Statüko bin yıllık kardeşliği bozabilir mi?

  • GİRİŞ11.12.2015 09:44
  • GÜNCELLEME11.12.2015 09:44

Bahar Devrimleriyle birlikte kendi kaderine sahip çıkan mazlum insanların dünyasında yaşamanın bedeli oldukça ağırdır.”

Dünya enerji kaynaklarının burada yoğunlaşmış olmasının bunda önemli bir rolü bulunduğu açıktır; Sanayi Çağıyla birlikte önce petrolün, arkasından doğalgazın enerji kaynağı olarak kullanımının yaygınlaşması, bölgeyi yağmalamak isteyenlerin sıraya dizilmesine sebep olmuştur. Esasen sömürgeci ülkelerin İmparatorluğu parçalamasının da aynı nedenlere dayandığını, bu yüzden petrolün çıktığı toprakların bir karışının dahi Türklere bırakılmayıp, el konduğu biliniyor. Türkiye’nin sınırları biter bitmez neredeyse hemen her yerden petrol fışkırırken, enerji kaynakları olmayan bu alanda mutlak bir dışa bağımlılığın tesadüfen ortaya çıktığını kimse iddia edemez.

Eskinin sahipleri

Bugünlerde bu bağlamda Musul konusunu sıkça hatırlamak gerekiyor. Misak-i Milli sınırları içinde olan Musul’un resmi sınırlarımızın dışında kalmasının sebep olduğu iki önemli sorundan biri; ‘Kürt sorunuyla’ ilgilidir, diğeri uzun yıllar boyunca kalkınmamızın önünde engel olarak duran enerji açığı meselesidir ki, bu her yıl yaklaşık olarak dışarıya ödenen 60 milyar dolarlık enerji bedeli anlamına gelmektedir. Eski statünün ve sorunlarının artık geride kaldığını söylemek mümkündür. İmparatorluğu tasfiye eden süreç çoktan tamamlanmış ve tarih olmuştur. Hatta daha ileriye giderek denilebilir ki; şimdi bu coğrafyada eski statükoyu tasfiye eden yeni bir süreç yaşanmaktadır. 

Yeni sürecin parametrelerine baktığımız zaman, öncelikle bölgenin dinamiklerini ve bölge dışından gelen müdahaleleri birbirinden ayırmak gerektiğini görürüz. Bölge dinamikleri diye bahsedilmesi gereken hususlar arasında; Batı’nın sömürgecilik mirasının, bu ülkelerin toplumsal-siyasal gelişme talepleriyle çelişiyor olması yer alır. 

“Batı sömürgeciliğinin denetiminde veya Batı modelinde kurulan ulus-devlet yapıları, artık bu ülkelerde yaşanan toplumsal değişim dalgalarının ortaya çıkardığı milletleşme süreçleri karşısında işlevlerini kaybetmek durumunda kalmaya başlamıştır.” Yaklaşık yüz yıl içinde yaşanan ekonomik gelişmeler, başta Türkiye olmak üzere, bölgesel ölçekte ortaya çıkan entegrasyon eğilimlerinin küresel dalgalarla eklemlenmesinin yarattığı yeni toplumsal hareketler, eski statükoyu derinden sarsan etkilerin arka arkaya ortaya çıkmasına yol açmaktadır.

yazının devamı için tıklayınız

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat