MBS gidiyor mu giderse yerine kim gelecek?

  • GİRİŞ25.10.2018 08:28
  • GÜNCELLEME26.10.2018 08:16

Kaşıkçı krizinde cevap bekleyen bir çok soru var, onlardan biri de Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın akıbeti. MBS gidecek mi, kalacak mı, giderse yerine kim gelecek ve asıl önemlisi buna kimler karar verecek?

Kaşıkçı’nın öldürüldüğü kesin, failleri ortada, faillerin neredeyse tamamının Veliaht Prens’in adamı olduğu da biliniyor.

 

 

Bu durumda Riyad için iki seçenek var.
Ya uluslararası kamuoyunu “bu 18 kişi bizden habersiz olarak Kaşıkçı’yı öldürmüşler, biz de onların cezasını kestik” tezine ikna edecekler.
Veya bu ikna sürecinde pes edip bin Selman’ın infaz planının başındaki isim olduğunu kabullenecekler.

Bu durum da yeni gelişmeleri beraberinde getirecek.
Muhammed bin Selman veliahtlıktan azledilecek.
Belki hapse girecek.
Girmese de yurt dışına çıkması imkansız hale gelebilecek.
Mesela ABD’ye gitmesi durumunda tutuklanma ihtimali bile doğmuş olacak.

İşte tüm bu ihtimaller ve daha fazlası tek tek hesaplanıyor.
Bu hesabı yapan ise sadece veliaht prensin babası Kral Selman değil.
Asıl hesaplayıcılar Muhammed bin Selman’ı birinci veliaht yaptıran ABD, İsrail ve BAE.

Muhammed bin Selman, BAE’nin Washington büyükelçisi Yusuf Uteybe’nin yoğun lobi faaliyetleriyle ABD’nin gözüne girmişti. Bir keresinde Uteybe’nin Amerikalı bir yetkiliye “ondan daha kullanışlısını bulamazsınız” dediği dahi ortaya çıkmıştı.

BAE’nin Washington büyükelçisi Uteybe’ye “Muhammed bin Selman’ı parlatma” görevi ise BAE veliaht prensi Muhammed bin Zayed tarafından verilmişti.
Neticede Trump göreve başladıktan sonra bin Zayed, bin Selman’ı alıp, Washington’a götürmüş, yakın dostu olan Trump’ın damadı Jareed Kushner ile tanıştırmış ve bu bağlantılarla Beyaz Saray’da Trump’la görüştürmüştü.

Mart 2017’deki o görüşme sonrası Mayıs ayında Trump, Riyad’ı ziyaret etti, Haziran ayında Katar krizi çıktı, kriz devam ederken Suudi Arabistan birinci veliahtı Muhammed bin Nayef azledildi, onun yerine de birinci veliahtlık Kral Selman’ın oğlu Muhammed bin Selman’a verildi.

Tüm bu süreci yönlendirenler Trump yönetimi, İsrail ve BAE’ydi.
Şimdi Kaşıkçı krizinde fatura bin Selman’a çıkarsa ne yapılacak, bunun hesabı içerisindeler.
Çünkü Riyad’daki etki alanlarını kaybetmek istemiyorlar.

O nedenle Trump hemen hemen her gün “Muhammed bin Selman’ın suçsuz olduğuna inanıyorum” yönünde beyanatlar veriyor.
İsrail’den gelen açıklamalar da o yönde.
Ama yoğun baskı devam eder de bin Selman suçlu ilan edilirse şimdiden B planlarını da hayata geçiriyorlar.

Bin Selman’ın azledilmesi halinde iki isim üzerinde duruluyor.
Biri bin Selman’ın kardeşi olan Halid bin Selman.
Suudi Arabistan’ın Washington büyükelçisiydi. Kaşıkçı krizi patlak verince Riyad’a dönmüştü.

Diğer isim ise Londra’da yaşayan Kral Selman’ın kardeşi Prens Ahmed, yani bin Selman’ın amcası.
Prens Ahmed, Muhammed bin Selman’a muhalif bir isim. Yemen krizinde de Kaşıkçı cinayetinde de açık açık yeğenini suçlamaktan çekinmiyor.
Ama Londra’da yaşıyor olması ABD-İsrail için bir çekince.
Çünkü Prens Ahmed’in veliahtlığa getirilmesi halinde ortaklığa İngilizlerin de katılması, dolayısıyla Riyad’daki yüz milyarlarca dolarlık pastaya bir hisse de daha açılması anlamına geliyor.

 

 

 

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat