Fransa'daki seçimde Rothschild damgası

.

  • GİRİŞ25.04.2017 07:19
  • GÜNCELLEME26.04.2017 07:18

Fransa’da seçimin ilk turu yapıldı. Sandıktan birinci çıkan Emmanuel Macron, Cumhurbaşkanlığı için en büyük aday. Macron’un arkasındaki isim ise dünyayı yöneten hanedanlardan biri kabul edilen Rothschild’lerin baronu.

Fransa’da Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda 23,8 oy oranıyla sandıktan birinci çıkan Liberal aday Emmanuel Macron’un üst aklın en önemli hanedanlarından olan Rothschild’ların adamı olduğu ortaya çıktı.

 (David Rothschild-Emmanuel Macron)

Macron Fransa Cumhurbaşkanı Hollande’ın danışmanıydı sonra Ekonomi Bakanı oldu.
Ama CV’sindeki asıl önemli detay 2008’de Fransa’daki Rothschild & Cie grubunda ticari bankacı olarak görev yapması.

LE PEN GELİRSE AB DAĞILACAK

Emmanuel Macron Hollande’ın Sosyalist Parti’sine katılmış liberal kimliğiyle öne çıkan bir isim.
Şubat ayında Fransa seçime giderken anketlerde gerilerdeydi.
O süreçte AB’den ayrılmayı vaat eden Ulusal Cephe’nin ırkçı lideri Marine Le Pen’in ilk tur için oy oranı yüzde 29’ları gösteriyordu.

YOLSUZLUK SUÇLAMASIYLA RAKİBİ EKARTE EDİLDİ

Hemen arkasından ise Melechon ile Fillon geliyordu.

Ancak eski Başbakan Fillon hakkında çıkan yolsuzluk iddialarıyla yarıştaki şansını kaybetti.

İşte bu aşamada Emmanuel Macron’un ismi ön plana çıktı.

MACRON HAKKINDAKİ İDDİALAR

Fransa’da milliyetçiler Macron’la ilgili çarpıcı tespitler paylaşıyor.

Macron, Rothschild hanedanına yakın bir isim.

Hanedanın Fransa kolu olan banker David Rothschild’la birlikte çalıştı.

Eski Başbakan Fillon’a yönelik yolsuzluk suçlamalarına bir şey diyen yok ancak Emmanuel Macron’un ekonomi bakanlığı döneminde Fillon’dan yüzlerce kat fazla yolsuzluğa bulaştığı rakamın da 9 milyar Euro’dan fazla olduğu iddia ediliyor.

Faiz lobisinin Fransa seçimlerinde Sarkozy döneminin Başbakanı Fillon yerine Hollande’ın Ekonomi Bakanı Macron’u desteklemesinin sebebine gelince.

Fillon’un dindar kimliği, Hristiyanlığa ve aileye önem veren yapısı nedeniyle üst aklın pek işine gelmediği öne sürülüyor.

İŞÇİYİ EZEN PATRONA KAZANDIRAN İŞÇİ YASASININ MİMARIYDI

Emmanuel Macron’un ise sermaye için biçilmez bir kaftan olduğu söyleniyor.

Bununla ilgili en önemli veri de geçen yıl Fransa’da büyük tartışmalara yol açan işçi yasası.

Yasa işçiden çok iş verene kazandırıyordu. Çalışma saatlerinin arttırılması, mesai ücretlerinin kaldırılması ve işçilerin kolaylıkla işten çıkarılmasının önünü açıyordu.
İşte bu yasanın mimarı o dönem Ekonomi Bakanı olan Emmanuel Macron’du.

Macron’un patronlara kazandıran yasa tasarısının meclisten geçmesine imkan yoktu. Fransa Cumhurbaşkanı Hollande kanun hükmünde kararname ile yasayı meclise gönderme gereği duymadan çıkardı.

Geçen yıl Mart’tan itibaren Fransa’da sendikalar ayaklandı, işçiler aylarca sokaklarda hükümet karşıtı gösteriler gerçekleştirdi.

Fransız polisi ise olağanüstü hal yetkilerini kullanarak, işçilerin gösterilerini sert bir şekilde bastırdı.

Tekrar seçim sürecine gelecek olursak,

Macron son haftalarda oylarını giderek arttırdı.

Önce Melechon’u geçti ardından Le Pen’i yakaladı.

Seçimin ilk turunda da yüzde 23,8 oy olarak birinci oldu.

AB’den ayrılmayı vaat eden ırkçı Le Pen 21,7’de kaldı.

Seçimin ikinci turu 7 Mayıs’ta yapılacak. Macron ile Le Pen yarışacak.

Anketler ise şimdiden Macron’un Fransa Cumhurbaşkanı olacağını gösteriyor.

AVRUPA KONSEYİ TÜRKİYE İLE UĞRAŞACAĞINA FRANSA’DAKİ SEÇİME BAKSIN

8 Kasım 2016’da ABD’de seçimi Donald Trump’ın kazanması faiz lobisinin aldığı bir darbeydi.

Hemen sonrasında Amerika’da belki de ilk kez seçilmiş bir başkana karşı sokaklar hareketlendi.

Rusya seçime dışardan müdahale etmekle suçlandı.

15 Mart’ta Hollanda’da Rutte’nin kazanıp, AB’den ayrılık vaat eden ırkçı Wilders’in arka planda kalmasıyla derin Avrupa rahat bir nefes aldı.

Onlar için Fransa seçiminin önemi ise çok daha fazla çünkü Le Pen’in kazanması halinde Fransa AB’den çıkacak ve birlik İngiltere’den sonra Fransa’nın da ayrılığını kaldırabilecek durumda değil.

16 Nisan’dan bu yana Avrupa Türkiye’nin anayasa değişikliği referandumunu tartışıyor. Seçim sonucunu kabullenemiyorlar. AGİT’i öne sürüp, seçimle ilgili asılsız iddialar ortaya atıyorlar.

Oysa AGİT ve Avrupa Konseyine asıl Fransa’da ihtiyaç var.

Macron nasıl oldu da birkaç haftada önündeki iki büyük rakibini geride bırakıp, birinci çıktı?

Macron’un sosyalist partideki rakibi hakkında çıkarılan yolsuzluk iddialarının aslı astarı nedir?

Avrupa Türkiye’yle uğraşacağına bu sorulara yanıt vermeli.

 

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat