Oligarşik Cumhuriyetçiler

  • GİRİŞ15.06.2013 10:32
  • GÜNCELLEME15.06.2013 10:32

Bugüne kadar neden hiç referandum veya plebisit denilmedi acaba düşündünüz mü?

Çoğunluğun veya azınlığın içine kendimi koymadan yanıt vereceğim; çoğunluk seçti, ve çoğunluk evet diyecek.. Bu gerçeği düşünemediyseniz, "demokrasi" diye feveran etmeden biraz düşünseydiniz! Zaten bunun için referanduma, plebisite karşı çıkmıyor musunuz? Bunu düşünüp de demokrasi dediyseniz , Allah da sizi güldürsün ..

Demokrasi diye sokaklara dökülüp, "tamam, halka soralım" cevabını alıp,  yön değiştirince, sizin cumhuriyet rejiminizi de tartışmak gerekiyor ..Cumhuriyet temeli seçimdir, egemenliğin halka ait olduğu tek sistemdir! Halka sormayın deyince nasıl cumhuriyetçi oluyorsunuz? Oysa oligarşi tam da size göre, çünkü oligarşide bir grubun eline geçen yönetim, ve azınlıkları temsil eden haksız idare vardır!  Tipik bir oligarşik sistem mantığıyla, halka lüzum yok, biz böyle istiyoruz, böyle olacak diye karşına dikildiğiniz, sizin söyleminizle "diktatör" başbakanın yerinde olsam, elimin tersiyle sizi  tanıştırırdım! O zaman kibarlığı görürdük .. Eşek hoşaftan ne anlar ..  Öyle olmasın, böyle olmasın, e nasıl olsun benim istediğim gibi .. Yok ya !! Sen kimsin arkadaşım ? Sözde halk adına konuştuğunu iddia edeceksin, sonra da halka sorma biz söyledik diyeceksin .. Hepimiz kardeşiz diyeceksin, sonra ona sorma, ben büyüğüm benim dediğim olur havasına gireceksin .. Bu ne rezillik ? Üç gün sonra başkanlık sistemine sesinizi çıkaracaksınız ama Cumhuriyet diye? Sizin cumhuriyet sandığınız sizin tekelinizdeki oligarşiden başka bir şey değil.. Siz bunu senelerdir yutturmaya çalıştınız! Demokrasi diye kendi fikirlerinizi dikte etmeye kalktınız! Siz kimsiniz? Halkız biz? E halka soralım? Gerek yok! O zaman size demezler mi ; sana da gerek yok diye ! O zaman diktatör başkan diye koşturursunuz sağa sola! Bu numaraları yiye yiye doyduk, yetiştik, çok şükür!

Referanduma veya plebisite hayır diyerek, hep söylenen; sözde halk için ama halkın dışında olduğunuzu bir kez daha ispatladınız .. Halkın iyiliğini düşünemeyecek kadar acziyet içinde olduğunu defalarca vurgulayarak, halktan olmadığınızı, sadece kendi elinizde bir güç istediğinizi defalarca belirttiniz. Seçimlerde iktidarı getiren çoğunluğun içinde olmayarak, azınlık olarak yönetimi elinize alarak sözde demokrasi uygulaya-maya--cağınızı yüzümüze vurdunuz ..

Demokrasiye hiçbir zaman inanmadım çok şükür! İnananlara da saygım var gibi klişe bir cümle kurmayacağım, çünkü inanların demokrasi anlayışlarını ispattaki gafletleri zaten benim demokrasiye inanmama sebebimi açıkça ortaya koyuyor!

BUYRUN SİZE DEMOKRASİ HATIRLATMASI ..

*Komüniste göre, kendisinin alenen ve her vasıtayla propaganda yapamadığı ve yapınca da kitleleri arkasından sürükleyemediği, zira, tagallüp ağalarının zindanlarda hapsettiği ve meydanlara çıkartmadığı her yerde demokrasi eksiktir. Böyle hükümetlerin şefi diktatördür!

*Yahudiye göre, milli ikltisat ölçülerinin beslendiği, milli bütünlüğün gizli istismarlardan korunmasına çalışıldığı, yani milli bünyenin korkunç bir yeniçeri gibi ekalliyet celladı olmakta devam ettiği ve insaf diye bir şey tanımadığı her yerde demokrasi eksiktir. Böyle hükümetlerin şefi diktatördür!

*Dönmeye göre, milletle hükümet arasında uygunluğa doğru gidildiği,resmi dairenin milli iradeyi temsile başladığı, bu yüzden en azîm bir felakete yol açıldığı, hakikat ışığının ebedi bir kargaşalık ve çarpışmadan doğduğunun unutulduğu,felaketin biricik devası olarak milletle hükümet arasındaki bağların törpülenemediği, liberalizmin başını alıp yürümediği, kısaca milli bünyede birliğe gidildiği her yerde demokrasi eksiktir. Böyle hükümetlerin şefi diktatördür!

*Masona göre, hurafelere inanmanın devam ettiği ırk ve kavim safsataları içinde halkın tereddiye götürüldüğü, milli safiyenin mukavemet edebildiği, gizli Yahudi saltanatının ferdi ve zümrevi sermaye terakümüne yol bulamadığı, neticede geniş ve cömert insanlık dururken, insanların millet ve taasup bataklığında çırpınmasına göz yumulduğu, açıkçası beşeri aşk ve beynelmilel kemâle pranga vurulduğu her yerde demokrasi eksiktir. Böyle hükümetlerin şefi diktatördür!

*Garp hayranı züppeye göre, şahsiyet diye bir şeyin hala ağır bastığı , maddi ve manevi yerlilik diye bir ölçüye bağlı olanların yaşadığı, şu bunak dedenin daima evin üst katında öksürmekte devam ettiği, Amerikalıyı kendi kendisinden şüphe ettirecek kadar Amerikalılık gayertinin her türlü takdir edilemediği, demek ki müzelerdeki balmumu tiplerin ellerindeki kırbaçla insanları güttüğü, insanların başına yular arandığı her yerde demokrasi eksiktir. Böyle hükümetlerin şefi diktatördür!

*Halk partiliye göre, eski hesaplara el atılmak ihtimalinin belirdiği, inkılabın tenkidine müsaade edilmek gibi vahşi bir küfre meydan açıldığı, eski bir Başbakanın “İnkılap yobazları” diye ortaya bir tabir attığı; bütçe tanzimi, menfaat taksimi, adalet tevzii işinin kendilerinden başka ellere geçtiği, nihayet milleti yoktan varedenlere karşı en ağır nimet küfranının işlendiğive en ağır eşkiyalığın hüküm sürdüğü her yerde demokrasi eksiktir. Böyle hükümetlerin şefi diktatördür!

*İslamiyet düşmanına göre; 163. maddeye rağmen camilerde Allah ve Resul'ünün büyüklüğünden bahseden ayetlerin cehren okunmasına müsaade edildiği, “Allah'tan kork!” sözünün göz göre göre takip edilmediği, böylece vatan hainliğinden büyük suçluların örtbas edildiği ve böylece sınıfî tahakküm ve ruhi dolandırıcılığın çeteleştirildiği her yerde demokrasi eksiktir. Böyle hükümetlerin şefi diktatördür!

* Deyyusa göre, Türk kızlarının milli ve mücerret manalarıyla cihan avrat pazarlarına sürülmesine zıt sesler çıktığı, bu seslerin boğulamadığı, milli infial çapına yükseldiği, neticede güzellik ve serbestliğin bu kadar ağır bir zulüm altında inletildiği her yerde demokrasi eksiktir. Böyle hükümetlerin şefi diktatördür!

*Verem mikrobuna göre, uzviyetteki müdafaa unsurlarının kuvvetli olduğu, hemen zavallı mikroplar üzerine çullandığı, onları boğduğu, gıdasız bıraktığı, bir kese içerisinde adaletsizce zaptettiği her bünyede demokrasi eksiktir. Böyle hükümetlerin şefi de diktatördür!

*Hırsıza, yankesiciye, katile göre polisin bulunduğu her yerde demokrasi eksiktir. Böyle hükümetlerin şefi diktatördür!

Şu halde demokrasya, her bâtılın tek tek hayat hakkı ve oluş hürriyeti aradığı bir zemin olduğuna göre, bu bâtıllardan her birinin gözünde , öbür batıla yer verildikçe eksiktir. Böyle hükümetlerin şefi de diktatördür!
Gelin siz, şimdi bu şartlara göre demokrasya nerededir, nedir ve nasıldır, hesap edin! Müslümana gelince zaten demokrasya aramaz ve sormaz. Zira onun, hakikati “tek” de bulmak yerine “çok” da aramak ve ebediyen kaybetmek sistemi olduğunu bilir, aradığı şeyin de kendisinde değil, İslâmda olduğuna inanır.                 ” 

*(İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ/ Hâl ve Manzara/ Demokrasya (1968) Necip Fazıl KISAKÜREK

Yorumlar1

  • hacı reco 12 yıl önce Şikayet Et
    HOŞ. Çok hoş bir yazı...
    Cevapla Toplam 5 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat