Şenol Güneş Üniversitesi Yeni Ders Yılı

  • GİRİŞ18.11.2019 13:12
  • GÜNCELLEME19.11.2019 09:40

Bundan sekiz yıl önce ilk kez ‘Güneş Üniversitesi’ tabirini kullandığımda Şenol Hoca, Burak, Ceyhun, Engin gibi oyuncuları geliştirmekle meşgulmüş. Aradan geçen 8 yılda Güneş Üniversitesi, iki kafile mezun verdi. Yetinmedi, şimdi yeni öğrenciler yetiştiriyor. Güneş Üniversitesi’nin globaldeki benzerlerinden şöyle bir farkı var: Her yaştan, her milletten öğrenciyi kabul ediyor ve geliştiriyor. Şenol Hoca 18’lik bir çocuğu da, 33’lük bir adamı da yeniden kodlayabiliyor; bir simyacı edasıyla parlatabiliyor. Başlangıçta size kömür gibi gözüken o futbolcu, onun elinde kısa sürede elmasa dönüşebiliyor.

 

 

Bugün A Milli Takım’ın elinde muazzam bir insan kaynağı var, kabul. Ancak ekibimiz çok genç. İzlanda maçına 25 buçuk, Andorra müsabakasına 23 yaş ortalamalı kadrolarla çıktık. İki maçta ilk 11 şansı bulan 19 oyuncumuzun 15’i, 25 yaş altıydı. Ve normalde, büyük turnuvalarda 25 yaş ortalamalı takımların başarısına alışık değiliz. Avrupa şampiyonaları ve Dünya kupaları tecrübe işidir, olgunluk işidir. Ancak Şenol Hoca’nın elindeki genç kadronun ufak bir avantajı var: İki maçta ilk 11 şansı bulan 19 oyuncunun dokuzu hem Türkiye, hem de Avrupa’nın top 5 ligini görmüş oyuncular.

23’lük Çağlar’ın veya 22’lik Cengiz’in yaşlarının üstündeki olgunluklarını biraz da farklı deneyimler yaşamalarına bağlayabiliriz sanırım. Mevcut oyuncu havuzumuz, Süper Lig’e sıkışmış değil. Ya da bir ara denediğimiz gibi gurbetçi ağırlıklı da değil. Farklı tatlar, farklı deneyimler barındıran güzel bir karma var elimizde.

 

 

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat