CHP nereye!
- GİRİŞ17.11.2014 10:09
- GÜNCELLEME18.11.2014 09:52
CHP Türkiye’nin “demokrasi öncesi tarihinin” zihniyetinden, politik ideolojik yapısından, bir eleştiri yaparak çıkıp Türkiye’nin demokratikleşme sürecine uygun bir siyasi partiye dönüşebilir mi?
Bu çerçeve içerisinde CHP’ye yöneltilen eleştirilerin şu noktalarda ortaya çıktığını özetlenebilir: Bir, CHP tek parti dönemiyle ilgili bir “özeleştiri yaparak”, demokratikleşme sürecinde kendisine yeni bir zemin açarak, buradan Türk siyasi hayatına yeni bir katkı yapabilecek midir? İki, CHP bugünkü toplumsal sistem içinde, kendisine yeni toplumsal müttefikler oluşturarak, yeni bir dille yeni bir siyasal taban inşa etmeyi başarabilecek midir? Üç, parti bugünkü Türkiye’nin sorunlarına ilişkin yeni bir program, yeni bir siyasal yaklaşım ve yeni projeler üretebilecek midir?
Siyaset ve yenilenme sorunu
Sorun CHP’nin dün ve bugün arasındaki ilişkileri eleştirel bir siyasetle ortaya koyup, dünü aşarak bugünü yakalayıp yarına dair ümit veren bir siyasete yönelmesinde düğümlenmektedir. Bu partinin, geçmişte 1970li yıllar Türkiye’sinde yapmaya çalıştığı “halka açılım”, “sosyal demokrasi”, “halkçı Ecevit” mitosunun etrafındaki değişim çabası yetersiz kalmıştır. Bu başarısızlığın sebepleri arasında, soğuk savaş ortamının kutuplaşmış eksenleri içinde sıkışıp kalmanın önemli payından söz edilebilir. Bununla beraber, o günde bugünde “anti demokratik tarihsel mirasla yüzleşmenin yapılamamış olmaması” temel bir eksikliktir ve bu yapılamadığı sürece, partinin bütün değişim iddiaları toplumsal düzeyde “değişimin gerisinde kalmak” diye algılanmaktadır.
Burada “değişim” diye partinin içinde, mezhepçi bir hizbin yükselmesinden veya ayrılıkçı Kürt hareketinin söylemlerinin bir başka hizip tarafından seslendirilmesinden, sahiplenilmesinden kastedilmediğini söylemeye gerek yoktur sanırım. CHP içinde son zamanlarda bazı hiziplerin bu “değişim beklentisini” fırsat bilerek, böyle bir siyasal nitelikten uzak “geri bir anlayışı” parti içinde sesleri duyulacak kadar ortaya koymaları, ciddi bir sorundur. Ciddi bir sorundur, çünkü bu unsurlar partiyi daha geri bir noktaya taşıyarak, partinin değişim sorununu bütünüyle bir çıkmaza sokmaktadırlar.
CHP’yi HDP çizgisine benzer, “etnik ayrılıkçı bir söylem” üzerinden siyasete zorlamak veya “mezhepçi bir anlayışın siyasetine sıkıştırmak” demokratik bir açılımı imkânsız hale getireceği gibi, partiyi toplumsaldan, etnik ya da mezhepsel “cemaatleşmeye” götürmekten başka bir sonuç yaratmaz. Bunun, CHP tabanında tarihsel olarak da bugün de var olan milli hassasiyetlerle çelişeceği açıktır.
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol