Darbecileri yanıltan iki büyük güç

  • GİRİŞ30.08.2008 11:15
  • GÜNCELLEME30.08.2008 11:15

Biliyorsunuz, bu hafta içinde yapılan Irak-ABD görüşmelerinde, Amerikan askerlerinin çekilmesiyle ilgili ciddi kararlar alındı. Öyle görünüyor ki 2011'den itibaren Irak'ta yoğun bir ABD gücü kalmamış olacak.

 

Görüşmelerden sonra, ABD Dışişleri Bakanı Rice da çekilmeyle ilgili olarak Türkiye'nin yardımına ve görüşlerine ihtiyacı olacaklarını belirtti.

 

ABD'nin Irak'tan çıkmayı tasarladığı; bu çıkışı doğal olarak güvenli hale getirmeyi düşündüğü; kendisinden sonra Irak'ta istikrar olmasını istediği; hele ki bu istikrarı Kuzey Irak'ta şiddetle istediği düşünülürse, bu manzarayı bozabilecek en önemli unsurun Türkiye'de yaşanacak bir iç kargaşa ve kaos olduğu görülür.

 

İstikrarsız bir Türkiye; istikrarsız bir bölge ve hele ki Irak ve en çok da Kuzey Irak'tır.

Üstelik yalnız Ortadoğu değil, Balkanlar ve Kafkaslar'da değişen dengeler Türkiye' yi çok net biçimde istikrarlı olmaya zorlamaktadır.

 

Kafkaslar'da operasyona girişen ABD, AB ve karşı hamle yapan Rusya'dan, bölgede etkin olmaya çalışan Japonya, Çin gibi uzak büyük güçlere kadar kimse Türkiye'de sonu belirsiz bir kargaşa yaşanmasını hiç  ama hiç istemiyor.

 

Avrupa Birliği Genişleme Komiseri Rehn, alışık olduğunuz kalıplarda hangi kimliği ve gücü temsil ettiğini anlayamayacağınız birisi olabilir; Rehn, dünyadaki en önemli güçlerden birisinin başkanıdır aslında. Ve kapatma davasıyla ilgili olarak defalarca ve kuvvetle ve bizatihi Türkiye'de böyle bir mahkeme kararına ve getireceklerine yani aslında istikrarsızlığa karşı olduklarını açıklamıştı.

 

ABD genelde sessiz ya da ortadan giden bir yol yerine eski örneklere oranla daha güçlü biçimde kapatmaya karşı çıkmıştı.

 

Bu örnekler pratik, somut örnekler olmakla beraber bunların arkasında yatan sebepler için basit ama önemli teorik açıklamalar da mümkündü; dünya sermaye akışı ve yapısı içinde artık Türkiye de önemli bir rol üstlenmişti. Aynı havuz içindeydi. Borsanızdaki tepetaklak gidiş; yatırımlardaki duraklama; büyümenizin gerilemesi sizin kadar elin oğlunu da ilgilendiriyordu.

Ülkenizdeki kargaşa; ekonomik yıkım; maceraperest girişimler Güney Kore'deki ev kadınından Malezya'daki işadamına, Wall Street'teki alıcıdan İngiliz emekliye kadar herkesi ilgilendirir halde.

 

Bundan sonra da ilgilendirir olacak. Tıpkı, bu ülkelerdeki olumlu ya da olumsuz gelişmelerin bizi de neredeyse birebir etkiliyor/etkileyecek olması gibi.

Bütün bunlardan Türkiye'nin kendi kaderi üzerindeki belirleyiciliğini kaybettiği anlamı çıkarılmasın. Her ülke ve her millet hala kendi kaderini belirlemek konusunda küçük veya büyük etkiye sahiptir.

 

Türkiye de orta büyüklükte, ciddiye alınır, hatırı sayılır bir potansiyelle kendi kaderi için belirleyiciliğini korumaktadır.

 Sorun, Türkiye'de bugüne kadar gidişata, rejime müdahalelerin Türkiye'yi kapitalist sisteme, dünyanın genel gidişine uygun hale getirmek için yapılmış olmasının gözden kaçırılmış olmasıdır.

 

Bunu gözden kaçırdığınızda ise Silahlı Kuvvetler ve benzeri güçlerin, kapatma davasında kapatmadan yana olduğu zehabına kapılırsınız.

 

Acaba gerçek bu mu?

 

Özel olarak bu alanın uzmanı değilim ama ben Silahlı Kuvvetler ve benzeri güçlerin müdahalelerinin Türkiye'nin batıyla bütünleşmesi adına yapıldığını düşünüyorum.

 

AK Parti yönetimi zaten Türkiye'yi dünya açmışken; zamanın araç ve gereklerine göre bir Türkiye tasarımı içindeyken, söz konusu güçler neden bunu tersine çevirecek bir hamleye gerek duyacaklardı?

 

AK Parti'yi kapatma davası bir anlamda rejimi değiştirecek; gidişatı dönüştürecek bir darbe girişimiydi.

 

Ve bu girişimin, ancak dünyayla bütünleşmeyi hızlandırması şartıyla desteklenebileceğini düşünmedi, kapatılacağına kesin gözüyle bakanlar.

 

Kapatmayı bir darbeye çevirmek isteyenler de sonuçları itibariyle böyle bir girişimin destek bulamayacağını anlayamadılar.

 

Yanıldılar.

 

Darbeler tarihimize bakınca darbeleri destekleyen diğer önemli bir unsurun da batıyla bütünleşmiş burjuvazi olduğunu görüyoruz.

 

Oysa, gerek darbelerin kendi dinamiğindeki "dış dünyanın baskılarını kabul etme ve ona uyum sağlama" gerekse son dönemde küresel sermayenin talepleri, Türk burjuvazisini kapatma davasından yana tavır alamaz hale getirmiştir. Bir kaçı hariç genelde TÜSİAD'ın açıklamaları; büyük patronların tek tek yaptığı bir çok açıklama, kapatmadan yana olmadıklarını açıkça belli etmiştir.

 

Son ayakta yer alanlar medya, üniversite ve bürokrasi.

 

İki güç yani TSK ve büyük burjuvazi destek vermeden yapabilecekleri ancak ortalığı kokutmaktı ki öyle de oldu; azimli gayretleri akim kaldı.

 

Kalmaya da mahkûmdu…

 

YAŞAR TAŞKIN KOÇ  - taskinkoc@gmail.com

Yorumlar10

  • Mustafa B. 17 yıl önce Şikayet Et
    Gözlerinizi açın artık. Ergenekon ve yandaşlarının kaos çıkartıp darbe yapmaya çalıştıklarını ve darbe teşebbüslerini sagır sultanlar duydu,hem de dünyanın her tarfındakiler ama bizde hala gözleri kapalı olanlar var.Önyargılardan kurtulup bu ülkede neler oluyor ve ne oyunlar oynanıyor bir bakın..Diger icraatları bir yana ak partinin bu millete ve bu ülkeye en büyük iyiligi bu ergenekon temizlgi olacak.MİLLETİN ADAMLARI kazanmaya devam edecek.
    Cevapla
  • baybars can 17 yıl önce Şikayet Et
    darbeci terör örgütlerini durduran tek güç.. darbeci terör örgütlerini durdurran tek güç halkın tek yumruk ve tek yürekle darbecilern karşısında durması ve darbecileri halkın demir yumruğundan korkmalarıdır,ve kemalist ideolojinin ekonomik ve real etkinliğini kaybetmesidir,kimse makamından kendisine hisse çıkartmasın.
    Cevapla
  • serdar kopan 17 yıl önce Şikayet Et
    güzel analiz... katılıyorum..ayrıca demokraside başarılı olamayanların halkı kazanamayanların kapalı kapılar ardında dolap çevirmesi devirleri de bitirilmeli..yönetimde başarılıyı tutan başarısızı elimine eden ve herkese eşit fırsat tanıyan sistem kurulursa tr de darbe özlemi de sorunu da tarihe karışır..ülkeyi karıştırmak da zorlaşır..anayasalar partilerin kendi işine geldiği gibi hazırlanırsa, yargı bağımsız olmaz ve adalet dağıtmazsa sistem de patlaklar mutlaka olacaktır....
    Cevapla
  • oktay çıkmaz 17 yıl önce Şikayet Et
    akp medyası sapıttı. yahu darbe dediğiniz olay iddianemeye geçmedi halen akp nın medyası darbe safsatası yapıyor cidden komikleşti bunlar artık akp ye nasıl yaranacaklarını şaşırdılar kaldılar
    Cevapla
  • sadun sır 17 yıl önce Şikayet Et
    selçuk barse HİTABEN. tuzun kuru galiba elindeki sermaye parakazanmaz oldu sanırım bu hükümet ile faiz dolar düşüyor o günleri özlemiş gibi yazıyorsun yoksa dikkat çekmekmi tehlikeye onu bilelim
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat