15 Temmuz’dan ne kadar ders aldık?

  • GİRİŞ14.07.2026 09:20
  • GÜNCELLEME14.07.2026 09:27

Geçtiğimiz Cuma günü, Diyanet Hutbesi’nde “FETÖ tehdidi bitmedi, bu işler ihmale gelmez!” mesajı verilmişti.

Önceki gün de Sabah Gazetesi’nden Abdurrahman Şimşek’e konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek’ten çarpıcı tespitler ve uyarılar geldi.

Örgüt elebaşının ölmüş olmasının tehdidin tamamen bittiği ve tehlikenin geçtiği anlamına “kesinlikle” gelmediğini belirten Gürlek, “Bu sinsi yapı, kurumsal omurgası devletimiz tarafından büyük oranda çökertilmiş olsa da, yurt dışındaki kaçak uzantıları vasıtasıyla varlığını sürdürme gayretindedir. Örgüt şu an özellikle 'güncel yapılanma', 'finans yapılanması', 'yurt dışı yapılanması' ve 'kripto unsurlar' üzerinden varlığını koruma gayretindedir.” dedi.

Ticari faaliyetler, paravan şirketler, Türkiye karşıtı lobilerle işbirlikleri,  çok farklı sosyal grupların içinde gizlenmeler…

 FETÖ durmuyor, çalışıyor.

Sayın Bakan’ın da ifade ettiği gibi bu bir “casusluk şebekesi”.

CIA-MOSSAD’ın kullanışlı aparatı.

Patronları ne zaman “Bitti!” derse o zaman bitecek işleri.

O zamana kadar bin kisve altında rahatsızlık vermeye devam edecekler.

FETÖ’nün son zamanlarda Türkiye’ye diş bileyen İsrail’e daha da yakın olmak, Siyonistlerin desteklerini almak için büyük gayret gösterdiğini görüyoruz.

O kadar ki İsrail’in soykırımı başlattığı 7 Ekim’in yıl dönümlerinde HAMAS’ı hedef alan eylemler düzenliyorlar.

Taraflarını açıkça ortaya koyuyorlar.

FETÖ’nün sözde Almanya İmamı Kadir Sancı’nın katıldığı etkinlikte duruşlarını net bir şekilde ortaya koymuşlardı mesela.

Almanya'da FETÖ'ye yakınlığıyla bilinen "Forum Dialog" adlı kuruluşun da dâhil olduğu "House of One" (Bir Ev) projesine Alman Hükümeti’nin  19,5 milyon avroluk desteği de, örgütün yurt dışında “epeyce” kabul gördüğünü gösteriyor.

Bugünlerde, Trump yönetiminin ihtiyaçlarından dolayı Türkiye ile ABD’nin ilişkilerinde “bahar havası” varmış gibi görünüyor ama…

ABD’nin, Trump’ın ne zaman, ne yapacağı hiç belli olmaz!

Dolayısıyla her daim teyakkuzda olmak gerekiyor.

“Hain girişimlerin” tarihin çöplüğüne atıldığını da düşünmemek gerekiyor.

Bugüne kadarki mücadelenin Sayın Cumhurbaşkanı tarafından sürüklendiğini, bazılarının FETÖ’yü karşısına almamak için ayak dirediğini çok iyi biliyoruz.

FETÖ ve diğer şer odaklarıyla mücadele Sayın Cumhurbaşkanı’ndan sonra da aynı kararlılıkla, aynı etkinlikle devam edecek mi?

Bu konuda kalplerimiz müsterih olmalı.

Peki, müsterih mi?

Dedik ya…

Her daim teyakkuzda olmak gerekiyor.

Bir de yaşananlardan ders almak.

FETÖ neler yaptı, hangi yöntemleri izledi?

İyi bilmeliyiz.

Biz bu oyunlara nasıl geldik?

Muhasebesini yapmalıyız.

Bunlar yıllar yılı devlete sızabilmek, dahası devleti ele geçirebilmek için hangi yöntemleri izlediler?

Bu örgütün “hizmet hareketi” olarak bilindiği dönemlerde birçok yere soru çalarak, torpil yaparak sızdığını, kendilerinden olmayanları devre dışına itmek için bin türlü tezgâh kurduğunu bugün herkes biliyor.

O zaman…

Ders:

Başımıza FETÖ belâsının gelmesinden ders almışsak, hisse kapmışsak…

Haksızlığı kim yaparsa yapsın ve haksızlıktan kim zarar görürse görsün karşı çıkarız!

Mesela, işe alımlarla ilgili aşamalarda “haksızlıklar” oluyorsa, bilmeliyiz ki bu haksızlıkların faturası çok ağır olur.

Liyakat dışlanır, “ilişki ağları” öne çıkartılırsa…

İnsanlar çareyi “mesleklerinde ustalaşmakta” değil, birilerine “yakın olmakta”, onlara dalkavukluk yapmakta arar.

Karakteri bu işlere müsait olmayanlar da kendilerini kenara çeker!

Zamanında “hizmet hareketi” diye bilinen FETÖ’ye yaklaşanların, oralardan çıkmayanların öncelikli hedefleri nelerdi?

İyi bir kadro kapmak, ticaretini geliştirmek, başka birtakım dünyevi menfaatler elde etmek vesaire…

Bugün “yerli ve milli takılan” gazetecilerden çoğu Zaman Gazetesi’nden, Samanyolu Televizyonu’ndan çıkmazdı o zamanlar!

Ekrem Dumanlı İstanbul’da, Mustafa Ünal Ankara’da patronları gibiydi.

Bizim de davetli olduğumuz “uçak” programlarında, “bizim” taraftan niceleri onların peşlerinde dolaşırdı.

İnsanın öncelikli hedefi “dünyevi menfaat” elde etmek olursa, ondan her türlü kötülüğü bekle!

FETÖ yapılanmasının önde gelenlerinin uzun yıllar boyunca siyasi iktidarı eleştirmekten imtina ettiklerini, her yaptığını destekler pozlarında dolaştıklarını çok iyi biliyoruz...

Biz iktidarın doğrularına doğru, yanlışlarına yanlış demeye, “dostlarımızı” ikaz etmeye uğraşırken, onlar her yapılanı alkışlıyorlardı.

Zira, hesapları vardı.

İktidarı, dahası devleti tamamen ele geçirmek istiyorlardı.

Bunun için de gerçek duygu ve düşüncelerini gizliyorlardı.

Bir noktadan sonra…

İhanetlerine son vermeyi hedefleyen adımlar atılmaya başlanınca, birdenbire değişiverdiler.

“Dershaneler” meselesinde ayağa kalktılar.

İktidarı manşetlerden hedef aldılar.

Zira…

Onlar hasbi değil, hesabîydiler!

Hasbi adam doğruya doğru demenin gayreti içinde olur.

Hesabî adam ise saldırıya geçeceği ana kadar malzeme biriktirir.

Gömdüğü baltaları çıkartır ve saldırmaya başlar.

Mesele karakter meselesidir.

FETÖ bozuk karakterin simgesidir.

*

Sayın Cumhurbaşkanı’nın zaman zaman altını çizdiği “hasbilik-hesabîlik” meselesi o kadar önemli ki…

15 Temmuz Hain Darbe Girişimi’nin yıldönümünde şehitlerimizi, gazilerimizi rahmetle, minnetle anarken…

“Biz hasbi insanlara ne kadar kıymet veriyoruz?” sorusu aklımızın, kalbimizin bir kenarında durmalı.

Aman dikkat!

Hasbiler  “kırılırsa”, kenara çekilirler.

Allah muhafaza, meydan “hesabî”lere kalır günün birinde!

Yorumlar14

  • saadet 4 dakika önce Şikayet Et
    darbeyi nato yapmadımı
    Cevapla
  • Fazla 9 dakika önce Şikayet Et
    Şu an fetö yargı ve futbol alanında en ufak tabiri ile cirit atıyor, eski gücünden hiç bir şey kaybetmiş değil. Neden, chpkk ile demliler yüzünden ve yapı olarak onları andıran ve yine chpkk'nın peşinden sürünen süleymancı ve refah sayesinde.
    Cevapla
  • Aman dikkat 42 dakika önce Şikayet Et
    Maddi destek onları yaşatıyor. Denetim sıkı olmalı. Gümrük, eğitim gereçleri, inşaat sektörü, hastaneler, bahis siteleri ve özellikle dernekler paranın kaçağın en çok olduğu noktalar...
    Cevapla
  • Devlet KAZANACAK 1 saat önce Şikayet Et
    Dünyanın En Tehlikeli SİNSİ HAREKATI Toplum Dinamizimlerini ÇIKARLARINA ALET ederek işlerini yürüten SARMAŞIK AĞ: BİZE DEVLET Gerek Devlet Eli BATMAZ Sömürülmez NEFSİNE müdahale eder ..Devlete itaat KALKINDIRIR Şahsa itaat YOK EDER devlet eli taşın ALTINA girer ŞAHIS YIKAR
    Cevapla
  • İHMALE GELMEZ 1 saat önce Şikayet Et
    Avrupada Bunlara Destek veren ÇOK gelmek için BEKLEMEDELER Siyasi oluşumla gelip İNTİKAM ALACAKLAR toplum Bilincini AYARLAYAN bunlar BİLİNÇ ALTI Acitasyonla KAYIT YAPARAK Saldırganlık düşmanlık ,Hainlik , İtibarsızlaştırma ,, enjekteleri EN TEHLİKELİ AŞI içerde Sinsi ALKIŞ VAR destek var SAYILARI ÇOK
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat