28 Şubat’ta imha olan ‘biz’

  • GİRİŞ29.02.2012 08:31
  • GÜNCELLEME29.02.2012 08:31

28 Şubat 1997’deki sürecin muhafazakar kesimde nelere mal olduğunu, henüz yeterince konuşamadık. Daha çok dış yüzeydeki kaba ve hoyrat kalıpların üzerinde dolanıyoruz; Medya’nın darbe taraftarlığını, dar ve seçkin sermaye guruplarının marifetlerini, başta YÖK ve HSYK gibi kurumların brifingler çerçevesinde yüklendiği rolleri konuşuyoruz... Bunların hepsi, dışarıdan gelenlerdir, henüz içerisini konuşmadık biz...

‘İçerisi’ ve ‘Dışarısı’ kavramlarının taşıdığı hayli genelleyici ve tartışmaya açık tüm bagajlarını da hesaba katarak soruyorum: 28 Şubat öncesi ‘biz’iyle, 28 Şubat sonrası ‘biz’i arasında neler değişmiştir? Daha da önemlisi, iç sivil hareketlerin, modası geçmiş ve nerdeyse obsesif bulduğu ‘biz’e gerek var mıdır? Oysa, İslamcı düşünceyi salt refleks olmaktan çıkaran en önemli argüman ‘medeniyet tasavvuru’dur. ‘Biz’i olmayanın, ‘medeniyet tasavvuru’ olur mu? 28 Şubat’ın İslami kesimde yol açtığı atomizasyonu ne zaman konuşacağız?

***

28 Şubat sürecinin daha evvelki darbe birikimlerini de üstlenerek mütedeyyin kesimlerdeki en derin yaralarındandır, ‘biz kimiz’ sorusu... Dışarıdan bakıldığında; yerli ve dindar halk kesimlerinin ‘birinci tehlike’ ilan edilerek tedhiş edildiği bu süreç, itiraf edelim/etmeyelim, bir tür içe kapanış, özeleştiri yolu açmıştır. Milli Nizam’dan itibaren üst üste kapatılan partilerin yol açtığı yorgunluk, kitleleri, partileşme dışında sivil siyaset imkanları aramaya yönlendirmiştir. 2000’lerde yaşanan sivil toplum örgütlenmesine dair sosyal patlamayı, sadece küresel modlarla açıklayamayız. Evet, dünyada böylesi sivil bir gidişat vardı, lakin ülkemizde de siyasetin, vesayetçi zihniyetler aracılığıyla kesilen yolları, bu artışı hızlandırmıştı... 28 Şubat’ta siyasetten kesilen umut, sivil hareketliliğe yöneliyordu... Hemen her mahalle ve sokakta açılan yardım dernekleri, hemşehri dayanışma gurupları, mesleki lokaller, vakıflar, çatılar, elbette rastlantı değildir...

Peki, aynı süreçte, siyaset için ‘deniz bitmiş miydi?’

Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz

Sibel Eraslan / Star

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat