Söyleme kışkırtma

  • GİRİŞ01.05.2010 08:05
  • GÜNCELLEME01.05.2010 08:05

Önce biri manşetten haber yapıldı, ardından çocuk yaşındaki çocuklara yönelik cinsel taciz veya tecavüz vakası haberleri art arda bütün Türkiye'den gelmeye başladı. Hepsi de sıraya dizilmiş, ortaya çıkmak için fırsat kolluyor gibiymiş. Bir yıl önce olmuş olaylar da yeni olmuş gibi, bütün detaylarıyla pornografik bir iştaha hitap eder gibi gazete sayfalarına serildi.

Olayların her biri insanın midesini kaldıracak iğrençlikte, insanoğlunun dünya yolculuğunda inebileceği en aşağı seviyelere dair örnekler veriyor. İnsanın bu kadar alçalabileceğini bilmek, insanın gerçeğine uyandırmak açısından belki iyi bir şey, ama ya bu olayların ifşaatında daha aşağılık bir başka pazarlama iştahı sözkonusuysa? İnsanın çok şey bilmesi veya görmesi çok mu iyi bir şey acaba? Kötülüğe şahit olanlar, kötülüğü kötülük olarak bilip ona karşı bir refleks geliştirebiliyorlarsa ne âlâ, ama ne yazık ki kötülüğün duyulması gözleri ve kulakları kirletiyor, vicdanı alıştırıyor, kötülüğü sıradanlaştırıyor. Bu haberlerin taşıyıcısı ve tellalı olarak iş görenler aynı zamanda bu tür olayların daha fazla mümkün hale gelebileceği ahlaki zemini toplumda hazırlayanlar değil mi? Çocuklara karşı sapıkça zevkleri normalleştiren cinsellik kültürünü yıllardır orasından burasından tahrik ve teşvik edenler kendileri değilmiş gibi şimdi bir anda en muhafazakâr aile söylemini satabiliyorlar.

Cinsel istismara uğramış çocuklara uğradıkları tecavüzden daha büyük istismar onların mağduriyetini politik kâra çeviren bu medya mütecavizlerinin istismarı oluyor. Bu olayda bir anda mütecavizlerin yanından sıyrılıp kendine çocuk haklarını savunanların yanında bir yeri garantilemeye çalışan açıkgözlülükleri de gözden kaçmıyor. Ortadaki tecavüzün savunanları varmış gibi bir de oradan üretilen kârlı pozisyon neresinden bakılırsa mütecaviz bir pozisyon.

Herkesi konuyu konuşmaya davet ediyorlar. Bu konuda herkesin işi ne? Kim bu konuyu konuşarak sorunun halline ne tür bir katkıda bulunmuş olacak? Konu konuşuldukça toplumun ar-haya perdesi o kadar yıpranıyor, vicdanı o kadar rahatlıyor, ama o ölçüde de kirleniyor. Bu tür vakalar giderek daha fazla sıradanlaşıyor, rutin toplum faaliyetleri olarak üzerindeki baskılar hafifliyor. Suçlunun özellikle bu çocuklara karşı suçlunun cürmü ölçüsünde teşhirinde fayda var, belki kendisi için değilse bile potansiyel suçlular için caydırıcı etkisi olur, ama ya bu teşhir daha ziyade suçun kendisinin reklamı ve sıradanlaşması etkisini daha fazla yapıyorsa, bunun üzerinde durmak gerekmez mi?

yaktay@yenisafak.com.tr

Yazının devamını okumak için bu linki tıklayınız

Yorumlar4

  • tahir akkuş 15 yıl önce Şikayet Et
    BANA FATİME VE KALKANCAYI HATIRLATII. aynen katılıyorum sana sayın hocam...
    Cevapla
  • devrim bayram 15 yıl önce Şikayet Et
    MÜTHİŞ ZANANLAMA. olaydan bir yıl sonrası ve anayasa değişikliginin görüşülme zamanı
    Cevapla
  • mehmet tokat 15 yıl önce Şikayet Et
    bu olayların ortaya çıkardığı gerçek. laiklik elden gidiyor yalanıyla türkiyenin maneviyattan uzaklaştırıldığının belgesi ortaya çıkmıştır.
    Cevapla
  • umut dürel 15 yıl önce Şikayet Et
    katılıyorum.... Yasin Bey e katılıyorum, bu konuların uzunca birsüre konuşulmasından şahsen ben de rahatsız oluyorum...Konuşuldukça sıradanlaşıyor ve tepki veremez hale geliniyor... Bu Edep suçları, basın önünde çok dillendirilmemeli bence ama en ağır ceza ile cezalandırılmalı...
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat