Dijital Vatan!
- GİRİŞ11.08.2026 09:06
- GÜNCELLEME11.08.2026 09:06
Bugün yarınlarımızdan ümitli olmamız için nice sebep var.
Ülkemiz dışarıda gittikçe güçleniyor.
Dış dünyada itibarı artıyor.
Çok daha fazla yerli ve millî silah üretiyoruz.
Birçok gelişmiş Avrupa ülkesinde olan güzel, güvenli yollar artık bizde de var.
Enerji alanındaki dev yatırımlarımızdan sonuç aldıkça seviniyor, “Bir gün bu alanda da en az yüzde 80 oranında bağımsız olacağız, inşallah” diyoruz.
İslam ülkeleri arasında kurulmakta olan “Silahlı Kuvvetler Birliği”nin lideriyiz.
Büyük Selçuklu’yu, Büyük Osmanlı’yı bugüne taşıyor, “Büyük Türkiye” olarak yarınlara ilerliyoruz.
“Terör belâsından” kurtulma yolunda dev adımlar atıyoruz.
Bunların hepsini destekliyor, elimizden geldiğince katkı vermeye çalışıyoruz dostlar.
Ne var ki…
Dağlar gibi endişelerimiz de yok değil!
“Manevi Vatan”ın zemini kayıyor!
“Manevi Vatan” muhtevalı yazılarımızı bilirsiniz.
“Manevi Vatan”ı hep bir “çatı” kavram olarak ele aldık.
Çünkü bizce mesele sadece üzerinde yaşadığımız topraklardan, sahip olduğumuz şehirlerden, yollardan, fabrikalardan, silahlardan ibaret değildir.
Bir milletin asıl gücü, bütün bunlara ruh ve anlam kazandıran maneviyatında, ahlâkında, aile yapısında, çocuklarında, gençlerinde ve ortak değerlerinde saklıdır.
“Manevi Vatan” çökerse eğer, “Maddi Vatan” da çöker!
“Manevi Vatan” güçten düşerse eğer, bizim silahlarımız bile bir gün bize döner!
Biz ne zaman ki “Manevi Vatan”ımızı ihya ettik, o zaman yükseldik.
Ne zaman “Manevi Vatan”ımızı ihmal ettik, bedelini çok ağır ödedik!
Bugün “birlik, beraberlik ve kardeşlik” ortamında buluşmak istiyorsak, “Manevi Vatan”ımızı güçlendirmekten başka çaremizin olmadığını artık anlamalıyız.
VE DİJİTAL VATAN!
Kıymetli dostlarım:
Haydi hep birlikte…
Mavi Vatan’a sahip çıkıyoruz…
Yeşil Vatan’a sahip çıkıyoruz…
Gök Vatan’a sahip çıkıyoruz…
Şimdi sıra, çocuklarımızın, gençlerimizin ve giderek hepimizin hayatının önemli bir bölümünü geçirdiği Dijital Vatan’a sahip çıkmakta!
Çünkü bugün vatan sadece üzerinde yürüdüğümüz topraklardan ibaret değil.
Çocuklarımızın öğrendiği, gençlerimizin fikir edindiği, insanlarımızın haber aldığı, alışveriş yaptığı, çalıştığı, eğlendiği, birbirleriyle konuştuğu dijital bir dünya da var artık.
Ve o dünya başıboş bırakılamaz!
Orada da bizim değerlerimiz, bizim çocuklarımız, bizim gençlerimiz, bizim geleceğimiz var.
İşte bu yüzden Dijital Vatan meselesi, aynı zamanda bir Manevi Vatan meselesidir.
Ve ben, memleketin en tecrübeli gazetecilerinden biri olarak diyorum ki:
Dijital Vatan’a da sahip çıkacağız!
İhmallerimize son vereceğiz.
Zira…
Biz ihmallerimizin bedelini ödüyoruz kıymetli dostlarım.
İhmallerimiz devam ederse belli ki çok daha ağırlarını ödeyeceğiz!
Biz “Manevi Vatan”ı çok ihmal ettik.
Hep “başarı” dedik.
Hep “rekabet” dedik.
Çocuklarımızı da soktuk saçma sapan yarışlara, “yarış atı”ndan beter ettik!
“Test ile tost” arasına sıkıştırdık onları.
Okumaları için yaptığımız masrafların “bedelini” istedik.
Onlara nasihatlerde bulunurken ne dediysek tam tersini yaptık.
“Helal olan iki liranın, haram olan bin liradan çok daha kıymetli” olduğunu pek anlatmadık.
Anlatamadık belki de…
Nasıl anlatacaksın ki bu “torpilliler”, “ayrıcalıklılar” dünyasında?
Nasıl anlatacaksın ki?
“Sınavdan yüksek puan almak yetmiyormuş, bir de torpil lazımmış; torpili kuvvetli olan işi bitiriyormuş!” diyen gence nasıl bir cevap vereceksin?
Çocuğa adaleti anlatacağız…
Ama önünde adaletsizlik görecek.
Çocuğa emeğin değerini anlatacağız…
Ama torpilin emekten önce geldiğini görecek.
Çocuğa helali anlatacağız…
Ama büyüklerinin haram karşısındaki sessizliğine şahit olacak.
Sonra da dönüp:
“Neden bize inanmıyorsun?”
diyeceğiz!
Bugün dostlar…
Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi,
“Manevi Vatan”ın zemini kayıyor dostlar!
Bunun böyle olduğu nereden mi belli?
İnsanımız artık çocuk yapmak istemiyor da oradan belli!
Nüfus artış hızımız düştükçe düşüyor, yaşlanma hızımız tehlikeli noktaları çoktan aşmış bulunuyor da oradan belli!
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan “Bu varoluşsal tehdittir!”, Aile Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş ise “Bu gidişle 20-25 yıl sonra askere alacak genç bulmakta zorlanabiliriz!” diyor da oradan belli!
Yalnız yaşamaya mecbur kalanların ya da buna karar verenlerin sayısı her geçen yıl hızla artıyor da oradan belli!
Huzur(!)evlerine bırakılan yaşlılarımızla, kreşlere bırakılan bebeklerimizin sayısı hızla artıyor da oradan belli!
Bir bebek, bir yaşlı bile bize yük geliyor da oradan belli!
Köylerimiz boşaldıkça boşalıyor,
“Toprak kokmayan, toprak kokusunu bilmeyen” insanlarımızın sayısı hızla artıyor da oradan belli!
Mecburi eğitimi 12 yılda tutma ve her lise mezununu üniversiteye postalama ısrarımız devam ettikçe piyasada gerçek işsizlik hızla artıyor ve usta bulmak iyice zorlaşıyor da oradan belli!
Pek çok meslek dalı “çıraksızlık, kalfasızlık” yüzünden can çekişiyor da oradan belli!
Boşanmalar artıyor, evlenme arzusu azalıyor da oradan belli!
En yerli ve millî denilen kanallarımız, “fırsatçılar vatandaşı sürekli olarak sömürüyor, fırsatçılık bir türlü azalmıyor, aksine artıyor!” haberlerini vermek zorunda kalıyor da oradan belli!
“Ev hanımlığı” gittikçe gözden düşüyor da oradan belli!
“Hayat müşterektir” özdeyişi “Bu devirde kadın da eve para getirecek!”e dönüşüyor da oradan belli!
“Herkes cinsiyet tercihinde özgürdür!” yollu, saçma sapan, fıtrata aykırı cümleler ağızlara yerleşiyor da oradan belli!
Sokaklardaki “çıplaklık yarışı” iyice çığırından çıkıyor da oradan belli!
Umursamaz erkeklerin ve kadınların oranı gittikçe artıyor da oradan belli!
Televizyonlardaki zinayı, şiddeti ve israfı teşvik eden programlar, diziler hız kesmeden devam ediyor ve yeni yayın sezonu için de hazırlanıyor da oradan belli!
Ve bir de…
Yeni bir dünya var dostlar!
Gözümüzün önünde büyüyen…
Çocuklarımızın içine doğduğu…
Gençlerimizin saatlerini geçirdiği…
Yetişkinlerimizin giderek daha fazla bağlandığı bir dünya…
Dijital dünya!
“Sosyal medya” denilen alanda kaybolan çocuklarımızın, gençlerimizin, yetişkinlerimizin sayısı o kadar büyük bir hızla artıyor ki…
İnsanımızın dikkatini, zamanını, bilgisini, duygularını ve hatta zaman zaman iradesini teslim alan bu yeni dünyada “Dijital Vatan” bilincinin oluşturulması, kalplere ve beyinlere yerleştirilmesi artık büyük bir ihtiyaç hâline gelmiş bulunuyor.
Oradan belli!
Çocuklarımızın dijital dünyadaki güvenliği çok önemli.
En az sokaktaki güvenlikleri kadar önemli!
Dezenformasyona, yalana, dolana karşı durmamızı sağlayacak bilinç düzeyine ulaşmak mecburiyetindeyiz.
Çünkü yalan artık sadece gazete sayfasında, televizyon ekranında değil.
Bir tuşa basılıyor ve milyonlara ulaşıyor!
Bir iftira atılıyor, saniyeler içinde yayılıyor.
Bir görüntü kesiliyor, biçiliyor, bağlamından koparılıyor ve gerçekmiş gibi önümüze konuluyor.
İnsanların itibarı birkaç dakikada yerle bir edilebiliyor.
İşte bunun için…
Sosyal medyanın kullandığı değil, sosyal medyayı kullanan gençler!
Yapay zekâdan faydalanan ama yapay zekânın esiri olmayan gençler!
Buna ihtiyacımız var.
Hem de çok!
Siber güvenlik…
Artık sadece uzmanların, devlet kurumlarının, büyük şirketlerin meselesi değil.
Hepimizin meselesi!
Çünkü dijital dünyada attığımız her adımın bir izi var.
Ve bir başka mesele daha var ki, hepsinden önemli:
Kul hakkı!
Kul hakkının dijital dünyada da olduğu bilincini çocuklarımıza ve gençlerimize mutlaka kazandırmalıyız.
Ekranın arkasında olmak, sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Sahte bir hesap kullanmak, ahlâkı ortadan kaldırmaz.
Bir insanın emeğini izinsiz kullanmak kul hakkıdır.
Bir insanın itibarını bile bile zedelemek kul hakkıdır.
Yalanı yaymak günahtır.
İftira atmak günahtır.
İnsanları kandırmak günahtır.
“Kimse beni görmüyor” diyerek ahlâkı askıya almak mümkün değildir.
Çünkü insan nereye giderse gitsin, ahlâkı da onunla birlikte gider!…
Dijital Vatan sadece teknoloji meselesi değildir.
Bir güvenlik meselesidir.
Bir eğitim meselesidir.
Bir aile meselesidir.
Bir kültür meselesidir.
Bir ahlâk meselesidir.
Ve nihayetinde bir Manevi Vatan meselesidir!
Biz Mavi Vatan’a sahip çıkacağız…
Yeşil Vatan’a sahip çıkacağız…
Gök Vatan’a sahip çıkacağız…
Ve Dijital Vatan’a da sahip çıkacağız!
Çocuklarımızı dijital dünyanın tehlikelerine karşı koruyacağız.
Dezenformasyona dirençli bir nesil yetiştireceğiz.
Teknolojiyi kullanacağız ama teknolojinin bizi kullanmasına izin vermeyeceğiz.
Yapay zekâdan faydalanacağız ama irademizi yapay zekâya teslim etmeyeceğiz.
Sosyal medyayı kullanacağız ama sosyal medyanın esiri olmayacağız.
Ve en önemlisi…
Dijital dünyaya girince “kul hakkı”nın kapının dışında kaldığını sanmayacağız!
Bunlar için dev organizasyonlarımız var.
Parasız, pulsuz, masrafsız.
Tamamen gönüllülük esasına yaslanan organizasyonlar!
Önümüzdeki ayların gündeminde kısmetse “Dijital Vatan” kavramı geniş yer bulacak.
Ben kolları iyice sıvadım dostlar!
Çünkü vatan sevgisi sadece toprağı sevmek değildir.
Vatan sevgisi insanımızı korumaktır.
Çocuğumuzu korumaktır.
Ailemizi korumaktır.
Ahlâkımızı korumaktır.
Geleceğimizi korumaktır.
Ve bugün geleceğimizin önemli bir bölümü dijital dünyada şekilleniyorsa…
Oraya da sahip çıkmaktır!
Mavi Vatan bizimdir.
Yeşil Vatan bizimdir.
Gök Vatan bizimdir.
Ve artık…
Dijital Vatan da bizim sorumluluğumuzdur!
Ben gaza basıyorum dostlar!
Birlikte gelen gelsin!
Gelmeyen?
Şikâyet edip dursun!
Yorumlar2