Siyaset sahasını daraltmak
- GİRİŞ15.10.2015 10:16
- GÜNCELLEME15.10.2015 10:16
Bu hüzünde derin bir acıyla birlikte, kaygıdan çok ‘ne olduğunu anlıyoruz, ülkemiz saldırı altında ve biz bunun nedenini biliyoruz’ şeklinde vakur bir tavır saklıydı.
PKK terörünün yıllarca döktüğü kana, şimdi kitlesel ölçekte bir katliamın eklenmesi ‘insanımızda terörün mahiyeti, karanlık yapısı hakkında ancak sağduyu ile ulaşılabilecek bir bilinç yaratmıştır.’ Bu kanaatim, konuştuğum görüştüğüm çok sayıda esnaftan işçiye, gençten yaşlıya farklı kesimlere mensup insanları dinledikçe daha da güçlendi.
Sokakta oynayan çocuğu, Diyarbakır’da lokantada çalışan garsonu, karısı ve çocuğunun yanında doktoru, yatağında uyuyan polisleri, hendeklere bomba koyup yoldan geçenleri katledenlere karşı mücadele eden, halkın güvenliğini sağlayan polis ve askerleri şehit eden terör cinayetleri, muhtelif sendika ve örgütlerin mitinglerine yapılan bombalamalar, Ankara’yı acıya boğan terörist saldırı, milletin vicdanında tüm Türkiye’ye yapılan saldırılar olarak algılanmış ve arkasında aynı karanlık yapının bulunduğu kanaati herkes tarafından paylaşılır olmuştur.
Terör kimlik sormaz
Bunu, sadece konuştuğumuz insanların söylediklerinde, yüz ifadelerinde değil, Konya’da milli maçta elli bin kişinin bir araya geldiği ortamda yükselen atmosferde görmek, hissetmek mümkündür. Yaşanan PKK saldırılarına karşı oluşan bilinç, bütünüyle ‘terörü lanetleyen bir birlik duygusu yaratmış’ bulunmaktadır.
Ankara katliamının arkasından, devleti suçlayanlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan, Başbakan Davutoğlu’na kadar devletin bütün kadrolarına saldıranlar, bu cinayetin orada hayatını kaybeden insanlarla birlikte devlete yönelik bir saldırı mahiyeti taşıdığını görmezden gelenler, Türkiye’ye dönük terör stratejisinin içinde yer alanlardır.
Bu bağlamda HDP’nin durumu ilginçtir. ‘Terör örgütüne karşı siyasetin gücünü kullanamayan HDP’ onun vesayetinde kalarak, kendisi için “7 Haziran’da açılan siyaset sahasını kısa sürede terk etmiş, bütün ümidini örgütün şiddet yoluyla bölgenin içinde bir hâkimiyet alanı, bir kurtarılmış bölge oluşturmasına bağlamış, kendisine BAAS tipi militer bir model içinde yer aramaya girişmiştir.”
Ankara katliamından sonra bu parti yöneticilerinin, terörün tahrip edici sonuçları daha orta yerdeyken kullandıkları saldırgan, suçlayıcı söylem, bir anlamda onların terörle iç içeliğini görünür kılmıştır. Daha şehit cenazeleri gelirken, şiddet dilini kullanan, teröre karşı en küçük bir eleştiri yapamayanların, Ankara katliamını açıkça araçsallaştırarak kaba bir siyasi rant elde etme girişimi, terörü kutsallaştıran yaklaşımın sahiplerinin kimliği, bizzat Ankara’yı kana bulayan saldırıyla toplumsal hafızada yerini almıştır.
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol