Yuvarlak masanın yuvarlak siyasileri

  • GİRİŞ23.02.2022 11:05
  • GÜNCELLEME23.02.2022 11:05

Muhalefet partilerinin seçim hazırlıkları sürüyor. İlk olarak parlamenter sisteme geçiş için bir araya gelen ‘Millet İttifakı’ önderliğinde 6 partinin 2023 yılındaki seçimlere de birlikte girmesi bekleniyor. Kılıçdaroğlu’nun davetiyle 6’lı masanın ‘güçlendirilmiş parlamenter sistem’ gündemli yuvarlak masa toplantısı. Uzlaşılan metnin ilan edileceği tarih için ‘28 Şubat’ gibi darbeyle özdeşleşen bir günün seçilmiş olması ise tartışılıyor. 

Partilerin ortak açıklamasında, ‘Yeni sistemle ilgili mutabakat metninin kamuoyuna takdimi üzerine görüştük ve 28 Şubat 2022 tarihinde milletimizle paylaşılmasında mutabık kaldık’ denildi. 

Necmettin Erbakan’ın başbakan, Tansu Çiller’in başbakan yardımcısı olduğu 28 Şubat 1997’de yapılan Millî Güvenlik Kurulu toplantısı sonucu açıklanan kararlarla hükümete ordu ve bürokrasi merkezli darbenin yapıldığı gün 6 muhalefet liderinin mutabakat açıklayacak olmasını bu millet affetmez. Hesabını da oylarıyla gösterir.   

Kılıçdaroğlu bir sonraki toplantının tarihinin 28 Şubat olarak belirlenmesinde özel bir anlam olmadığını ifade ederek ‘Bir sonraki toplantı için hazırlıklar yapılması gerekiyor. O açıdan mümkün olan en uygun zamanı 28 Şubat olarak belirledik’ diyor. CHP öncülüğünde toplanan bu masa; Kılıçdaroğlu’nun yuvarlak masası. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı seçimlerde bir türlü yenemeyen CHP’nin hizmetinde bulunmaktan da çekinmiyorlar. 

‘28 Şubat darbe sürecinin başlama tarihinde buluşmak üzere’ diyebiliyorlar. Düne kadar çeşitli yaftalarla da suçlayanlar da aralarında. Hepsi el ele vermişler. Erdoğan’ı devirmek için yola çıkmışlar. 28 Şubat 1997’de farklı bir tablo mu vardı? Sekülerizmin, paganizmin, Kemalizm’in, kutsalı olan Demokrasinin gereğini bile yerine getirmediler. Milletin oyuyla iktidar olan Erbakan hocanın devrilmesi için ittifak yapanlar, bugün de milletin oyuyla seçilen Cumhurbaşkanı’nı devirmek için bir araya geliyorlar. Tek hedefleri bu! 

Hiç mi şahsiyetiniz, kimliğiniz, kişiliğiniz yok. Üstelik din düşmanlığını kutsal hale getirdikleri ‘laiklik’ kılıfıyla ‘devletin temeli’ değiştirilemez, dokunulamaz putu yapanların partisinin etrafında toplanabiliyorlar. 

Milletin oylarıyla hiçbir zaman iktidar olamayan (sadece ihtilallerle, hilelerle, milletin oyuyla gelenleri yıktırarak) askerî hareketlerle (muhtıralarla) geçici de olsa hükümet kuran (milletvekili transferleriyle) başörtüsüyle milletinin oyunu alıp yemin için girdiği Meclise sokmayanlarla ittifak! Dini hayattan uzaklaştıran, vicdanlara hapseden ‘Cuma namazı’nı evde kılan, ‘15 Temmuz’u yapanların himayesinde evde TV başında seyredenle, yuvarlak masada buluşmak. 

Yuvarlak adamların yuvarlak masada ittifakı. Anıtkabir’e gidip iman tazeleyenlerle ‘zillet ittifakı’na ‘millet ittifakı’ diyenler; yuvarlak adam olunca yuvarlak masa da onlara çok yakıştı. Birbirlerine ettikleri hakaretleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun; Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu, Meral Akşener için söylediklerini yazsam sayfa dolar. 

“Temel Karamollaoğlu, ‘Madımak sorumlusu’ belediye başkanı” sıfatını kullandığını olsun yazayım. Bütün yaptıklarından şimdi kurtulmuşlar. CHP’nin yapısını hiç önemsemeden yuvarlak masaya oturabiliyorlar. Devlet, vatan, bayrak düşmanları terörün siyasi temsilcileriyle (HDP) olan  ittifaklarına girmiyorum. Bildiğiniz tek parti dönemini, Menderes’i astırmalarını, Özal’ı zehirlemelerini, Muhsin Yazıcıoğlu’nu katletmelerini, milletin iktidara getirdiği Erbakan’ı indirmelerini ‘hedefe ulaşmada her yolu mübah’ görmelerini bile hatırlamaz mısınız? Bu milletin ruh kökünü kurutan CHP’yi bırakın. Milliyetçi, liberal, muhafazakâr, dindar olan kitlenin temsilcileri, nasıl bu duruma düşer. Vefa, sadakat, fazilet, ahlaki sorumluluk, insani bir duruşun hepsini egoizminiz, hırsınız, ihtirasınız sildi süpürdü. 

Sizi adam yerine koyup Ak Parti iktidarında önemli görevler veren kimdi? O makamlara hakkınızla, ehliyet ve liyakatinizle mi geldiniz? Ayrıca Tayyib Erdoğan’ın maiyetinde iken bile Abdullah Gül için çalıştığını söyleyecek kadar da edep ve hâyâsını kaybetmiş insanlara ne anlatabilirsiniz ki. Üstelik sizin yaptıklarınızın benzerini yapan Abdullah Gül’ün yaptıklarını da unutmamak lazım. Erdoğan’ın karşısına tekrar aday olmak istiyordu. Yaşını başını almış köşesine çekilmesi gereken de ‘bilge adam’ olarak lanse ediliyor. 

Yuvarlak adam’ların yuvarlak masası! Tam bir ‘zillet ittifakı’ yapıyorlar. Ne plan, ne proje, ne devleti/milleti/ülkesi için bir çalışma. Hiçbiri yok. 

Sadece gözlerini hırs bürümüş egolarının esiri olmuşlar. Yaptıkları; yalanın, dolanın, sahtekârlığın, iftiranın suçlarının cezasını bu millete ödettiren partinin ortağı olmak. Hakikaten yuvarlak masanın yuvarlak adamlarına yakışıyor. Ahmet Davutoğlu, başörtü düşmanlarının öncülüğündeki ittifakı masum göstermek için çalışıyor. 

Temel Karamollaoğlu’nun başkanlığını yaptığı Saadet Partisi’nin yaptıkları gibi. (Kamalak örneği yeter. Avukat hanıma avukatlık yaptırtmayan CHP ile beraber olmak) Anayasa Mahkemesi’ne gidip, meşhur “Başörtü laikliğe aykırıdır” kararını aldıran partiyle ittifak! Üniversiteli, liseli öğrenciler, memurlar ve bütün herkes için getirilen başörtü serbestliğine, CHP’liler, mesela avukatlar için Danıştay’a müracaat ederek, yasağın devam etmesini isteyenlerle ittifak. 

İki partisini devlet düşmanlığı suçlaması ile kapattıkları Milli Görüş’ü, şimdi bir başka Milli Görüşçü Cumhurbaşkanını seçtirmemek için yuvarlak masada yuvarlak adamlık yapıyorlar. Dindar cumhurbaşkanını indirmek için CHP’nin koltuk değneği olmaya gönüllü dindarlar sizlere de yazıklar olsun. Yuvarlak masanın yuvarlak adamlarının yapacağı iş. Zalimlerle, hak-hukuk tanımayanlarla, milleti millet yapan değerlerin düşmanlarıyla ‘suç ortaklığı’yla milletin içinde nasıl dolaşabileceksiniz? Yuvarlak adamların yapısı bu! İkinci yuvarlak masa, 28 Şubat tarihinde. Bunlar; bu millete hizmet vesilesi olacak çalışmalara, zaman ayırmazlar. Yuvarlak adamlardan boşuna asaletli ‘dik duruş’ bekliyoruz. 

Bari şu ayeti düşünsünler.  “Zalimlere, haksızlık edenlere karşı en küçük bir meyil göstermeyin, güvenip dayanmayın. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka veliniz (dostunuz) yoktur. Sonra size yardım da edilmez. Büsbütün yardımsız kalırsınız.” (11 Hûd 113)

YENİ AKİT GAZETESİ

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat