ILIMLI SİYASAL İSLAM, “ayakları” var, “kafası” nerede?
- GİRİŞ12.12.2008 10:40
- GÜNCELLEME12.12.2008 10:40
CHP’nin başörtülü üyeleri, ortalığı karıştırdı. Seçim öncesi mükemmel bir siyasal atak olarak, feleğimizi şaşırttı.
Her kafadan bir yorum çıkıyor... Bense eski bir hatıraya gidiyorum:
İlkokulda hava gözlem koluydum, bahçemizde minyatür bir gözlem kulesi, tepesinde de metalden bir rüzgar ölçer vardı. Horoz şeklindeki bu gösterge, rüzgarın estiği yönü bulmamızda bize yardımcı olurdu. Ama bazen fırtına çıktığında, zavallı metal horoz, süratle esen yelin yönünü bir türlü bulamaz, kendi etrafında gıcır gıcır sesler çıkararak, fırıl fırıl dönerdi. Böyle zamanlarda, rapor kağıdına şöyle yazardık: Fırtına (fırıldak)...
Rüzgarın ne yönden estiğini tam olarak keşfedemediğimiz şu günlerde de benzeri bir “fırtına fırıldak” durumuna şahit oluyoruz... CHP’nin güya ezber bozan atağı karşısında MHP’nin tavrı mesela, o da başka bir fırtına fırıldağını işaret etmiyor mu? Ne diyor Sayın Bahçeli? “Ilımlı siyasal İslâmın sağ ayağı AKP” imiş, şimdi bir de “ılımlı siyasal İslâmın sol ayağı” da tamam edilmiş... Demek ki başörtülü üye kaydeden her parti, ılımlı siyasal İslâmın yeni bir organını, ellerini, ayaklarını, göz ve kulaklarını tamam etmekle meşgulmüş... İyi de MHP’deki başörtülü üyeleri nereye koyacağız? Kurulduğu günden beri MHP’nin içinde görev almış veya sempatizanı, üyesi konumunda pek çok başıörtülü kadın var, bunlar ılımlı siyasal İslâmın nesi oluyorlar, bunun cevabı yok...
Sayın Bahçeli’nin bu cümleleri, sessiz kalmamak adına pek de üzerinde düşünmeden sarfettiğini hissediyorum. Hatta çocukça bir altta kalmamak duygusuyla sarfedilmişler gibi geliyor bana. Yani birkaç başıörtülü üye kaydetti diye CHP’yi, siyasal İslâmla (ılımlı, orta veya radikal fark etmez) bağdaştırmak, çok da anlamlı değil...
Fakat buradan başka bir neticeye de gidebiliriz pekala... Bahçeli’nin kriterleri üzerinden okuyacak olursak; Türkiye’deki tüm partiler, ılımlı siyasal İslâmın ayakları, elleri, gövdeleri gibi bir puzzle’ın parçaları haline dönüşebilir. Zira, hemen her birinin de başı örtülü üyesi, sempatizanı, teşkilat elemanı vardır. Öyleyse Türkiye, Ilımlı Siyasal İslâm’ın ayaklarıyla dolu bir ülkedir... Ufuk Uras’ı, Cem Uzan’ı, DTP’yi destekleyen örtülüler bile var...
“Bile var”... Diyorum. Çünkü CHP’nin törenli rozet takma projesi öylesine parlatılarak, öylesine tekil örnekmiş gibi sunularak lanse edildi ki, MHP bile sanki ömründe hiç örtülü parti üyesi yokmuş gibi bir şaşkınlığı yaşıyor...
“Bile var”... Diyorum. Çünkü başıörtülü politik aktörler sadece Refah, Fazilet, Saadet ve AK Parti çizgisinde yetişmişlerdir gibi yanlış bir algılamayla karşı karşıyayız... Hayır! Bu kadınlar, Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana hatta ondan da öncesindeki siyasal hayat içinde, hep vardılar. Ama aktif olarak görünürlükleri Refah ve Fazilet partileri dönemine rastlıyor. Yine Merve Kavakçı’nın milletvekili seçilmesiyle mutfaktan koltuğa geçiş sürecinde, Merve’nin fotoğrafıyla ilişiklendirildiler resmi tarihe... Ne yazık ki başıörtülü kadınlara oldukça hoyrat ve üstünkörü bir bakışla hatta bakmayışla davranagelmek adet olduğundandır... Biz siyasete katılmış hemen her örtülü kadını, Merve’nin klonlanmış ikizi gibi görüyoruz adeta... Başı örtülü ya, isterse Türkiye Komünist Partisi üyesi olsun, muhakkak Merve Kavakçı ile bir akrabalığı vardır şeklinde çocukça bir genelleme...
Sonra bu “ayak” hadisesi de başka bir bilinç yaralanmasının sembolü gibi geliyor bana... Yani niçin hep Türkiye’deki siyasal hareketlilikleri, “ayak takımı”nın sesleri olarak ilan ederiz ki biz? “Bunlar komünizmin Türkiye ayaklarıdır!” veya “Bunlar, faşizmin Türkiye’deki ayak sesleridir” ya da “Bunlar, dünya emperyalistlerinin ülkemizdeki ayaklarıdır” gibi, müthiş bir aşağılık kompleksi... Bilinçaltımız niçin hep böyle işliyor? Yani bu ülkedeki her şey, niye her daim “ayaklar” bağlamında dillendiriliyor? Bu ülkeden hiç “kafa”, hiç “gövde” çıkmaz, bunu mu söylüyor Sayın Bahçeli?
Bir de ne o öyle bayramlarda bile hiç değişmeyen, o gülümsemez asık yüz ifadesi? Sanki “bitane patlatırsam görürsün ha” ifadesiyle sürekli suçlayıcı, kahırlı, kederli, azarlangıç hava? Niçin? Yoksa; bu Türklerden haşa bir halt olmaz, olsa olsa “ayak” takımı olur, kafa ve gövde ise hakgötüre mi demek istiyor ulu Türk Hakanımız?
Ne diyeyim? Şaşırdımmmm...
Hava raporuma şunu kaydettim: Fırtına (fırıldak)...
Sibel ERASLAN - VAKİT
sibeleraslan@hotmail.com
Her kafadan bir yorum çıkıyor... Bense eski bir hatıraya gidiyorum:
İlkokulda hava gözlem koluydum, bahçemizde minyatür bir gözlem kulesi, tepesinde de metalden bir rüzgar ölçer vardı. Horoz şeklindeki bu gösterge, rüzgarın estiği yönü bulmamızda bize yardımcı olurdu. Ama bazen fırtına çıktığında, zavallı metal horoz, süratle esen yelin yönünü bir türlü bulamaz, kendi etrafında gıcır gıcır sesler çıkararak, fırıl fırıl dönerdi. Böyle zamanlarda, rapor kağıdına şöyle yazardık: Fırtına (fırıldak)...
Rüzgarın ne yönden estiğini tam olarak keşfedemediğimiz şu günlerde de benzeri bir “fırtına fırıldak” durumuna şahit oluyoruz... CHP’nin güya ezber bozan atağı karşısında MHP’nin tavrı mesela, o da başka bir fırtına fırıldağını işaret etmiyor mu? Ne diyor Sayın Bahçeli? “Ilımlı siyasal İslâmın sağ ayağı AKP” imiş, şimdi bir de “ılımlı siyasal İslâmın sol ayağı” da tamam edilmiş... Demek ki başörtülü üye kaydeden her parti, ılımlı siyasal İslâmın yeni bir organını, ellerini, ayaklarını, göz ve kulaklarını tamam etmekle meşgulmüş... İyi de MHP’deki başörtülü üyeleri nereye koyacağız? Kurulduğu günden beri MHP’nin içinde görev almış veya sempatizanı, üyesi konumunda pek çok başıörtülü kadın var, bunlar ılımlı siyasal İslâmın nesi oluyorlar, bunun cevabı yok...
Sayın Bahçeli’nin bu cümleleri, sessiz kalmamak adına pek de üzerinde düşünmeden sarfettiğini hissediyorum. Hatta çocukça bir altta kalmamak duygusuyla sarfedilmişler gibi geliyor bana. Yani birkaç başıörtülü üye kaydetti diye CHP’yi, siyasal İslâmla (ılımlı, orta veya radikal fark etmez) bağdaştırmak, çok da anlamlı değil...
Fakat buradan başka bir neticeye de gidebiliriz pekala... Bahçeli’nin kriterleri üzerinden okuyacak olursak; Türkiye’deki tüm partiler, ılımlı siyasal İslâmın ayakları, elleri, gövdeleri gibi bir puzzle’ın parçaları haline dönüşebilir. Zira, hemen her birinin de başı örtülü üyesi, sempatizanı, teşkilat elemanı vardır. Öyleyse Türkiye, Ilımlı Siyasal İslâm’ın ayaklarıyla dolu bir ülkedir... Ufuk Uras’ı, Cem Uzan’ı, DTP’yi destekleyen örtülüler bile var...
“Bile var”... Diyorum. Çünkü CHP’nin törenli rozet takma projesi öylesine parlatılarak, öylesine tekil örnekmiş gibi sunularak lanse edildi ki, MHP bile sanki ömründe hiç örtülü parti üyesi yokmuş gibi bir şaşkınlığı yaşıyor...
“Bile var”... Diyorum. Çünkü başıörtülü politik aktörler sadece Refah, Fazilet, Saadet ve AK Parti çizgisinde yetişmişlerdir gibi yanlış bir algılamayla karşı karşıyayız... Hayır! Bu kadınlar, Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana hatta ondan da öncesindeki siyasal hayat içinde, hep vardılar. Ama aktif olarak görünürlükleri Refah ve Fazilet partileri dönemine rastlıyor. Yine Merve Kavakçı’nın milletvekili seçilmesiyle mutfaktan koltuğa geçiş sürecinde, Merve’nin fotoğrafıyla ilişiklendirildiler resmi tarihe... Ne yazık ki başıörtülü kadınlara oldukça hoyrat ve üstünkörü bir bakışla hatta bakmayışla davranagelmek adet olduğundandır... Biz siyasete katılmış hemen her örtülü kadını, Merve’nin klonlanmış ikizi gibi görüyoruz adeta... Başı örtülü ya, isterse Türkiye Komünist Partisi üyesi olsun, muhakkak Merve Kavakçı ile bir akrabalığı vardır şeklinde çocukça bir genelleme...
Sonra bu “ayak” hadisesi de başka bir bilinç yaralanmasının sembolü gibi geliyor bana... Yani niçin hep Türkiye’deki siyasal hareketlilikleri, “ayak takımı”nın sesleri olarak ilan ederiz ki biz? “Bunlar komünizmin Türkiye ayaklarıdır!” veya “Bunlar, faşizmin Türkiye’deki ayak sesleridir” ya da “Bunlar, dünya emperyalistlerinin ülkemizdeki ayaklarıdır” gibi, müthiş bir aşağılık kompleksi... Bilinçaltımız niçin hep böyle işliyor? Yani bu ülkedeki her şey, niye her daim “ayaklar” bağlamında dillendiriliyor? Bu ülkeden hiç “kafa”, hiç “gövde” çıkmaz, bunu mu söylüyor Sayın Bahçeli?
Bir de ne o öyle bayramlarda bile hiç değişmeyen, o gülümsemez asık yüz ifadesi? Sanki “bitane patlatırsam görürsün ha” ifadesiyle sürekli suçlayıcı, kahırlı, kederli, azarlangıç hava? Niçin? Yoksa; bu Türklerden haşa bir halt olmaz, olsa olsa “ayak” takımı olur, kafa ve gövde ise hakgötüre mi demek istiyor ulu Türk Hakanımız?
Ne diyeyim? Şaşırdımmmm...
Hava raporuma şunu kaydettim: Fırtına (fırıldak)...
Sibel ERASLAN - VAKİT
sibeleraslan@hotmail.com
Yorumlar13
-
burak demir
17 yıl önce
Şikayet Et
ayrıca. ılımlı İslam diye birşey yoktur sayın yazar İslam vardır...sizler İslamı ılımlı ılımsız diye ayırdınız ve bununla da büyük vebal aldınız...MHP li kapalıları söylüyorsanız söyleyeyim...onlar ılımlı İslam'ın sağ veya sol kanadında yer almıyorlar...onlar İslam'da yer alıyorlar...
Beğen
Cevapla
-
burak demir
17 yıl önce
Şikayet Et
vakit yazık ediyorsun. zaman gibi vakit i de severdim vakti zamanında...annem halalarım teyzelerim anneannem babaannem teyzemin halamın amcamın dayımın kızları yengelerim hepsi içlerinden ikisi hariç baş örtülü veya çarşaflıdır...birçoğu da MHP kadın kolları teşkilatı üyesidir...ne diyeyim MHP düşmanlığı öyle kör etmiş ki yazarımızı dtp gibi chp gibi İslam Düşmanlarını bile Bizden üstün görüyor...işte bu yüzden artık zaman ve vakit okumuyorum okutmuyorum... ya dürüstçe kırmadan yazın...yada susun da sizden nefret etmeyelim...
Beğen
Cevapla
-
rüstem manas
17 yıl önce
Şikayet Et
YORUM YAPAN ARKADAŞLARA NACİZHANE TAVSİYEMDİR... Allah'ın hayatımızı sürekli kontrol eden Mutlak Varlık olduğu gerçeğini bilinç dünyanızdan asla uzaklaştırmayın.(Bahçelinin sözlerini okumadan) bilgi ve edepten yoksun yalan,iftira kokan yorumlar yapmaktan sakının.. bu hâl Allah'ı tanıma Sorunu"nun olması gibi son derece hassas ve tehlikeli bir duruma işaret etmezimi.! Kimden ve nereden gelirse, gelsin işin aslını öğrenmek için araştırın, sorgulayın.
Beğen
Cevapla
-
hakanbozatli
17 yıl önce
Şikayet Et
NEDIR BU İÇİNİZDEKİ MHP DÜŞMANLIGI. anlamak mümkün degıl sayın bahcelı düşünesını ortya koymuş acaba böylemı olmak ıstıyorlar dıe. sizde güya yorum yapıyorsunuz. allah aşkına kurtulun şu mhp sendromundan . bahçeli diyorkı bırakın inanç hortumcullugunu hergün medyada çarşaf çarşaf chp nin acılımı pompalanıyor acaba ülkede baska gündem yokmu bu neyın nesı dıyor siz kalkmış ilahii yazar hanımm....
bi küfür kafır etmedıgınız kalmış bahcelıye. ben utandım nedır bu bahcelı antıpatısı anlamıyorum
Beğen
Cevapla
-
saltuk han
17 yıl önce
Şikayet Et
islamın ılımlısı ve radikali olmaz. radikali de ılımlıyı da uydurup
körükleyen siyonistler ve
masonlardır. 1500 yıldır aynı oyunu
oynuyorlar.
Beğen
Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle