Bu bahar başka bahar olsun

  • GİRİŞ23.03.2015 10:12
  • GÜNCELLEME23.03.2015 10:12

Buraya gelmek kolay olmadığı gibi, işin henüz tamamlanmadığını, önümüzde yürünmesi gereken uzun bir yol olduğunu görmek gerekir. Meseleye analitik olarak bakıldığında, “Kürt meselesinin sadece bir etnik-toplumsal bir sorun olmadığını görmek kolaylaşacaktır. Meselenin tarihi bir boyutu vardır ve o da imparatorluğun parçalanmasıyla ilgilidir”. 

Bitmeyen oyun

Batı sömürgeciliği, birinci büyük savaşta Türkiye’nin imparatorluk topraklarını yağmalayıp, nihai olarak Türklerin bu topraklardaki bin yıllık varlığına son vererek, bütün İslam coğrafyasını işgal edip, “Haçlı Seferlerinin” emelini gerçekleştirmek arzusundaydı. Aslında batılıların “şark mesesi” dedikleri şey de, böylece bütünüyle çözülmüş olacaktı. Bu mümkün olmadı, önce Çanakkale’de en güçlü, azgın zamanında yenildiler, arkasından milli mücadele ile Türkiye imparatorluğunu kaybetmiş olsa da bu coğrafyada ki varlığını sürdürmeyi başarmasını bildi. 

Batı açısından, “batılılaşma ideolojisiyle, batının vesayetine sokulmuş bir Türkiye’ye tahammül etmek mümkün olabilirdi, fakat bu ülke demokrasiye açılıp, halkı kendi kültür ikliminde yaşamayı tercih edince, kendi medeniyet coğrafyasına duyarsız kalması, kaçınılmaz olacaktı ki, bu batı açısından kabul edilecek bir durum değildi. Bu alanda, yeni bir ilişkiler ağı oluşturup, imparatorluk coğrafyasında eski sömürge ve batıya bağımlı yapılarda ortay çıkan değişim eğilimleriyle etkileşim başlayınca, artık batının buna sessiz kalınması beklenemezdi. Ortadoğu coğrafyasında güçlü bir Türkiye, batının tahammül sınırlarının dışında olan bir ülke demektir. 

Batı “Türkiye içindeki Kürtleri Osmanlı İmparatorluğu’nun tasfiyesinin tamamlanmamış son parçası olarak değerlendirdiğini gösteren birçok olay bulunmaktadır. Batılı merkezler tarafından yıllardır yeniden bir parçalama-paylaşma planı hazırlandığını, fakat tabiri caizse ‘soğuk savaşın’, Sovyet tehdidinin bunun eyleme sokulmasını geciktirdiğini söyleyebiliriz”. Aksi takdirde, bölge üzerinde ayrı bir plana sahip olan, cumhuriyetlerine bir de Kürt Sovyet’ini ekleme hazırlığında olan Ruslarla yarışacaklardı ki bunu göze almayı riskli görmeleri o konjonktür içinde anlaşılabilir bir durumdur. 

yazının devamı için tıklayınız

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat