Darbelere karşı bile bir konsensumuz yokken
- GİRİŞ14.01.2012 07:42
- GÜNCELLEME14.01.2012 07:42
Emekli Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un tutuklu veya tutuksuz, Yüce Divan veya adli mahkemede yargılanması hususu tartışılıyor. Ama hiç kimsede artık genelkurmay başkanı seviyesine kadar yükselmiş birinin kendisine isnat edilen suçlardan dolayı yargılanıp yargılanamayacağını tartışmıyor. Buna hukukun üstünlüğünün ve eşitlik idealine giderek daha fazla yaklaşmış olmanın, bunun da herkes tarafından yeterince kanıksanmış olmasının bir işareti olarak bakmak mümkün.
Ancak yine de temkini elden bırakmayalım derim.
Elde çuvallar dolusu belgeler var olduğu halde herhangi bir dava hakkında insanların kanaatleri sorulduğunda, ne belgelerin ne de davanın içeriğine bakmaya zahmet etmeyip "olumlu" veya "olumsuz" kanaatlerini bir çırpıda söyleyiveren bir kamuoyu gerçeğimiz var.
Davaların içeriği ve ciddiyeti bir noktadan sonra önemli olmayabiliyor. "Kamuoyu" denilen şey olayların birçoğuna akılla, belgeyle, sabırla, vicdanla, dikkatle değil tamamen halet-i ruhiye ile, üstünkörü, kulaktan duymayla, aceleyle ve önyargıyla bakar. O yüzden kamuoyu denilen gerçeği etkilemek için birçok kişi belge yerine söylenti ileri sürer, yakından değil uzaktan bakmayı veya göstermeyi yeterli görür, böylece detaylardan gözleri uzaklaştırmayı, böylece göz yanıltmasıyla gerçekleri istediği gibi göstermeyi başarmış olur.
Ortada yapılmış onca darbe yokmuş gibi, o kadar başarılmış girişimle bir darbe geleneği oluşmamış gibi, hâlihazırda buna girişebilecek bazı "çılgın Türkler" yokmuş gibi, 28 Şubatları, 27 Nisanları, Danıştay cinayetini, Cumhuriyet gazetesinin bombalanmasını, Hrant Dink'in katlini, Dağlıca'yı, Aktütün'ü Anafartalar'ı hiç yaşamamışız gibi yapıp, bütün bu yargılamalara şaka gibi davranmak mümkün. Hepsi hepsi basit bir film değerlendirmesi yapar gibi rahat koltuğuna yaslanıp, ağzını da yana doğru eğerek "amaaan bu davalar siyasi!" demeye, diyebilmeye bakar. O lakaytlık karşısında hiçbir delil, hiçbir argüman ikna edici olamaz. Bir de bütün bir "kamuoyu" adına konuşmaları olmuyor mu? Sanırsınız ki, bütün kamuoyu davaların bütün münderecatına birer hâkim kadar hâkim.
Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
Yasin Aktay / Yeni Şafak
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol