Çanakkale’yi unutturamazlar
- GİRİŞ18.03.2009 08:42
- GÜNCELLEME18.03.2009 08:42
ÇANAKKALE Savaşı’nda tabur imamı olan Hafız Kemal, 18 Mart 1915 günü hücum emri gelince, dört arkadaşı ile birlikte, “Allah, Allah” diyerek mevziden fırladı.
Dört arkadaşından biri Yahudi idi ve o da “Allah, Allah” diye bağırıyordu.
Bir şarapnel düştü yanlarına ve Hafız Kemal ile Yahudi arkadaşı yaralandılar.
Yahudi Mehmetçiğin yarası ağırdı, bacağı kesildi fakat kurtarılamadı.
Soyadını Atatürk’ün verdiği Hafız Kemal Güzelses, vefat ettiği 1939’a kadar her 18 Mart’ta, başta İstanbullu Yahudi arkadaşı olmak üzere Çanakkale’de şehit düşenler için, Mehmet Çavuş abidesi önünde mevlit okudu.
Soner Yalçın’ın anlattığı bu ve benzeri binlerce dramatik öykü, Türk Milleti’nin Çanakkale destanını hangi ruhla yazdığını anlatır.
Çünkü, Hafız Kemal’in İstanbullu arkadaşı Yahudi Mehmetçikle birlikte binlerce, onbinlerce Kürt, Laz, Çerkez, Boşnak, Arnavut, Gürcü Türk genci de Çanakkale’de aynı ideal uğruna omuz omuza çarpışarak şehit oldu.
Ortak ideal, vatan, bayrak ve bağımsızlıktı.
Ve onlar, herhangi bir ülkenin veya herhangi bir komutanın değil, Türk Milleti’nin ve “Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum” diyen gözüpek bir kahramanın askerleriydi.
Bu nedenle, her şeyi unutturabilirler, fakat tarihin en görkemli destanı olan Çanakkale Zaferi’ni ve o zaferin kahraman komutanı Mustafa Kemal’i asla unutturamazlar.
EDİRNEKAPI Şehitliği’ne yolu düşenler, orada bir kitabe ile karşılaşırlar.
Şunlar yazılıdır kitabede:
“1971 yılında şehitlikteki tünel inşaatının yapımı esnasındaki kazılarda meçhul asker elbiseleriyle birlikte bütün olarak bozulmadan bulunmuştur ve buraya bulunduğu şekliyle defnedilmiştir. Ruhu şad olsun.”
O şehitlikte yatan meçhul askerin adı Mülazım Yusuf’tur.
Belki Kürt, belki Laz, belki Çerkez, belki Boşnak, belki Arnavut, belki Gürcü...
Bu toprakları “vatan” yapan kahramanlardan biri...
Aziz bedeni, elbiseleriyle birlikte bozulmadan bulunan Mülazım Yusuf, sonsuza kadar sürecek yüzündeki mübarek tebessümle, Edirnekapı Şehitliği’nden, uğruna can verdiği bu mübarek vatanın bekçiliğini sonsuza kadar sürdürecek...
Binlerce Çanakkale şehidiyle birlikte...
Her şeyi unutturabilirler, fakat tarihin en görkemli destanı olan Çanakkale Zaferi’ni ve o zaferin kahraman komutanı Mustafa Kemal’i asla...
“ANLAMIYOR MUSUNUZ? Biz Çanakkale’de Türkler’le değil, Allah ile savaştık... Tabii ki yenildik!”
General Mac Arthur’un sözüdür bu.
Dünyanın öbür ucundan gelip Anadolu’yu istila etmek isteyenler, karşılarında Allah’ın askerlerini buldular.
Vatanları için şahadet şerbeti içmeye hazır Allah’ın askerlerini...
Çanakkale, bir gül bahçesine girercesine şu kara toprağa girenlerin ortak destanıdır.
Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Boşnak, Arnavut, Gürcü Mehmetçikler’in ortak destanı...
Her şeyi unutturabilirler, fakat tarihin en görkemli destanı olan Çanakkale Zaferi’ni ve o zaferin kahraman komutanı Mustafa Kemal’i asla...
SIRRI YÜKSEL CEBECİ - TERCÜMAN
sirriyuksel.cebeci@tercuman.com.tr
Yorumlar4