduğun Ekrem İmamoğlu’na da “yolsuz” mu diyeceksin, günün birinde istifa ederse?
*
Ben parti değişmeleri asla savunmam.
Bir kişi vatandaştan hangi partinin mensubu olarak oy istemişse o partide kalacak ya da beğenmiyorsa “bağımsız” olacak.
Vekilin, belediye başkanının tavrı böyle olmalı.
Burası tamam da…
Bir partinin genel başkanı, altındakilere istediği gibi hakaret edebilir mi?
Sülale boyu dümdüz gidebilir mi?
Ben de koskoca Tabela Partisi’nin Genel Başkanı’yım.
Onca istifa oldu.
Birine dahi hakaret etmedim.
Benim de nefsim yok mu, ben de istemez miyim şöyle “ağız dolusu” bir şeyler söylemek!
İsterim belki ama olmaz!
“Allah işini gücünü rast getirsin!” der ve yoluma devam ederim.
Bugüne kadar nice medya organında görev yaptım.
Her ayrıldığım yerle de “usulünce” vedalaştım.
Onlar da beni usulünce yolcu ettiler.
Arkamdan su bile döktüler.
*
CHP ilginç bir parti.
Çok değişik.
Sürekli kavga var orada.
Başından beri böyle, “pata da küte de” gidiyor işler.
Her CHP’li bir gün mensubu bulunduğu camia tarafından hedefe yerleştirilmeyi, hakaretlere uğramayı tadacak, mutlaka!
Partinin kuruluşundan bugüne kadar gelin…
Şöyle bir bakın:
Hiçbir yerde olmadığı kadar gerilim, şiddet, atışma, suçlama var oralarda.
Hiç unutmam; Merhum Deniz Baykal ile (şimdilerin TikTok ustası) Mustafa Sarıgül, Büyük Kurultay’da karşı karşıya gelmişti.
Salonda kan gövdeyi götürüyordu.
Biz de “basın mensubu” sıfatıyla olan biteni izlerken kafamıza CHP’li kardeşlerimizin yağdırdığı sandalyelerden biri isabet etti.
Kanımız aktı orada.
Muharrem İnce de yataklara düştü hatırlarsanız, derdin bini bir para CHP’de!
*
Bir altılı masa kurarlar…
Aman Allah’ım, kriz üstüne kriz!
Cumhurbaşkanlığına aday gösterdikleri, hatta “İlk turda en az yüzde 55 ile şampiyon” ilân ettikleri Kemal Kılıçdaroğlu’na da yapmadıklarını bırakmadılar.
Ne küfürler, ne hakaretler!
Birden bire “Tayyip Erdoğan’ın Adamı” oldu Sayın Kılıçdaroğlu.
Masanın tamamı öyleymiş zaten, hepsi aynı oyunun birer parçasıymış!
“Kemal Kılıçdaroğlu, Ümit Özdağ, Sinan Oğan, Meral Akşener, Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan” aynı ekiptenmiş…
“Erdoğan’a başta tutma ekibinden!”
Aman Allah’ım, hayal gücüne bak!
Bu iktidarın eleştirdiğimiz tarafları var da…
Dünyanın böylesine yanıp kavrulduğu bir dönemde bu CHP iktidarda olsaydı neler yaşanırdı acaba?
Kurdukları “tuhaf” koalisyon modeliyle ülkeyi nasıl yönetirlerdi?
Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı, beş partinin genel başkanları, artı Ekrem İmamoğlu ile Mansur Yavaş cumhurbaşkanı yardımcıları…
Bir Cumhurbaşkanı, yedi ”adet” de cumhurbaşkanı yardımcısı!
Ümit Özdağ’a da Milli Eğitim, İçişleri ve MİT!
Oooh, suyundan da koy!
*
Aslında işin şakaya, espriye gelir tarafı yok.
Türkiye’nin sağlıklı düşünebilen, sakin, üretken bir “Ana Muhalefet” partisine ihtiyacı var.
Bizim Tabela Partisi o boşluğu doldurmaya çalışıyor ama…
Bizim gayretimizle de bir yere kadar!
Serdar Arseven / Haber7
Yorumlar7
-
KANTARI BOZUK
2 saat önce
Şikayet Et
İyide Bu kantarı bozuk chp bu kadar, yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, dolandırıcılık, casusluk, mafyacılık, kalpazanlık karşıtı olsa, 3000 sayfa belgeyle silivriye kapatılan bir sülünoğlunu bu kadar destekler miydi?
Beğen
Cevapla
-
Ökkeş
6 saat önce
Şikayet Et
Bu zatın simsarı kim!
Beğen
Cevapla
Toplam 1 beğeni
-
Vatkşi
6 saat önce
Şikayet Et
CHP,nin içine mikserler salınmış, karıştır da karıştır, ya benim ol, yada kodes. Canı tatlı olanlar beyaz bayrağı çekiyor. Allah sonumuzu hayır eylesin.
Beğen
Cevapla
-
Veysi
7 saat önce
Şikayet Et
Amca babamı zabıta yapar mısın
Baban rüşvet yer mi
Yok
O zaman bize yaramaz
Beğen
Cevapla
Toplam 2 beğeni
-
Dertli Öğretmen
7 saat önce
Şikayet Et
İşte Süleymancilar bu CHP'ye oy veriyor. Yazıklar olsun
Beğen
Cevapla
Toplam 6 beğeni
-
Bekir
5 saat önce
Şikayet Et
Birgün herkes aslına dönecektir
Beğen
Daha fazla yorum görüntüle