Aşağı Maldivler’den bildiriyorum!
- GİRİŞ20.10.2026 08:43
- GÜNCELLEME20.10.2026 08:43
Bir süredir Aşağı Maldivler’deyim.
Neresi mi Aşağı Maldivler?
Bilen bilir.
Bilenler bilmeyenlere söylesin.
Aşağı Maldivler işte.
Bizim oralar…
Buralarda kuşburnu var, alıç var, kiren var, kanlıca mantarı var…
Odun kırmak, toprak çapalamak, ekmek etmek, semaverde çay demlemek var.
Artık olmayanlar ise…
O güzelim sohbet halkaları yok.
Zira, sohbet halkası oluşturacak kadar insan yok.
O kadar ki…
Aşağı Maldivler’in nahiyesinde, epeyce de büyük bir camide cuma namazımı eda edecektim.
Kapıda bir beyefendi, o caminin imamıymış.
Selâm verdik, selâm aldı ve “Gelin cumaya birlikte gidelim!” dedi.
Hoppalaaaa!
Cuma için geldik ya!
Geldik ama cuma kılmak için lâzım olan cemaat yokmuş!
İmam beklemiş, beklemiş…
Kimse gelmeyince başka camiye yönelmiş!
Burası nahiye…
Cuma namazında bile durum böyleyse, gidişat nereye?
Bizim Aşağı Maldivler’de imam yok.
İmam olsa da cemaat yok.
Yaz kış yaşayan sayısı en fazla 10.
Ben buralara otuz sene evvel geldiğimde en az 250 kişi vardı; camisi, okulu, imamı, öğretmeni her bir şeyi vardı.
Şimdi pek bir şey kalmadı.
Eskiden “tahıl” ekilen yerlerin neredeyse tamamı da “ormana” gitti.
Acaba kullanılmayan, kullanılmaz hale gelen arazilerimiz ne kadardır?
Ne yazık ki köyler boşaldı, tarım arazileri boşta kaldı.
Bizim oralarda çoğu ormana gitti.
Aşağı Maldivler’de büyüyenlerin çocukları, okudu…
Hem de 12 yıl mecburi eğitimin üzerine en az 4 yıl da üniversite okudu.
Okudu da ne oldu?
Neredeyse tamamı “diplomalı mesleksiz” olarak çıktı üniversiteden.
Duyuyorum ki şimdilerde “devlete kapak atma sınavı”na hazırlanıyorlar.
Kimilerinin babasında para var, kimileri ise hem çalışıp hem sınava hazırlanmak mecburiyetinde.
Onlar, asgari ücretle hayatlarını sürdürmeye çalışan kahraman çocuklar.
Bazıları da üç harfli marketlerde çalışıyor, köyler boşaldıkça boşalıyor, tarım arazileri ormana gidiyor!
Ne diyelim, vatan sağ olsun!
Durumlar böyle…
Biz Aşağı Maldivler’den nabız tutmaya çalışıyoruz.
Yazanlar çok oluyor.
Konular da ağdalı.
Fon vurgunu mesela.
Haber7, memleketin en çok okunan ve izlenen sitesi.
Buradan “Kim ne pislik yaptıysa cezasını çeksin!” mesajı vermiştik.
Muazzam ilgi var bu çağrıya.
Ve hemen ifade edelim ki yazıma ilgi gösterenlerin, “Hesaplar sorulsun!” diyenlerin tamamına yakını iktidar seçmeni.
Bu sefer daha büyük ısrarla istiyor bütün sorumluların cezalandırılmasını!
Benden “büyüklere” söylemesi.
Aşağı Maldivler’de kafa dinlerken bir başka konu geldi önüme:
Süresiz nafaka konusunda hakimlere çok geniş takdir yetkisi!..
Yargı kararı bu işi bitirmedi, Meclis’ten düzenleme geçecek.
Düzenlemede hâkimlere çok geniş takdir yetkisinin olacağına dair haberler…
İktidara en yakın kanal ATV’de gördüm birini…
Sosyal medyadan takip ettiğim bazı hukukçular da diyor ki:
“Yok, böyle olmamalı.
Takdir yetkisi çok sınırlı olmalı.
Topu hâkime atmak yerine sınırları net bir şekilde çizmek ve takdir yetkisini alabildiğine kısıtlamak gerek.
Yoksa yine sıkıntı!”
Başka başka mevzular…
Yargı, “Düğünde takılan takılar gelinindir!” demiş.
Bir avukat, “Boşanma durumunda bu takıları almak için icra yoluna gidilebilir!” diyor!
Ben de bir yazı yazdım:
“Feminizmle Mücadele Derneği’ni kursam mı, kurmasam mı?”
Ne alâkası varsa?!
Feminizm demişken…
Sosyal medyada feministlerin tesettürlü olanlarından bazıları çıkıyor, “İslam’da ev temizleme mecburiyetimiz yok, çocuk emzirme mecburiyetimiz yok!” diyor.
Sizi kurnazlar!
Var mısınız İslam’ın bütün hükümlerini kabule!
İtiraz etmek yok ama…
“Ama” demek yok bacım!!
Aşağı Maldivler’den memleketi takip ediyorum işte!
Bizim buralarda yağmur bereket demek.
İstanbul’da felâket!
Niçin böyle oldu bu işler?
Belediyenin kabahati var da…
Şu koca koca binaları her yerlere konduranlara ne diyelim?
Suyu emecek toprak mı kaldı?
Bazıları “Bıktım gayri, Aşağı Maldivler’e yerleşeyim bari!” diyor.
O da dert!
Bir kulübe yaptırmaya kalkış hele, gör başına neler gelir!
Yazı çok mu dağıldı?
Bilirsiniz fıkrayı:
Başında üç tel saçı olan adamcağız berbere gitmiş.
Berber saçları kısaltmış ve “Efendim ne tarafa doğru tarayayım?” diye sormuş.
Adamcağız, “Sola doğru tara!” deyince berber tarağı saça takmış.
Takınca da tellerden biri kopuvermiş!
“Ne biçim berbersin sen kardeşim, bak iki tane saçım kaldı!” diye bağırmış adamcağız.
Berber mahcup, “Efendim istemeden oldu, özür dilerim. İki tel saç var hâlâ, bunları ne tarafa taramamı istersiniz?” demiş.
Adam, “Ortadan ayır!” diye karşılık verince…
Berber yine tarağı takmış…
Ve ne yazık ki bir tel daha gitmiş!
“Senin berber gibi! Ulan bir tel daha gitti! Ne olacak şimdi?” diye bağırmış müşteri.
Berber perişan…
Bin bir özür diledikten sonra…
“Efendim, kalan bu tek teli ne yapayım?” diye sorunca…
Müşteri hışımla kalkmış yerinden:
“Bırak be adam” demiş,
“Bırak dağınık kalsın!”
Aşağı Maldivler’de kafa dağıtıyoruz kardeşim.
Bırakın da biraz dağınık olsun!
Hasta etmeyin abinizi!
Yorumlar20
-
Saloo
19 dakika önce
Şikayet Et
ya SERDAR ABİ OKURKEN KOPTUM GÜLMEKTEN ALLAH RAZI OLSUN SENDEN
Beğen
Cevapla
-
Vahit Koç
22 dakika önce
Şikayet Et
Aşağı Maldivler'e selam olsun
Beğen
Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle