Farklı iktidar alanlarına sahip olanlar
- GİRİŞ11.03.2015 09:36
- GÜNCELLEME11.03.2015 09:36
Doğrusu bu kadar öfkeyi, düşmanlık duygusunu siyasi rekabetle izah etmenin bir anlamı olamaz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Başbakan Davutoğlu’na karşı gösterilen tahammülsüzlüğün paranoyak bir hal alması sadece “sosyal-psikolojik” bir mesele olabilir mi?
Bütün toplumsal sistemlerde muhtelif iktidar alanları bulunmaktadır. Siyasal iktidar alanı bunlardan sadece biridir. Kapalı siyasal rejimlerde bütün iktidar alanları devlet vasıtasıyla tek bir iktidar grubunun denetimi ve baskısı altında olduğu için, bu tür rejimlere “totaliter” adı verildiği bilinen bir husustur.
Türkiye’nin geleneksel iktidar elitlerinin öfkesinin, paranoyak bir hal alan davranışlarının temelinde yatan şey, geçmişte totalitarizme varan bir baskı düzeninin ”bütün iktidar alanları üzerinde sağladıkları hâkimiyeti, tahakkümü kaybetme korkusudur”. Aksi takdirde, ortada hiçbir şey yokken sadece bir parti halkın çoğunluğunun tercihini alarak hükümet kurdu diye, bunca yıl sonra dahi Menderes düşmanlığı yapabilir miydi? Yine bir askeri darbeden sonra ilk seçimi kazandığı için Özal’a gösterilen tepki ve tahammülsüzlük nasıl açıklanabilirdi!
Farklı iktidar alanları
Bugün, “egemen iktidar elitleri” için durum vahimdir. Menderes, hatta kendileri ne kadar farkında olmasalar da AP kadroları, elbette ki Demirel ve Özal mevcut iktidar blokunun hâkimiyetindeki iktidar sahalarından sadece birine, “siyasi olana” dönük bir hareketi temsil etmekteydiler. Onların hepsi siyasi iktidarı ele geçirerek, halkın seçtiklerinin siyaset sahasında hâkim olması gibi mütevazı, meşru bir amacın mücadelesini yapmaktaydılar. Belki sadece Özal, bu işin yani yalnızca siyasi iktidara sahip olmakla mümkün olmayacağını düşünerek, daha köklü bir “demokratikleşme projesine” ihtiyaç olduğunu hissederek yeni bir program hazırlama gereği duymuştur, fakat ne bunu taşıyacak siyasi kadroya sahiptir, nede böyle bir hareketin dayanacağı sivil zemin mevcuttur. Bunlar olsaydı bile esas yapının, statüko denilen kurulu düzenin o günlerde buna izin vermeyeceğini, vermediği bilinmektedir.
Paranoyak öfkenin, kinin, saldırganlık duygularının kaynağında yatan tükenmek bilmeyen Erdoğan düşmanlığının altında yatan, “siyasi iktidar alanında hâkimiyet kurmanın” sadece seçim kazanmakla, hükümet kurmakla mümkün olmadığının bu dönemde ortaya çıkmış olmasıdır, Erdoğan’ın bunun üstüne gitmesidir. Bir anlamda siyasi alanda iktidar olmak, aynı zamanda devlet içindeki bütün ideolojik, anti-demokratik iktidar ilişkilerini tasfiye etmek demektir.
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol