Toplumsal talepler AK Parti'nin uhdesinde değildir
- GİRİŞ23.10.2010 10:09
- GÜNCELLEME23.10.2010 10:09
CHP'lilerin destek için şart koştukları ve AK Partililerden almak istedikleri taahhütlerden birisi YÖK'ün kaldırılması, biri dokunulmazlıkların kaldırılması, bir diğeri de başörtüsüne serbestlik talebinin daha sonra ilk ve ortaöğretim ile kamu kuruluşlarında da dile getirilmemesi şeklinde duyuruldu.
Bu şartlar yeni değil tabi, CHP'lilerin hükümetle hemen her uzlaşma veya siyaset ortamını şartlara bağlayarak aşındırması CHP'nin tipik siyasetsizlik modeli. Diğer konularda neyse de hak ve hürriyetler hususunda işi her seferinde pazarlığa bağlıyor olması bir siyasi parti olarak eninde sonunda faturasını çok ağır ödeyeceği bir konudur. Hatırlatan çok olmuştur ama her vesileyle tekrar hatırlatmakta yine de fayda vardır.
Esasen yasal hiçbir zemini bulunmayan başörtüsü yasağını şimdiye kadar arka bahçesi olarak kullanma yolunu bir şekilde bulduğu hukuk ve askeri bürokrasinin gücü dolayısıyla sürdürebiliyordu. O yüzden CHP'nin içinde bulunmadığı bir uzlaşma şimdiye kadar fiilen geçerlilik kazanamıyordu. CHP de faşizan bir uygulamaya fiilen hukuki bir destek bulduğu için kendi ayırımcı-islamofobik ve nefretçi yaklaşımını iyi kötü savunabiliyordu.
Oysa yargının CHP'nin arka bahçesi olma keyfiyeti hızla kaybolduğu için bundan sonra CHP'nin bu yaklaşımını savunması o kadar kolay olmayacak. Tarih buna rağmen CHP'ye hak etmediği bir fırsat sunuyor. Kendi onayına hiç ihtiyaç kalmamış olduğu halde çözümün yanında durma fırsatı veriyor. Bu fırsatı değerlendirmeyi bile beceremiyor, belki de ilahi adalet bunu gerektiriyordur. Bilemeyiz.
Başörtüsü yasağı şu veya bu aşamada sürdürülmesi imkansız bir uygulama halini almıştır. CHP istese de istemese de çözüm yoluna girmiştir. Bunun için bir yasal düzenlemeye de hiç gerek yoktur. Mevcut yasalarımızda zaten yasaklayıcı bir amir hüküm bulunmamaktadır. Anayasa Mahkemesinin "yasaklama" gibi bir yetkisi bulunmamaktadır ve zaten yasak anlamı da sadece 1989 yılında aldığı bir kararının gerekçesinde bulunmaktadır. Dolayısıyla bu yasağı askıya almakla Anayasa Mahkemesine diklenmek gibi bir gereklilik de bulunmamaktadır. Nitekim YÖK'ün aldığı kararla uygulamaya keyfi olarak konulan yasağı kaldırmak için esasen YÖK'ün aldığı karar da yeterlidir. Daha ötesine girişmenin hiçbir gereği yok.
YAZININ DEVAMINA BU LİNKTEN ULAŞABİLİRSİNİZ
Yasin AKTAY / Yeni Şafak
Yorumlar1