Yalan-yanlış haberle itibar korunmaz ki

.

  • GİRİŞ24.07.2021 08:58
  • GÜNCELLEME24.07.2021 09:06

Medya hep çok önemliydi.
Mecrası, platformu ne olursa olsun hep de çok önemli olacak.

Bu ülkede yıllarca medyayı kullanıp, darbe yaptılar, darbe yapmaya kalktılar,
iktidarları dizayn ettiler, hükümetleri devirdiler.

Tam bu kirli düzene son verildi, denirken bu kez internet siteleri ortaya çıktı, youtube kanalları ve daha bir çok sosyal medya üzerinden yayın yapan organlar türedi.

Elbette sosyal medya üzerinden yayın yapan medya organları olmalı. Gazete ve televizyondan haber takip etmenin azaldığı bu dönemde, o platformlardan haber takip etmek çok daha cazip geliyor, insanlara.

Ama burada kantarın topuzu kaçıyor.
Çünkü hiçbir denetim yok.
Yalan haber son sürat gidiyor, yayılıyor.
Yalan ortaya çıkarılıp, düzeltilse bile, yalan hali, düzeltmiş halinden onlarca kat fazla okunmuş olarak kalıyor.

Neden yalan haber üretiliyor, peki?
Bu sorunun en karın doyurucu yanıtı, şu olmalı.
Birileri parayı bastırıyor ve yalan haber yaptırıyor.

Amerikalı vakfılar, Alman bilmem ne dernekleri veya Norveç hükümeti.
Ve daha bir çok yabancı kurum, kuruluş, vs.

Birkaç bin dolara, Türkiye’den bir yayın organını satın alabiliyorlar.
Parayı bastırıp, o sitelerde, Türkiye hakkında gerçekleri manipüle eden, yalan yanlış haberleri servis ettirebiliyorlar.

Hiç düşünüyor musunuz, mesela Norveç hükümeti neden Türkiye’de yayın yapan irili ufaklı 10’dan fazla internet medya organına aylık düzenli olarak para gönderiyor, bunu neden yapıyor acaba?

O siteler, Norveç hükümetinin reklamını mı yayınlıyorlar, Oslo belediyesiyle ilgili haberler mi veriyorlar?
Hayır değil.
Türkiye’yi karalıyorlar, Türkiye’yi yerden yene vuruyorlar, başkalarının Türkiye üzerindeki hesaplarına uygun haber içerikleri hazırlıyorlar. Bunları yaparken de yalan, yanlış ne varsa, hepsinden istifade ediyorlar.
Karşılığında Norveç hükümeti bunları maaşa bağlıyor.

Bir diğeri demokrasi, özgürlük, sol görüş adına yayın yaptığını iddia ediyor, parayı Amerikan emperyalistlerinden alıyor.
Bunu yaparken de olan güzelim memleketimize oluyor.

Bu tehlike yıllardır vardı, gözümüzün önündeydi ve şimdi daha da büyüdü.
Nereye kadar gidecek bilemiyoruz.
Tek bildiğimiz kötü bir yere doğru gittiği.

Çünkü yalan haber artık bu ülkenin en büyük belalarından biri oldu.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı son yıllarda bu tarz yayın organlarının ürettiği yalan haberleri ifşa etmekten bitkin düştü. Çünkü hiçbir güç, düzenli bir yalancıyla mücadele edemiyor, maalesef.
Düşünsenize karşı tarafın elinde sınırsız ateş edebilen bir yalan silahı var, sen ise doğrularla karşılık vermek zorundasın.

İletişim başkanlığı yıllardır uyarıyor.
Yalan haberle mücadele, diyor.
Yalan haber durdurulamaz, parası kaynağı ABD’den, Norveç’ten geliyor,
ama bari bizim insanımız bu gerçeği bilsin de Amerikan vakfının parasıyla onların düdüğünü öttüren yalancılara itibar etmesin, iletişim başkanlığı bir yandan da bununla uğraşıyor.

Peki gelinen nokta, ne?
Yalan yanlış habere devam.
“Kardeşim, bu yazdığın yalan, doğrusu bu” denildiğinde, bu doğru ispat edildiğinde de, polemikle, ayak diretmeye devam.

Maaşı Amerika’dan, Norveç’ten, Almanya’dan alanlar tamam da bir de sözde Cumhurbaşkanının itibarını korumak için yalan-yanlış haber-makale üretenler var.
Madem derdiniz gerçekten Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve memleketin itibarı o zaman ne diye yalan-yanlış haberlerle bu devletin kurumlarını itibarsızlaştırıyorsunuz?

Yorumlar2

  • SEDAT KALFA 2 ay önce Şikayet Et
    YAYIN VE BASINDA YALAN HABER KANUNU nu ÇIKARMAK O KADAR MI ZOR... BUNLAR PARADAN BAŞKA ŞEYDEN ANLAMAZLAR İŞLER DAHA KÖTÜYE GİTMEDEN BİR AN ÖNCE BU KANUNU ÇIKARTIN
    Cevapla
  • Hakkı An 2 ay önce Şikayet Et
    Bıraın ŞİZOİTLERİ; onlar otlansın ve sonucunda yalan yanlış haberleri HOCALARINDAN alıp servis etsin. AMA aslına bakarsanız ZIMMEN bir İKRAR içindeler; Batının kıskandığı bir gerçeğin itirafı, TÜRKİYE nin TEK adamının sağlığına birşey olacak olur ise kendilerinin LİDERSİZ kalmak ülke ve bölgen için öngörülemez boşluk. Trıvırı siyasetçiler ile bu işler olmaz. Bu arada gönülleri feth eden Dışişleri bakanımız Afganistan konusuna yoğunlaşmış iken ENDONEZYA yı gözden kaçırdık. OKSİJEN tüpü konusunda derin bir sıkıntı yaşıyor bu kardeşlerimiz. Bir el uzatmak bize yakışır
    Cevapla Toplam 1 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat