Suriye'nin geleceği Mısır'dan görünüyor
- GİRİŞ09.07.2012 14:17
- GÜNCELLEME09.07.2012 14:17
Suriye'de halkına karşı en acımasız ve pervasız katliamlara girişerek ayakta kalmaya çalışan Esad'ın bir geleceği yok. Paris'te 3. toplantısı düzenlenen Suriye Halkının Dostlarına bu sefer 100 ülkeden katılım olmuş. Bu katılım bile Suriye'de artık Esad'ın uluslararası düzeyde meşruiyet zeminini yeterince kaybetmiş olduğunu gösteriyor.
Türkiye bu konuda uluslararası meşruiyeti baştan itibaren çok önemsedi ve çabalarını o zeminin Esad'a karşı harekete geçmesi hususunda yoğunlaştırdı. Esad'a rağmen Türkiye baştan itibaren bir savaş isteklisi olmadı. Esad'ı eleştirmenin Irak benzeri bir Suriye işgaline yol açacağı ve Türkiye'nin buna alet olduğu iddiası tek kelimeyle insafsızlık. Bu iddiayı dillendirenlerin tuhaf bir Türkiye imgesine veya beklentisine sahip oldukları açık. Türkiye, baştan beri iyi ilişkiler içinde olduğu bir diktatörün bütün kötülüklerini de o iyi ilişkiler içinde hangi âlî menfaat uğruna içine sindirecekti?
Tuhaf bir biçimde, Esad'ın vahşi katliamları sayesinde kendi ülkesindeki ömrü uzadıkça Türkiye'nin tercihinin yanlışlığı üzerinde de daha fazla durulmaya başlanıyor. Oysa Esad bundan sonra değil bir kaç ay, on yıl daha ayakta kalacak olsa, bu Türkiye'nin onun karşısında takındığı tavırda ve siyasette bir yanlışlık olduğunun kanıtı değil. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Mısır dönüşü yaptığı açıklamada ifade ettiği gibi, Türkiye'nin Suriye'de izlediği siyaset bölgenin geri kalan kısmının hepsinde kendisinden beklenen siyasetin ta kendisi. Türkiye başka türlü davranmış olsaydı, diyelim ki Esad'ın yaptıklarına kulaklarını tıkayıp gözlerini kapasaydı bölgede en ufak bir saygınlığı ve geleceği kalmazdı.
Oysa Türkiye bugün başta Mısır olmak üzere, Tunus, Libya gibi baharı yaşamış Arap ülkelerinde de, buralardaki hüsnü kabul sayesinde diğer bütün Arap ülkelerinde de, çok güçlü bir konumda bulunuyor. Kahire'de, Han Halil Çarşısı'nda gezinirken Davutoğlu'nun halk tarafından gördüğü ilginin canlı tanığıyım. Davutoğlu'nu görüp hemen tanıyanların onunla selamlaşıp kucaklaşmak için sıraya girmesi, uzakta kalanların slogan atarak muhabbetlerini iletmeleri görülmeye değer.
Yazının devamını özgün kaynağından okumak için tıklayınız
Yorumlar2