Misilleme şart!
- GİRİŞ28.04.2012 08:20
- GÜNCELLEME28.04.2012 08:20
Krizdeki Avrupa'nın bize uyguladığı vizeye dair ikircil tutum içindeyiz. Dışişleri nezdinde gayret, AB üyelik süreci adımlarıyla ağır aksak giderken, bizdeki iş dünyası STK'ları "vize onların sorunu değilmiş" gibi davranıyor.
1970'lerin sonlarında Başbakan Süleyman Demirel'in "kararlılığı" ve Bonn Büyükelçisi Vahit Halefoğlu'nun "gayreti" sayesinde (!) bugün vatandaşımızı AB'nin vize edepsizliğinin kurbanı haline zaten biz getirdik.
O dönemde "teröristi, dincisi kaçmasın" kaygısıyla zaten kendi insanımıza "çıkış vizesi yasağı" koymuştuk. Üç yılda bir yurtdışına çıkış ve 200 $'lık harcırah için Ankara'dan karar bekler durumdaydık.
Üstüne üstlük "teröristimizi almayın" ricasıyla Almanya'yı ikna için çalıştık. Yoğun gurbetçi akını ve siyasi iltica yolunu istismar edenler yüzünden zaten tedirgin Almanya, bu isteğimizi seve seve yerine getirdi. Ardından domino etkisiyle bütün Avrupa tarafından vizelendik.
Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
Şeref Oğuz - Sabah
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol