Evvela lâik olmanın çaresi
- GİRİŞ08.11.2013 09:28
- GÜNCELLEME08.11.2013 09:28
Mesela laik bir memleket olan Fransa'da:
Papaz her türlü telkin ve neşriyatta serbesttir.
Dünyayı kurtaracak biricik sistemin Hristiyanlık olduğunu iddia edebilir.
Fransız milli eğitim müessesesinde her zaafı, kilise prensiplerinin resmen benimsenmemeiş olmasında gösterebilir.
İsterse devleti, resmen Hristiyanlığı temsil etmediği için delaletle suçlandırabilir.
Belediyelerdeki evlenme tescilini, kilise merasimi yerine gelmedikçe esasen kıymetsiz sayar ve esasen hiç kimse böyle bir kıymetsizliğe meydan veremez.
Hülasa ne dilerse söyler, yazar, çizer, bağırır, haykırır fakat icra edemez.
İngilizler, (laik) kelimesini gülünç bulurlar; başka laik memleketlerse, bu mefhumu, sadece kilisenin icra-yı hükûmet etmemesi, fakat dilediği ve düşündüğü her telkini yapmakta serbest bulması diye anlar.
Halk Partisi zulümlerinin en canhıraşı olan ve münhasıran Müslümanları Neron'un arslanlarına parçalatmak için ihdas edilen bizdeki laisizmaya gelince; gûya hükümeti şeraitle mukayyet kılmamak, fakat fertleri her türlü fiil ve kavlinde serbest bırakmak manasına gelen, yani sadece devlet ve hukumet üzerinde dini bir cebir tanımayan bu mefhum, Müslümanlar üzerinde, onlara dinini bırakmadan her huzuru yasak edici korkunç ve efsanevi bir cebirden başka bir şey değildir.
“İbadet yasak mı; herkes dilediği gibi ibadet edebilir!”
Derler, fakat hiç kimse, kimseye namaz kılması için alenen teşvik ve telkinde bulunamaz.
Kimse, laisizma mefhumu ile İslamiyet'in intibak derecesini muhakeme ve mukayese edemez.
Belediyedeki evlenme tescilinden sonra, hiç kimse evine dönüp hususi merasimle şer-i nikah yaptırmak hürriyetine malik değildir.
Hatta Halk Partisi zulüm ehramının üstüne son taşı koymuş olan medrese kaçağı Günaltay'ın müellifi bulunduğu meşhur 163. Madde'ye göre, hiç kimse dini hisleri kurcalayamaz ve bu bakımdan kendi öz çocuğuna bile;
“Allah'tan kork! İman ve ahlak sahibi ol!” Diyemez.
Yoksa muhakemesi mevkufen cereyan eder ve cezası bir yıldan başlar.
Apaçık bir bedahattir ki, bizde laisizma, hükumetin sırf kendisi ile İslamiyet arasında bir ayrılık koyması için değil, münhasıran Türkler'i Müslümanlıktan ayırmak için ele alınmış, caniyane bir sinsilikle, Müslümanlığı komünizmadan adi ve muzır gösterici bir tertiptir.
Bunun içindir ki, biz, bu yanımızda, kendimizin ne olduğu ve ne istediğimiz hakkında tek kıymet hükmü koymaksızın, sırf laisizma ölçüsü içinde bizdeki laisizma tatbikatını tenkid ediyor; ve kurtuluş yolunda, ilk ve kanuni hakkımız olan şu noktayı istiyoruz:
(Demokrat Parti iktidarı) evvela hakiki manası ile laikliği yerine getirsin; ondan ötesini kanuni imkan bulursak konuşuruz!
Her şeyden evvel, İslam düşmanlarının de itiraz edemeyeceği ve güya iştirak edeceği tarzda istiyoruz:
Evvela laik olmanın çaresi!!!
10 AĞUSTOS 1952
NFK; BAŞMAKALELERİM
Şeyma Kısakürek Sönmezocak - Haber7
seymakisakureksonmezocak@gmail.com
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol