Yaygın günahımız; İsraf ekonomisi!
- GİRİŞ14.08.2011 09:51
- GÜNCELLEME14.08.2011 09:51
7 ölümcül günah arasında zikredilmemiş olsa da "çuvaldızı" ele batırmadan önce "iğneyi" kendimize batıralım istedim. İsraf haramdır! Dinimiz böyle diyor. "İsraf etmeyin" diyor.
Yüzde 99'u Müslüman bir ülkede yaşıyoruz fakat Türkiye, OECD içinde en müsrifler arasında...
İsraf ne zaman gündeme gelirse, verilen klişe bir örnek vardır; Ekmek. "Yılda şu kadar ekmek israf ediliyor." Tıpkı kayıtdışı gibi israfın da ölçülebilmesi yönünde parametrik modeller olmadığından, tahmini yüzdelerle yetiniriz. Mesela milli gelirin 8'de birinin, değer yaratmayan süreçler yüzünden israf edildiği savunulur.
Konutlardaki kötü izolasyon ve gereksiz enerji kullanımı israf.
Damlayan musluk dahi yılda 20 milyon lirayı israf ediyor.
Zaman israfı ise akla hayale gelmez boyutlarda.
İşin tuhafı, israfı genelde kamu kurumları yapıyor ezberi var. Ben aynı kanaatte değilim. İsraf söz konusu olduğunda özel sektörün, kamudan aşağı kalır tarafı yok.
İsraf konusunda son 35 yıldır yaptığımız çalışmalara bakıyorum. Ben dahil çoğumuz, "yaklaşım önermeyen, sadece israfın altını çizen" yığınca toplantı yapmış, yazı yazmış ve zaman/insan kaynaklarımızı bizzat biz israf etmişiz. Zira israfın sebeplerine inmek yerine "çok müsrif bir milletiz be kardeşim" söylemini aşamamışız.
İsraf, ekonomik tanımda, kaynakların kötü kullanımı anlamını taşır. Dini öğretiler de bundan farklı bir yaklaşım getirmez.
Ekonomik tanımında israfın müeyyidesi "zarar"dır. Dinimiz ise bunu haram kılarak, zarar kavramını günaha eşdeğer tutar.
Bilincimiz mi eksik? Kafamız mı çalışmıyor? Yoksa kaynaklarımız dolup taşıyor da kıymetini mi bilmiyoruz?
Yazının devamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
Şeref Oğuz - Sabah
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol