Cannes Gayrimenkul Fuarının Ardından...
- GİRİŞ28.03.2016 10:13
- GÜNCELLEME28.03.2016 10:13
11 Kategoride ödül kazanan projelerin tamamını önümüzdeki günlerde inceleyeceğiz. Ancak şimdilik Halkın Seçimi Ödülü’nü Şangay Kulesi’nin (Shanghai Tower) kazandığını söylemekle yetineceğiz. Kazananlar bize günümüzün ve yakın geleceğin emlak trendleri hakkında önemli bilgiler verecektir.
Gayrimenkul Fuarına (MIPIM) ev sahipliği yapan Cannes şehri 70.000 nüfusuyla Fransa’nın güneyinde yer alan Cote d’Azur diye bilinen bölgede yer almakta, girişin ücretli olduğu kumsallarıyla ve Avrupa’nın en ünlü Film Festivaline ev sahipliği yapmasıyla tanınmaktadır. 19. Yüzyılda bir balıkçılık ve tarım kenti iken İngiliz politikacı Lord Henry Peter Brougham’ın çabalarıyla lüksün ve zenginliğin merkezi olmuştur.
Ayrıca Demir Maskeli Adam efsanesine konu olan hücre, kentin açıklarında bulunan San Margeret Adasında müze olarak ziyaretçilerini ağırlamaktadır.
Nice Havaalanı’na inip fuar alanına 15 km mesafedeki Antibe’deki otelimize yerleştikten sonra trenle Cannes’a fuar alanına gittik. Günlük fuar gazetemizi alarak yaka kartlarımızı optik okuyucuya okuttuktan sonra, içeri girer girmez MIPIM 2016’nın bir alım satım fuarı değil trend belirleyicilerin yaptıkları veya yapacakları projeleri sergiledikleri bir prestij ve tanıtım fuarı olduğu dikkatimizi çekti.

Organizasyona Türk şehirlerinin ve firmalarının damgalarını vurduklarını söylemek sanırım yanlış olmaz. Konusuna hakim güler yüzlü stand görevlileri yatırımcı ve katılımcılarla diyalog kurmakta çok başarılıydılar. Gerek sesli ve görüntülü tanıtımlar gerek broşür, katalog, ikram ve hediyelikler diğer ülkelerden çok daha başarılıydı.
Avrupa şehirlerinin yoğunlukta olduğu fuarda dikkati çeken bir husus da tüm şehirlerin tanıtımlarında bir dönüşüm içinde olduklarını belirtmeleriydi. İstanbul, Berlin, Paris, Liverpool, Milano gibi marka olmuş kentler şöhretlerini cazibelerini ve tarihsel kimliklerini koruyarak mega projelerle daha yaşanabilir şehirlere dönüşmek istiyorlar. Peki neye dönüşecekler? Cevap basit: Yoğunlaşmış Yaşam Alanlarına (YYA). Yani daha yüksek, daha büyük, daha gösterişli ve daha kullanışlı asimetrik yapılar inşa edilecek. Şehir içi ulaşımın yeraltına inmesiyle trafik gürültüsü kalmayacak, konutlardan yüksek hızlı tren hatlarına ve havaalanlarına kolayca ulaşılabilecek, geleneksel şehir mimarisi ve yeşil alanlar korunacak, yaşam alanları ve konutlar yatay, ofisler ve iş merkezleri dikey inşa edilecek, enerji verimliliği yüksek tasarımlar ön planda olacak. Ayrıca Sağlık Hizmeti Sunan Tesis ve teknokent projeleri de gittikçe önem kazanacak, mülk yönetim şirketleri de sanal gerçeklik ürünlerinin kullanımını artıracaklar.

Tabi Avrupalı Gayrimenkul aktörleri şehirlerini dönüştürme planlarını yaparlarken sanırım hesaba Suriye’den gelecek mültecileri katmamışlardı. Çözüm ya Türkiye’nin göçü önlemesi ya da yeni konut projelerinin hazırlanması gibi gözüküyor.
Kentsel dönüşümün eşiğinde olan bir kıta da Afrika kıtası. Zira 500 milyon Afrikalının kentlerde yaşamaya başlaması, 65 Afrika şehrinin nüfusunun 1 milyonun üzerinde olması özellikle Nijerya, Gana, Angola ve Fildişi Sahilleri’ni gayrimenkul yatırımcıları için cazip kılıyor.
Dört günlük fuarın bizde bıraktığı genel izlenim, önümüzdeki 10 yılda gösterişli ve çok fonksiyonlu yaşam alanı projelerine talebin artacağıdır. Fransa Ekonomi Bakanı Emmanuel Macron fuar ziyareti sırasında açıkladığı Fransa’nın yeni yaşam alanı projesinin (Grand Paris Project) ve Büyük Paris Ulaşım Projesinin (Grand Paris Transport System) 2030 yılında tamamlanacağını açıklaması ve Şangay Kulesinin de halkın oylarıyla en beğenilen proje seçilmesi de görüşümüzü desteklemekte.
Bu izlenimlerle Cannes’tan ayrılarak Marsilya havaalanından Türkiye’ye döndük. Marsilya’nın kentsel dönüşüm hikayesi de ayrı bir yazı konusu. Görüşmek üzere...
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol