Yüksek Yargı Partisi
- GİRİŞ20.02.2010 09:01
- GÜNCELLEME20.02.2010 09:01
HSYK'nın yetkisi olmadığı halde yangından mal kaçırır gibi ve her ayrıntısı tam bir hukuk skandalı olan bu tasarrufuna Yargıtay ve Danıştay üyelerinin açıkça destek vermeleri de bulundukları konumun gerektirdiği her türlü vakar unsurunun tamamın dağılmış olduğunu gösteriyor. Bu tasarruf etrafında oluşan yüksek yargı mutabakatı yüksek yargının bir siyasi parti gibi davranmaktan artık hiç çekinmediği bir manzara ortaya koyuyor.
Türkiye'nin yarım yüzyıldan fazla bir zamanına yayılmış karanlık cinayet ve eylemlerin soruşturulmasını içeren Ergenekon davasının bir ucunun yargıya dayanmış olması bir tesadüf değildir. Türkiye'de üç buçuk tam teşekküllü darbe ve sayısız askeri vesayet teşebbüsü yapılmışken, bunların her biri esnasında milyonlarca hukuk ihlali yapılarak bütün bu ihlaller üzerinden bir normal düzen algısı ancak hukukun onayı veya ikrarı alınarak yapılabilirdi. Bütün bunların bir yargı kaydına veya kontrolüne uğramamış olması yargının bu süreç içindeki konumunu yeterince ele veren bir durumdur.
Bugün yargının baskı altına alınmasından şikayet edenler şimdiye kadar baskı altında olmayan hukukun ne yapmış olduğunu açıklayabilirler mi? Bunca darbe, baskı altında olmayan, kendi işini rahatça yapmakta olan hukuk zamanlarında mı yapıldı? Hukuk rahat bırakıldı da darbeler mi önlendi şimdiye kadar? Hukuk rahat bırakıldı da 17 bin faili meçhul cinayetin üzerine mi gidildi?
YAZININ DEVAMINA BU LİNKTEN ULAŞABİLİRSİNİZ
YASİN AKTAY / Yeni Şafak
Yorumlar2