Gelin, Düğün, Kader!
- GİRİŞ08.08.2008 12:32
- GÜNCELLEME08.08.2008 12:32
Akad ustaya selam verdikten sonra yazımızın gelinine geçebiliriz.
Gelinimiz bir çalışma arkadaşımız.
Önceki gün düğünü vardı.
Yozgatlı bu kızımızın düğününde, Malatyalı damadımız Kürk kökenli olduğu için önce uzun uzun halaylar çekildi.
Sonra kız tarafı piste attı kendini.
Ne çiftetelliler oynandı.
Sonra sonra fark ettim ki, Kürt kökenli Malatyalılar da çok güzel çiftetelli oynuyor; Türk
Yozgatlılar da çok iyi halay çekiyor.
Ne önce pisti halayla işgal edenlerin tamamı Kürt’tü; ne sonra rövanş için çiftetelli ve benzerlerine saranların tamamı Yozgatlıydı
Masamızda annesi Malatyalı, babası Trabzonlu çalışma arkadaşımız vardı; yan masada Arnavut olduğunu inadından bildiğimiz başka bir çalışma arkadaşımız. Onun kocası da İç
Anadolu’dan bir Türk’tü.
Sonra biraz daha dikkat ettim;
Düğünde herkes vardı; Gürcü, Laz, Abhaz, Çerkez, Arap, Arnavut, Boşnak, Kürt, Türk
Garanti ediyorum Yozgatlılar’ın arasında da Kürtler’in arasında da geçmişteki anneanneler, babaannelerden Ermeni olan, Rum olan bile vardı.
Hepimizin ortak adı Türk’tü. Hepimiz Müslümandık.
Hepimiz halay da çektik, çiftetelli de oynadık.
Düğün pisti bir mikro Türkiye’ydi.
Kimsenin sorunu değildi kimin hangi kökenden geldiği.
Malatyalı Kürt damadın ve Yozgatlı Türk gelinin çocukları olacaktı; buralı, Müslüman;
Ayşe, Fatma, Zeynep, Elif, Tuba, Figen, Arzu, Özlem, Ali, Mehmet, Hasan, Hüseyin, Tarkan
diye çağrılacak ve adına genel olarak ve bütün dünyada Türk denilmesinden gocunulmayan çocuklar
Yazımızın başlığındaki üçlemede yer alan kader ise, belki 2001 yılında örülmüştü.
O yıl korgenerallikten orgeneralliğe yükselecek isimler arasında Hurşit Tolon ve İlker Başbuğ da vardı.
Hurşit Tolon o yıl çok sevinmişti muhtemelen; çünkü orgeneral olmuştu.
Başbuğ üzülmüş müydü, bilemiyoruz; ama o, bir yıl daha korgenerallikte bekleme almıştı.
Bu kararlar, Tolon’u Ege Ordu Komutanlığı’na gönderirken; Korgeneral olarak askerlik yaşamına devam eden İlker Başbuğ’u MGK Genelsekreter Başyardımcılığı’na taşımıştı.
Eğer o yıl Başbuğ orgeneral olsa ve Tolon bir yıl bekleme alsaydı; acaba bugün Tolon
Genelkurmay Başkanı mıydı? Acaba Başbuğ şimdi nerede olurdu?
Bu sorunun cevabını vermek imkansız.
Ben bunları düşünürken, Türkiye, kendisini Kürt, Türk, Arap, Boşnak, Laz, Çerkez, Arnavut
diye kategorize ederek planlar yapan şebekelerle ilgili her gün yenisi ortaya çıkan belgelerle çalkalanıyordu.
Kendilerini onlarca parçaya bölmeye çalışanlara ise, millet, cevabını pistte veriyordu; omuz omuza halay çekerek; karşılıklı çiftetelli oynayarak
Bütün bunları yaparken gelini kutluyor; düğüne katılıyor ve hiçbir millete nasip olmamış kaderine, hiçbir millette görülmeyen bir bilinçle rıza gösteriyordu
YAŞAR TAŞKIN KOÇ
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol