Nereye gidiyoruz?
- GİRİŞ06.10.2026 08:54
- GÜNCELLEME06.10.2026 08:54
“Yeni Türkiye” dedik,
“Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.” dedik,
“Türkiye Yüzyılı” dedik,
“Yerli ve Milli” dedik…
Güzel sloganlarla bugünlere vardık.
Bugün yarınlara dair endişelerimizi daha güçlü vurgularla dile getirmek “milli görev” haline geldi.
Tartışmalı meselelere hiç girmeyeceğim.
İnsanımız her şeye itiraz ediyor, moraller bozuk, saldırmak için yer arıyor.
Ben tartışmasız gerçeklerden, iktidardan çıkan ve muhalefetin de itiraz etmediği resmi verilerden söz edeceğim.
Şu soruyla başlayalım:
Bizim memlekette doğurganlık her yıl düşüyor mu, bu alanda rekor üstüne rekor kırıyor muyuz?
Ne yazık ki evet!
Tabloya bir bakalım:
2001’de 2,38 olan doğurganlık hızı, 2014’ten itibaren aralıksız geriledi ve 2025’te 1,42’ye indi.
Nüfusun kendini yenileme eşiği 2,10;
Türkiye 2017’den beri, dokuz yıldır bunun altında kalıyor.
Şimdi çok çok altında.
Bir de şuraya bakın:
Canlı doğum 2001’de 1 milyon 323 bin, 2020’de 1 milyon 120 bin, 2024’te 940 bin, 2025’te 895 bin…
Kaba doğum hızı binde 20,3’ten binde 10,4’e düştü.
81 ilden 76’sında doğurganlık 2,10’un altında.
1,50’nin altında kalan il sayısı 59.
Üç çocuğun üstünde tek il Şanlıurfa, 3,15.
Bunları ortaya koyduktan sonra
“En az üç çocuk!” çağrısının nasıl karşılık bulduğuna da bakalım.
TÜİK’in verdiği 2025 dağılımı şöyle:
- 0-17 yaş çocuğu olmayan hane: yüzde 58,1
- Tek çocuk: yüzde 19,1
- İki çocuk: yüzde 14,1
- Üç çocuk: yüzde 5,7
- Dört çocuk: yüzde 1,9
- Beş ve üzeri: yüzde 1,1
Üç ve daha fazla çocuklu hane, toplamın yüzde 8,7’si.
En kalabalık çocuklu dilim, tek çocuk.
Çocuksuz hane ise çoğunlukta.
Resmi rakamların dediği bu.
Büyük sıkıntılardan biri de, memleketin hızla yaşlanması.
65 yaş üstü nüfus beş yılda yüzde 20,5 arttı, toplam içindeki payı yüzde 11,1’e çıktı!
“Yaşlanma eşiği” olarak kullanılan yüzde 10’u geçmiş durumdayız.
Hanelerin yüzde 26,1’inde en az bir 65 yaş üstü var.
Bakın, bir belediye başkanı da çıkıp “65 yaş üstünün ücretsiz taşıma yükünü kaldıramıyoruz.” diyor…
Nüfus yaşlandıkça şikâyetler de artıyor!
Bir başka tartışmasız konu:
Evlilikler geciktiriliyor.
İlk evlilik geciktikçe doğurganlık da geriliyor.
TÜİK verilerine göre, ortalama ilk evlenme yaşlarına bakalım:
- 2001: Erkek 26,0, kadın 22,7
- 2010: Erkek 27,0, kadın 23,7
- 2011: Erkek 27,1, kadın 23,8
- 2012: Erkek 27,2, kadın 23,9
- 2013: Erkek 27,3, kadın 24,1
- 2014: Erkek 27,3, kadın 24,2
- 2015: Erkek 27,5, kadın 24,4
- 2016: Erkek 27,6, kadın 24,5
- 2017: Erkek 27,7, kadın 24,6
- 2018: Erkek 27,8, kadın 24,8
- 2019: Erkek 27,9, kadın 25,0
- 2020: Erkek 27,9, kadın 25,1
- 2021: Erkek 28,1, kadın 25,4
- 2022: Erkek 28,2, kadın 25,6
- 2023: Erkek 28,3, kadın 25,7
- 2024: Erkek 28,3, kadın 25,8
- 2025: Erkek 28,5, kadın 26,0
Ortalama ilk evlenme yaşları böyle artıyor.
Yirmi dört yılda erkeklerde 2,5 yaş, kadınlarda 3,3 yaş artış var.
Kadın tarafındaki gecikme daha hızlı.
Yaş farkı 3,3’ten 2,5’e inmiş durumda.
Evlenmeler de uzun dönemde azalıyor.
2025’te evlenen çift sayısı 552 bin 237.
Bu rakam bir önceki yıl 569 bin 983’tü.
Kaba evlenme hızı 2024’te binde 6,67 iken 2025’te binde 6,43’e indi.
Evlenmeler tablosuna bakalım:
- 2015: 602 bin 982
- 2017: 569 bin 459
- 2019: 542 bin 314
- 2020: 488 bin 335, salgın çukuru
- 2021: 563 bin 140
- 2022: 575 bin 891
- 2023: 565 bin 435
- 2024: 569 bin 983
- 2025: 552 bin 237
Boşanmalar…
Orası da çok kötü:
2025’te boşanan çift sayısı 193 bin 793.
2024’te 188 bin 963’tü.
Kaba boşanma hızı binde 2,26.
Bu, 2001’den beri kaydedilen en yüksek seviye.
2001’de boşanma 91 bin 994, hız binde 1,41’di.
Boşanma hızı kabaca ikiye katlanmış, hız yaklaşık yüzde 60 artmış.
Aynı dönemde evlenme hızı binde 8,35’ten 6,43’e inmiş.
100 evlenmeye karşılık aynı yıl görülen boşanma 2001’de yaklaşık 17,
2025’te yaklaşık 35.
Tablonun bir başka hüzünlü bölümü:
Yalnız yaşayanların sayısındaki artış da dikkat çekici:
- 2016: 3 milyon 317 bin
- 2019: 4 milyon 63 bin
- 2020: 4 milyon 405 bin
- 2021: 4 milyon 782 bin
- 2022: 5 milyon 67 bin
- 2023: 5 milyon 193 bin
- 2024: 5 milyon 322 bin
- 2025: 5 milyon 523 bin
On yılda yaklaşık yüzde 66 artış. 2025’te hanelerin yüzde 20,5’i tek kişi. Beş haneden biri yalnız.
Meselenin özeti şu:
Doğurganlık oranı hızla düşüyor, evlenmeler geciktiriliyor ve uzun dönemde azalıyor.
Boşanmalar ve yalnız yaşayanlar hızla artıyor.
Ülke yaşlanma eşiğini geçmiş durumda.
Beka meselemiz her geçen yıl ağırlaşıyor!
Bunları iktidar önde gelenleri de “olumsuzluk” olarak nitelendiriyor.
Onlar da tıpkı bizler gibi şikâyet ediyor!
Ve ne yazık ki…
Sonuçlar, uzun yıllar boyunca karşı çıktığımız zihniyetin arzu ettiği yere doğru gidiyor. 28 Şubat zihniyetiyle mücadele iddiasındaki iktidar bu başlıklarda niçin sıkışıyor, Türkiye niçin bu hale geliyor?
Sebepleri ve çözüm tekliflerini bir başka yazıya bırakalım.
Bu arada, sizler de lütfen aşağıdaki yorumlar bölümüne değerlendirmelerinizi yazınız.
Bizi “yalnız” bırakmayınız.
Zira…
“Aile” konusuna dikkat çeken az sayıda yazar var.
Sesimizi yükseltiniz!
Yorumlar43
-
Kadim
52 dakika önce
Şikayet Et
Çalışan kadın istihdamı azaltılmalı,kırsalda ve köyde yaşayan kadınlara çocuk başına 5 bin tl verilmeli,hem nufüs artar,göç önlenir,bu insanlar üretime katkıda bulunur,ayrıca ilk okul 5 e kadar dini,milli,ahlaki eğitim zorunlu ve ağırlıklı olmalı.Bazı öğretmenleri ideolojik ve özel yaşantıları noktasında elekten geçirmek lazım,Zina suç kapsamına alınmalı.
Beğen
Cevapla
-
Numanmucahid
2 saat önce
Şikayet Et
En acil çözüm;
Ev hanımlarına tezelden emeklilik ya da 4-5 çocuğu olanlara ev hanımlarına asgari ücret verilmeli
o zaman abartmıyorum cennet vatanımızda nüfus patlaması olur
Beğen
Cevapla
Toplam 1 beğeni
-
Numan
2 saat önce
Şikayet Et
EN HIZLI ÇÖZÜM RECETESİ
Devletin Temeli toplum, toplumun temeli aile, ailenin de temeli anaysa
Ev hanımları baş tacı edilmeli, tez elden 3. çocuklu ailelere yüksek teşvik verilmeli ev ve araba alımlarında engelliler durumu gibi ÖTV den muafiyet verilmeli
Ve de en önemlisi hiç olmazsa EV HANIMLARINA SİGORTA YAPILMALI İLERİDE EV HANIMLIĞI EMEKLİLİĞİ VERİLMELİ
Beğen
Cevapla
Toplam 1 beğeni
-
Recep Balaban
2 saat önce
Şikayet Et
Serdar bey tespitlerinizde çok haklısınız.Ancak Devlet ve Millet olarak el ele verirsek bu beka sorunumuzu aşabiliriz.Aile olmak evlilik Allah ın varlığının bir delili olarak gösteriliyor Kur'an da.Gençlerimizi aile kurmaya ve erken yaşta meslek sahibi yapmaya büyük ihtiyacımız var.Söylediğiniz gibi iktidar ve muhalefet bu konuda beraber hareket etmeliyiz.Niyet hayır akıbet de hayır olur
Beğen
Cevapla
-
Mustafa Özduran
7 saat önce
Şikayet Et
buna Bediüzzaman’ın bir işareti vardır şöyle ki :
Hatta bu hâlin neticesi olarak o âhirzamanda, bazı yerlerde nikâha rağbetsizlik ve riayetsizlik yüzünden, kırk kadına bir bir erkek nezaret edecek derecede ehemmiyetsiz, sahibsiz, kıymetsiz bir surete gireceği, hadîsin rivayetinden anlaşılıyor.
İman ve Küfür Müv.
Beğen
Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle