Çözüm Süreci ve siyasallaşma fobisi
- GİRİŞ13.11.2014 10:07
- GÜNCELLEME14.11.2014 09:44
Ortaya çıkacak yapıbozumu ve ‘yeni hali’ göz alamayan yaklaşımların, Çözüm Süreci’ne dair başı sonu belli ve tutarlı davranışlar sergilemeleri mümkün değil. Başka bir ifadeyle, Çözüm Süreci neticesinde ortaya çıkacak ‘yeni halden’ nasıl bir iktidar devşirileceği konusunda zihniniz berrak değilse, süreci yönetme beceriniz de aynı oranda sıkıntı yaşayacaktır.
PKK’nın, Türkiye’de devam eden Çözüm Süreci’nden Suriye’de bir iktidar devşirmeyi hedeflemesi yaşanan tıkanmanın ve krizin temel sebebi. Bu elbette imkânsız bir misyon. Öncelikle rasyonel bir zeminden yoksun olduğu gibi bölgesel jeopolitiğin de hiçbir yerine oturmuyor. Suriye isyanının açtığı alanda, de facto devletsiz bir bölgede, konjonktürel bir boşluğun sebep olduğu zeminde, fazlasıyla abartılı ve kurgu bir söylemin yarattığı sürreel bir durum tecrübe ediliyor. Sahada yaşanan bu sürreel duruma dikkat çekmenin bir sınırı var. Son tahlilde, gerçeklikle yüzleşmemek için her türlü kurgunun peşinden koşan bir aklın karşısında yapılabilecek fazlaca bir şey bulunmuyor.
Özellikle Ankara dışındaki başkentlerin PKK ile dolaylı taktiksel ve istihbari temaslarını BM Güvenlik Konseyi’ne daimi üye olmuş tadında ele alan örgüt aklını sakinleştirmek kolay değil.Kürtlerin; Irak’ta ciddi anlamda sıkıştığı, İran’da neredeyse her hafta birkaç siyasi aktörünün idam edildiği, Suriye’de Baas rejiminin gölgesinde isyanın hedefi olduğu ve binlercesinin hayatını kaybettiği, yüzbinlercesinin mülteci konuma düştüğü bir Ortadoğu denkleminde, örgüt aklı hâlâ namlusunu Türkiye’ye çevirerek bir siyasal çıpa elde edeceğini düşünüyor. Farklı başkentlerle yaptıkları temasların sıradan bir neticesi olan bu yaklaşımın, Çözüm Süreci bir yana, toplamda Kürtlere bir hayrı olmayacağı izan sahibi herkesin teslim edeceği bir hakikat.
Küresel medya manipülasyonlarından Suriye’de Kanton yönetimi çıkarabileceklerine ciddi anlamda inanmış görünüyorlar. Pozitif bir gündemleri, başı sonu belli bir gelecek tasavvurları bulunmuyor. Erbil I ve Erbil II Antlaşmalarını hayata geçiremeyip, Dohuk Antlaşması’yla IKBY ile belli bir zeminde mutabakata varan PYD; sadece Dohuk Antlaşması’nı vücuda getiren şartlar ve kuvvetle muhtemel hayata geçmeyecek tabiatına odaklanarak bile çok daha rasyonel bir çizgiye gelebilir. Maalesef bu bile zayıf bir ihtimal olarak görülüyor.
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol