Korkular ve yalanlar

  • GİRİŞ12.07.2008 09:38
  • GÜNCELLEME12.07.2008 09:38

AKP iktidarının, bu endişeyi ortadan kaldırma konusunda, yeterince gayretli olmadığını hatta üst düzey kimi yöneticilerinden, bu korkuyu tahrik edici beyanatlar geldiğini söylemiştim.

Ve laik düzenden yana olan vatandaşların, güvence olarak gördükleri kurumun, Silahlı Kuvvetler olduğunu yazmıştım. Tabii "Sen ne biçim demokratsın?.." gibisinden eleştiriler peş peşe gelmeye başladı. Galiba benim kaderim "hiç kimseye yaranamamak." Ne yazsam birileri eleştiri oklarını çeviriyor. Ne diyelim "sağlık olsun!" Hamama giren terler...

Türkiye'de çağdaş ve laik bir düzenden yana olanlar, silahlı kuvvetlerin katkısı olmaksızın da direnebilirler. Fakat bunu için ciddi bir örgütlenme gerekir. Laiklik mitinglerinde yüz binlerce insanı meydanlara toplayan irade "bir rüzgar gibi" esip geçtikten sonra örgütsüzlük kendini iyiden iyiye hissettirmeye başladı. Ve CHP bu boşluğu dolduramayınca birtakım "tipler" bu boşluğu kullanmak istedi ve istiyor.

Fakat maalesef yalanlar çerçevesinde. Bir süre önce çok aklı başında bir öğrencimin Fatih çevresinde belgesel çekme konusundaki endişesini anlatmış ve bu belgeseli birlikte çektikten sonra "korkusunun nedenini" sorduğumda "Herkes öyle söylüyor" dediğini vurgulamıştım. "Herkes yalan söylüyor..." Belli kaynaklardan bilgilenen insanlar kendi görüşlerini "herkes" maskesinin ardına gizliyor. Kötü niyet var mı? Hiç sanmıyorum ama bu mazeret olamaz.

Geçenlerde bir televizyon programında; akademisyen bir hanım, Çarşamba'ya (Fatih), kara çarşaflı olmayan hiçbir kadının ve cüsseli olmayan hiçbir erkeğin giremediğini, gözleriyle görmüş gibi anlatıyor ve ısrar ediyordu. Evet, bir ara Çarşamba semti, bir tür, kurtarılmış bölge idi ve "İstanbul'daki Tahran" olarak isimlendirilirdi. Şimdi o "tipler", Fatih'in başka bölgelerine de geçtiler.

Gene Perşembe günkü yazımda vurguladığım gibi; o görüntü, benim de hoşuma gitmiyor. Ama karışmayı düşünemiyorum. "Onlar", benim yaşamıma müdahale etmeyi düşünmedikleri sürece... Fakat o akademisyen olduğu anlaşılan hanımın düşüncelerine getirdiği kanıt çok ilginç: "Bunu herkes biliyor.." Müthiş bir kanıt!

Geçenlerde bir hekim arkadaş, çok ilginç bir suçlamada bulundu. "Bu AKP'liler, çok yalancı oluyor", dedi. "Bak Melih Gökçek'e. Hem Ankaralılar'a sürekli siyanürlü su içirmiş ve hem de kendini kurtarmak içi. İzmir Belediyesi'ni suçluyor". Baktım, bu hekim arkadaş da, yüzde yüz samimi, buna inanmış. Hiç tartışmaya girmedim. Çünkü bilirim ki kimi zaman insanlar, gördüklerine değil, görmek istediklerine inanırlar. Türkiye "sol"undaki bu zaaf, en üst düzeyde de kendini gösteriyor.

Sayın Deniz Baykal, (her şeye rağmen), çok değer verdiğim , saygı ve sevgi duyduğum bir siyasetçidir. Zaman zaman dile getirdiğim bu konuyu; milletvekili seçilebilmek için, "yağcılık" olarak da değerlendiren, kimi "garibanlar" da olmuştu. Ne diyelim, Allah ıslah etsin... Fakat Sayın Baykal da; özellikle, CHP parti grubunda, kimi zaman kontrolü yitiriyor.

Örneğin; geçtiğimiz salı günü, TBMM CHP Grup toplantısında yaptığı konuşmada, Japon Anayasası'nı, Mac. Arthur'un (ABD); Alman Anayasası'nı, gene başta ABD olmak üzere, işgal kuvvetlerinin yaptığını dile getirdikten sonra; 1982 Anayasası'nı, neredeyse övecekti. Bir de, bu anayasayı, Ulusal Mücadele'ye bağlamaz mı... Vallahi, "pes" dedim. Hele; aralarında, son derece değerli insanlar olduğunu bildiğim ve Türkiye'nin sol siyasetinin en seçkin isimlerinin olduğu CHP grubu, bunu ayakta alkışlamaz mı... Bu kez, "eyvah" dedim. 

Günümüz Türk siyasetinde, CHP'ye düşen sorumluluk, bence AKP'den fazla. Zira; CHP'li siyasetçiler, AKP'lilere oranla çok daha deneyimli. Ve ilk bilmeleri gereken şey, "duygusallıkla" ve bu duygusallığın getireceği yalanlarla, siyaset üretilemeyeceği. Ve hiç unutulmaması gereken bir başka şey; CHP'nin, bu devletin "kurucu unsuru" olmasıdır. Bu "gemi" batarsa, hep birlikte batarız.

tokta@bugun.com.tr

Yorumlar11

  • mimiga mimiga 17 yıl önce Şikayet Et
    ***. Sen de o kadar değişkensin ki ben de seni takip edemiyorum. En son bıraktığımda Fatih'te, yani yaşadığın yerde çarşaflı, cübeli vs. komşularının olduğunu ve onları sevdiğini, Fatih'i eleştirenlere kardeşçe yaşadığımızı bir sürü örnekle açıklıyordun. Şimdi ise "Bunu herkes biliyor.." lafını müthiş kanıt diyerek kinaye yapmakla yetiniyorsun. Yoksa yoruldun mu? Bana da yaranamadın hocam. Zaman zaman seviyorum seni ama bu CHP ile ilgili yazını ciddi ciddi yazdıysan ben de kahrolmalıyım.
    Cevapla
  • h.ulusoy 17 yıl önce Şikayet Et
    "Valla Doğru söze ne diyelim". Sayın Toktamış abi ne diyelim sana diyen diyeceğini demiş. Benim dilim varmaz düşmanım dahi olsan Tok Kamış demeye... Terbiyem getirmez. Güzel konuşan, insanları incitmeden fikir teatisinde bulunan nadir sol yazarlardansın. Yorumcuların hepisine de katılmasam da dneilecek olanı söylemişler. Sanırım kendine baya pay çıkarmışsındır. Ülkemizin Akil adamlarla bazı zorlukları çok daha zahmetsiz aşılacağını takdir edersiniz. Ne mutlu bu tür katkıda bulunabilen, ülkesini bir bütün olarak düşünebilen k.yazarcıkları
    Cevapla
  • tarkan atilla 17 yıl önce Şikayet Et
    sende içindesin. olayı göremiyorsan içindesin neyinm? çetenin akıl tutulması yaşıyorsun
    Cevapla
  • murat yıldız 17 yıl önce Şikayet Et
    Arkadaşlar lütfen. Toktamış hoca saldırgan bir kemalist değildir. Hapis döneminde en samimi arkadaşları Tayyip beye sırtını dönerken Toktamış hoca ona sevgili tayyip erdoğan diye hitap eder ve acısını paylaşırdı. Ne olursa olsun insaflı bir insandır.
    Cevapla
  • Ekrem Erol 17 yıl önce Şikayet Et
    Kaygı mı!. Toplumun yüzde 25-30'u laiklik konusunda kaygı duyuyormuş. Bu, kendi yeptıkları putlara tapan putperestlere benziyor.Bizim laikperestler de kendi yarattıkları korkulara kapılmaktan kendilerini alamıyorlar. Beyler bu ülkenin turizm gelirlerine, sokaktaki kadınların kıyafetlerine bir bakın! (beni ilgilendirmemekle birlikte-ki herkes kıyafetinde özgürdür- kapalı yerleri açık yerlerinden daha az) Ülke bu görüntülerle mi din devletine gidiyor? Güldürmeyin bizi Toktamış Hoca!
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat