Esad'dan kurtuluş var CHP'den yok
- GİRİŞ01.09.2012 11:37
- GÜNCELLEME01.09.2012 11:37
Yüzbinlerce mültecinin ülkeden kaçıp komşu ülkelere sığınmasına yol açan şiddeti tek kelimeyle, terörizmle açıklıyor ve bunun da ülke içinden değil başta Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye'nden yapılan müdahalelerle oluştuğunu suçlayıcı ifadelerle anlatıyor. Konuşmasının bir yerinde evraklarının arasından bir kağıt çıkarıp gösteriyor, Suriye ordusuyla çatışmada öldürülenler arasında 107 kişinin Arap ülkelerinden gelenlerin listesini içeren bir kağıtmış.
Bu 107 kişi ona göre Suriye'de aslında hiç bir sorunun olmadığını, herşeyin yabancıların Suriye'nin içişlerine müdahale girişimlerinin bir sonucu olduğunu anlatıyor.
İnsanların gözlerinin içine baka baka, tam bir şowla yalan söylüyor. Sonuçta ortada 107 değil 20 bini aşkın insanın canı var, yüzbinlerce insan can havliyle yanlarına hiç bir şeylerini almaya vakit bulamadan komşu ülkelere kaçıp sığınıyor.
Mültecilik olgusunun en temel gerçekliği şudur: Mülteciler gittikleri yere terkettikleri toprakların yönetiminin meşruiyetini de götürürler. Mültecilerin sayısı makul bir rakama ulaştığında artıkr meşuriyet sorunu tartışılmaz hale gelir.
Bugün Suriye'den komşu ülkelere gerçekleşen sığınmaların sebebi Özgür Suriye Ordusu veya Suriye muhalefeti olamaz herhalde. Sığınanların büyük çoğunluğu onların hedef alındığı bombardımanlar sonucu kaçmak zorunda kalıyor zaten.
Bugün Esad rejimi kendi halkına karşı yürüttüğü savaşta uyguladığı yöntemleri başka ülkeyle savaşırken uygulasa bile tam bir savaş suçu işlemiş sayılır ve peşine düşülür. Kendi halkına karşı bu cürümleri işlemenin cezası ise aslında çok daha ağır, çünkü katlettiği insanlar kendi halkı, yani güvenliği kendisine emanet olan, onun sorumluluğundaki insanlardan oluşuyor.
Aslında Suriye'de rejimin bugün kendini savunacak hiç bir yüzünün hiç bir gerekçesinin kalmamış olması geerekiyor. Ama alabildiğine pişkin ve iğrenç bir propaganda ile kendi katlettiği insanların cesetleri üzerinde tepinerek ülkede olanları istediği gibi yansıtmaya çalışıyor.
Suriye devlet televizyonunda yansıtılan mide bulandırıcı ve ancak nekrofil duygulara hitap eden görüntülere monte edilmiş Baas propagandası insanım diyen hiç kimseyi ikna edebilecek değil. Bu Esad'ın ancak nereden medet umacak hale gelmiş olduğunun ibretlik bir manzarasını veriyor.
Oysa bu görüntüler nasıl oluyorsa bizim CHP ve sol medyasını kolaylıkla ikna ediyor. Türkiye'de hiç bir zaman iktidar olamayan, iktidarın hiç bir sözüne hiç bir zaman inanmayan, itibar etmeyen külyutmaz Türk Solu eli kanlı Baas iktidarının her anlattığına büyük bir güvenle inanabiliyor.
Siyasi nedenlerle desteklemeleri bir yana İran ve Rusya'nın bile artık inanmadığı Esad'ın yalanlarının tek mümini CHP'liler, Türk Solu ve Türkiye'nin bir kısım basını kalmış. Türkiye'nin müzmin muhaliflerinin arkaik diktatörler çağının kanla beslenmiş Baas iktidarıyla kendini bu kadar özdeşleştirebiliyor olması aazımsanacak, geçiştirilecek bir mesele değil bana göre. Bu ciddi bir sorundur.
Yazının devamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
Yasin Aktay - Yeni Şafak
Yorumlar3