Devlet ve tuzak

  • GİRİŞ23.01.2009 08:34
  • GÜNCELLEME23.01.2009 08:34

Zaman’dan Ekrem Dumanlı’nın 20 Ocak Salı tárih ve ‘Bu Tuzakların Hesábını Kim Verecek?’ başlıklı yazısını okurken acı acı gülümsemekden kendimi alamadım. ‘Un certain Sourire’ diye göğüs geçirirdi muhtemelen müteveffá Françoise Sagan... Türkçe’ye ‘Acı Tebessüm’ diye mi çevrilmişdi ne...

Ekrem Dumanlı burada Devlet’in vatandaşlarına kurduğu tuzaklardan bahsediyor ve şu cümlelerle bitiriyor:

‘Despot her hamle bir gün ortaya çıkıyor. Keşke hukukun üstünlüğüne herkes can u gönülden inanabilse. Ve çok net bir şekilde sesini yükselterek ‘Devlet hiç kimseye tuzak kurmaz!’ diyebilse. Tabii bunun için her şeyden önce kör olası ideolojik labirentlerden kurtulmak gerekiyor.’

Benim zehr-handıma sebeb Devlet’in bu işi huy edinmiş olması. ‘Zehr-hand’ zehirli gülüş demek. Gençlerin de anlaması için günümüz Türkçesi’yle ifáde edecek olursak ‘a venomous smile’ oluyor pey-der-pey...

Peki, huy edindiğini nerden biliyorsun diyecek olursanız bana da kurmuşdu da ordan biliyorum:

12 Eylül Zorbaları benim ‘Der Spiegel’ Dergisi’nde yayınlanan ve onların aslında Kemalist memalist değil düpedüz ‘Enverist’ olduklarını delilleriyle ortaya koyan bir yorumum üzerine hakkımda tutuklama emri çıkarmışlar, fakat bunu bana tebliğ etmemişlerdi ki Türkiye’ye girerken o márifetli güzelim elleriyle yakalayıversinler! Yıl 1981... Demek 28 senedir aynı metodlar hálá cárî. 81’den önce de kimbilir kaç senedir uygulanıyordu!

Daha sonra iş alenîleşip avukatım neden tebliğ etmediklerini sorunca da evlere şenlik bir cevab vermişlerdi. Efendim, adresimi bulamamışlar!!!

Tasavvur buyrulsun ki Almanya’nın bir büyük şehrinde yaşıyorum. Her hafta en az bir televizyon programında sunucu veyá yapımcı olarak var’ım. Ortalama iki üç radyo programında politik yorumlarımı kendi sesimle yayınlıyorum, Türk Sefáreti yıllardır adıma dávetiyeler yolluyor ve üstelik bütün bunlar bir yana telefon rehberinde de adım sanım záten yazılı!

Ama onlar bulamamışlar!!!

Bilmeyen de sanır ki Usáme bin Ládin’in peşindeler...

Fakat bu gibi konularda genellemelerden sakınmak gerekir.

Evet, bana tuzak kuran ‘Devlet’di ama o tuzağı el altından haber verip içine tökezlememekliğimi sağlayan da yine ‘Devlet’di!

Demek ki ‘o’ devlet, ‘şu’ Ermeniler, ‘bu’ Ruslar, ‘die’ Deutschen, ‘ces’ Français, ‘these’ Americans diye bir şey yok.

Üstelik o zor yıllarda pasaportumun süresi dolup da ya Alman vatandaşlığına geçmek ya da ‘heimatlos’ (vatansız) statüsüne düşmek alternatifleriyle yüzyüze kaldığım zaman, o sıralar Almanya Sefîrimiz olan ve kendi takdir yetkisini son haddine kadar ‘iteleyerek’ pasaportumu altışar ay altışar ay uzatan Değerli Büyüğüm Váhit Halefoğlu da ‘devlet’ değil miydi?

Váhit Bey benim, en azından Ankara’daki eli kanlı Atatürk soytarılarına inad Türk vatandaşlığında ısrarcı olduğumu biliyordu. Gerçi tek sebeb bu değildi, normal şartlarda da bu hakkımdan ferágat etmeyecekdim, nitekim etmedim de, ama o vakit ön plana çıkan buydu. Ben Alman vatandaşı olsaydım onlar sevinçle ellerini oğuşturacaklardı. 13.000 kişiyi kabîleden atar gibi kovan kendileriydi. Onlara ‘Türkiye babanızın çiftliği değildir!’ mesajı da vermek istiyordum.

Sanırım verdim de...

Şimdi onlar ‘sayfiye ressamı’ , ‘lokantada tek başına şeker şeker yemeklerini yiyen tonton ihtiyarcıklar’ ... Bense hálá buradayım.

YAĞMUR ATSIZ - STAR
yagmuratsiz@stargazete.com

Yorumlar1

  • atalay yaman 16 yıl önce Şikayet Et
    mantıklı..!. Çünkü egemen güçlerin dün devletin eliyle yaptığını bu gun yine ama bu sefer saf değiştirmiş egemen güç yapıyor. Veben diyorum ki radikaller,marjinaller bırakın bu ülkeyi sınıflandırmayı..! dün kemalistler bu ekranlarda aynı şeyleri söylüyorlardı bu gun AB ve ABD ci liberalistler aynı terannüme... Lütfen biz sade vatandaş olarak 2 grubun güç yarıştırmalrından bıktık biz hem Dinimizi hemde Atatürk ü seven aynı zamanda vatan sevgisinde asla mahrum olamayacak kadar milliyetçi insalarız bizleri bırakın.
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat