İşverenler Aman Dikkat! “Birbirimizin çalışanını almayalım” sözü şirkete milyonlara mal oldu

  • GİRİŞ26.10.2026 11:51
  • GÜNCELLEME26.10.2026 11:51

Şirketlerin birbirlerinin çalışanlarını işe almamak için yaptıkları “centilmenlik anlaşmaları” rekabet hukukunda kartel muamelesi görüyor. Rekabet Kurulu 2023'te 16 şirkete 151 milyon lira, 2025'te 17 ilaç şirketine yaklaşık 245 milyon lira ceza verdi. Bu anlaşmaların yazılı olmasına gerek yok. İki İK yöneticisi arasındaki bir e-posta bu ihlalin delili olabilir.

Düşünün iki şirketin insan kaynakları yöneticisi bir etkinlikte karşılaşıyor. Sohbet arasında biri diğerine söylüyor: "Bu konuşma aramızda kalsın, sizin ekipten kimseyi almayalım, siz de bizden kimseyi almayın; ikimiz de rahat ederiz." Deniliyor ve el sıkışılıyor. Ortada ne bir sözleşme var ne de bir imza. Yıllar sonra bu el sıkışma, Rekabet Kurulu kararında milyonlarca liralık bir cezaya dönüşüyor.

Rekabetin Korunması Kanununa göre: "Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birlikleri karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır." (4054 S.K. m.4).

Rekabet Kurulu bu alanda iki önemli karar verdi.

İlkinde, işgücü piyasasında çalışan ayartmama anlaşmaları yaptıkları gerekçesiyle aralarında perakende, telekomünikasyon ve gıda şirketlerinin de bulunduğu 16 teşebbüse toplam 151.147.901,82 TL idari para cezası verildi. Tek bir şirkete verilen ceza 59,5 milyon lirayı aştı (Rekabet Kurulunun 26.07.2023 tarih ve 23-34/649-218 sayılı kararı)

İkincisinde ise 30 ilaç şirketi hakkında yürütülen soruşturma sonunda 17 şirkete toplam yaklaşık 244.801.302,91TL ceza verildi (Rekabet Kurulu, 11.09.2025 tarih ve 25-34/810-474 sayılı kararı). Bu kararda en yüksek ceza, on yıl boyunca altı rakibiyle çalışan ayartmama davranışı içinde olduğu tespit edilen şirkete verildi ve ceza 79 milyon lirayı aştı.

Bunun yanı sıra soruşturma sürecinde bazı şirketler, ihlalin varlığını kabul ederek uzlaşma prosedüründen yararlanmıştır. Dolayısıyla belirtilen tutarlara uzlaşma kapsamında verilen idari para cezaları dahil değildir.

Kurulun ilaç kararındaki tespitler, şirketlerin dikkat etmesi gereken noktaları gösteriyor:

  • İç yazışmalarda "off-limits" ve "centilmenlik anlaşması" gibi ifadeler kullanılmıştı. Yazılı bir sözleşme aranmadı; yazışmalar yeterli görüldü.
  • Kurul bu uygulamaları "amaç bakımından" ihlal saydı. Yani rekabeti fiilen ne kadar bozduklarının ayrıca ispatı aranmadı.
  • Şirketlerin "aramızda zaten transferler oldu" savunması reddedildi. Bazı transferlerin gerçekleşmiş olması, anlaşmanın varlığını ortadan kaldırmadı.

Rekabet Kurumu, Aralık 2024'te yayımladığı İş Gücü Piyasalarındaki Rekabet İhlallerine Yönelik Kılavuz ile çerçeveyi daha da netleştirdiğini görüyoruz. Kılavuza göre şirketler farklı sektörlerde faaliyet gösterseler bile aynı çalışanlar için yarışıyorlarsa işgücü piyasasında rakip sayılabiliyor. Bir rakibin çalışanını işe almadan önce o rakipten onay alma şartı bile çalışan ayartmama anlaşması olarak değerlendirilebiliyor.

Aman dikkat yaptırımlar çok ağır!

Kanun, rekabeti sınırlayan anlaşmalara katılan teşebbüslere yıllık gayrisafi gelirlerinin yüzde onuna kadar idari para cezası verilmesini öngörüyor.

İhlalde belirleyici etkisi olan yöneticilere ve/veya çalışanlara da şirkete verilen cezanın yüzde beşine kadar ceza verilebiliyor (4054 S.K. m.16).

Bu anlaşmalardan zarar gören çalışanlar da uğranılan maddi zararın ya da zarara neden olanların elde ettiği veya elde etmesi muhtemel olan karların üç katı oranında tazminat isteyebiliyor (4054 S.K. m.58).

Burada bir ayrımı da belirtmeliyim. İşveren ile çalışanı arasında yapılan, süre, yer ve iş bakımından sınırlı bir rekabet yasağı sözleşmesi, Borçlar Kanunu ve yerleşik Yargı içtihatlarının izin verdiği çerçevede geçerli olabilir. Yasak olan, iki şirketin kendi aralarında çalışanların hareketini mevzuata aykırı kısıtlayan bir düzen kurmasıdır.

Şirketlere naçizane önerilerim:

  • İK ekiplerine rekabet hukuku eğitimi verin.
  • Sektör toplantılarında ve WhatsApp gruplarında bu konuların konuşulmasını yasaklayın.
  • Tedarikçi ve danışmanlık sözleşmelerinizdeki çalışanı ayartmama hükümlerini gözden geçirin.

Sözün özü “Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmayın”

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat