Ailesiz Türkiye!
- GİRİŞ25.08.2026 08:49
- GÜNCELLEME25.08.2026 08:49
Terörsüz Türkiye çabasına tam destek veriyoruz.
Bunu yaparken de sormadan edemiyoruz:
“Ailesiz Türkiye, Terörsüz Türkiye hedefine ulaşabilir mi?”
Biraz kışkırtıcı bir soru ama üzerinde düşünmeye değer.
Evet.
Terörsüz Türkiye.
Çetesiz Türkiye.
Huzurlu Türkiye.
Bunlar güzel hedefler ama gerçekleşebilmeleri için ille de aile.
Ailesiz olmaz.
Bir süredir devam eden Dijital Vatan Akademisi derslerinde Aile Bakanlığı’ndan da yetkililer vardı.
“Aile” sunumları yaptılar eksik olmasınlar.
Ve “Nüfus” sunumları.
Burada hemen şunu belirtelim;
Türkiye’deki ailenin çöküşüne dair endişelerimiz elbette Aile Bakanlığı’nı da ilgilendiriyor ama bu işin tek sorumlusu orası değil.
Bu bir takım oyunu.
Bir Aile Bakanı’nın elindeki güç inanın yüzde bire bile karşılık gelmez.
Bütün devlet birimleri, bütün sivil toplum örgütleri, bütün üniversiteler ve medya kuruluşları…
Herkes sorumlu ve herkesin üzerine düşen görevler var!
Öyle eleştirip bir kenara çekilmek yok.
Bu mücadeleyi hep birlikte vereceğiz.
Zira…
Aile çökerse her şey çöker!
Aile çökerse nüfus da çöker!
Biz de nüfus çöküyor mu?
Maalesef evet.
Nüfusun yaşlanmadığı illerimizin sayısı kaç, biliyor musunuz?
Sadece 5!
Güneydoğu’dan beş ilimiz hariç, nüfusumuz yaşlanıyor maalesef.
Her sene rekor kırıyoruz nüfus artış hızı bakımından.
Rekor, dibe doğru.
Kötü rekor yani!
Her sene bir öncekinden daha az çocuk yapıyoruz.
Bazı illerimiz bırakın nüfus artış hızının azalmasını, kayıp yaşıyor.
Ölüm sayısı doğum sayısını aşan illerimizin sayısı tam 19.
Yani göç olmasa bile eksiliyor buraların nüfusu.
Bir başka veri:
65 yaş üstü nüfus oranı yüzde 10’u aşan “nüfusu yaşlı” illerimizin sayısı 62!
Bu da korkunç bir veri!
Rakamlara devam edelim:
Nüfus artış hızımız 9 yıldır azalıyor.
Hanelerimizin yüzde 58,1’inde tek çocuk bile yok!
Nüfusun kendisini yenileyebilmesi için doğurganlık oranının yüzde 2,1 olması gerekiyor.
Bu oran bizde 1,42!
Şu anda ortalama yaşımız 34,9.
Devletimizi yönetenlerin tahminlerine göre bu rakam 2100 yılında 59,7 olacak!
Sayın Cumhurbaşkanımız “nüfus artış hızının çakılması” için ne diyor?
Varoluşsal tehdit!
Bu varoluşsal yani yok oluşsal tehdit!
Yerli ve de milli medyamızın ne kadar umurunda?
Geçelim!
Nüfus artış hızı bizimki gibi tehlikeli bir şekilde azalan, yani dibe çakılan ülkeler bu gidişi terse çevirebiliyor mu?
Yok.
Bunun örneği neredeyse yok.
Nüfus artış yenilenme eşiğinin altına inen 123 ülkeden sadece 3’ü (Kazakistan, Moğolistan, Kuzey Mariana Adaları) işi biraz toparlayabilmiş.
Yani…
Türkiye’nin işi çok çok zor.
Bizim evlenmeleri arttırmamız, boşanmaları da azaltmamız gerekiyor.
Ne yazık ki her ikisinde de işler iyiye gitmiyor.
Mesela boşanmalar:
2025’te her 3 evliliğe karşı 1 boşanma var!
Evlenmeler de perişan!
Şöyle ki;
2008’de 20-24 yaş aralığındaki kadınlardan hiç evlenmemiş olanların oranı yüzde 53 iken, bu oran 2025’te yüzde 79’a çıkmış!
Yani, 20-24 yaş aralığındakilerden evlenmiş olanların oranı sadece yüzde 21!
Erkeklerin durumu daha da kötü:
2008’de 20-24 yaş aralığındaki erkeklerimizin yüzde 87’si hiç evlenmemişti, 2025’te bu oran yüzde 94!
Yani 20-24 yaş erkeklerin sadece yüzde 6’sı evlenmiş!
Nice rakam.
Hepsi de Aile Bakanlığı’nın sunumundan veriler.
Resmi veriler.
Mesela:
Tek kişilik hane oranı yüzde 20,5.
Yani beş evden biri tek kişilik!
(Bir artı bir konutlar hızla yayılıyor.
Bir kişiye bir artı bir yetiyor da artıyor, nasıl yayılmasın ki…
Bu işin en kârlısı bir kısım müteahhitler, sağ olsunlar bir daireyi dörde bölüp her birini bir daire fiyatına şey ediyorlar millete!)
*
Rakamlar ailedeki çöküşe işaret ediyor.
Bizim büyük bir “Nüfus Politikaları” kurulumuz var.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın başkanlığını yaptığı kurulda, hemen bütün bakanlar var, Diyanet İşleri Başkanı dahi var.
Ne yazık ki şu ana kadar yüzümüzü güldürecek bir sonuç henüz yok.
Olmasını ümit ediyoruz, olması için dua ediyoruz.
Bu alanda milli seferberlik ilan etmek mecburiyetindeyiz.
Aileyi yaşat ki devlet yaşasın!
Aile çökerse her şey çöker,
Allah muhafaza!
Yorumlar2