Örtüyü kurtarmak hadisesi
- GİRİŞ08.04.2011 06:39
- GÜNCELLEME08.04.2011 06:39
Örtünme, bizimle başlamadı. Çünkü tesettür, yani örtülü olmak Allah’ın yaratım sırlarındandır. Tesettür: Ontik sanatını, KUN demeden bile evvel, zaten örtülü olarak, meçhul bir ezelde kurmuş Yaratıcının, yaratım ritmidir. O, örtülüydü. Gizliydi. Bilinmekliği murad ettikten sonra, batından zahire tecelli etti ki zuhuru da örtülüdür... En güzel giysi ise, kuşkusuz güzel ahlaktır.
Özeleştiri
Bugünse bizim her şeyi tutup, çekip çevirmeye ve mülk edinmeye yatkın olan ellerimiz, tesettürü, sadece statü üzerinden bir iştahla, hoyratça tartışmaya sürüyor. Birincilerin nazarında örtünen kız, ya erkek baskısıyla ya da cahilliği dolayısıyla örtünmüştür ki aydınlatılması, kurtarılması gerekmektedir. İkincilerin nazarındaysa, dine diyanete dair elde kalmış son hatıra gibidir. Masumiyetin simgesi gibi korunmaya müstehaktır veya yelkenler biçilecek yelkenler dikilecek marşındaki, karadan yürütülecek muzaffer gemilerin bayrağıdır... Hepimiz bir şekilde tesettürü kurtarmak derdindeyiz. Oysa tesettürün köklü ve medeni bir geleneği olduğu kadar, İskilipli Atıf’a kadar uzanacak gerilim üzerinden de ciddi savunma birikimi var. Örtünme hadisesinin miladı bizler değiliz, ne medeni ne de defans anlamında.
Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
(Sibel Eraslan - Haber 7)
Yorumlar2