Vikiliki bırak Mikiliğe bak…
- GİRİŞ05.12.2010 10:37
- GÜNCELLEME05.12.2010 10:37
Bu Vikilik tek başına olmaz, mutlaka bir eşi- bir peşi vardır…
Zaten bizi kesmez, 250 bin sayfanın bazı bölümleri bence heyecanı artırmak, dünya kamuoyunun adrenalini yükseltmek için masa başı işi…
Fakat son bir haftadır dilimize pelesenk oldu…
,Bir kelime Türkçe ya da başka bir dilden toplumsal hafızamızda yerini alınca onun Vikini çıkarmada üstümüze yoktur…
Diyaloglarımız değişir; ata sözlerimiz, deyimlerimiz vurgular, cümlelerimizdeki özneler o kelimenin uyarlanmış halini alır..
İşte birkaç örnek, hem de taze taze:
-Aman , bizim vikimiz gitmiş likimiz kalmış…
-Ya adamın asabını bozma viktir git başımdan…
-Ne biçim insansın daha adın bile vikilikte geçmiyo…
-Vikin var mı derdin var…
-Vike vike Bağdat bulunur…
-Bir vikin nesi var iki vikin sesi var…
-Sana taş atana vikilik at…
-Alma mazlumun ahını, çıkar vikilik vikilik…
-Bana vikini söyle sana likini söyliyeyeim…
Bakin dediydi, yazdıydı dersiniz…
Hele şu sersemlik geçsin,dünya kamuoyundaki şu vikilik şoku atlatılsın, bu Vikilikin Baykal versiyonuda ( Mikilik) çıkmazsa yoksa bende ne olayım… İşte gerçek deprem o zaman olur….
Mesela geçenlerde okuduğunuz boşanmaların beşte birinin asıl nedeni Facebook haberi şu şekle dönüşür: Boşanmaların beşte biri Facebook, betle dördü ise mililikten kaynaklanıyor!!!
Aha da buraya yazıyorum…
Herkesin evinde kullandığı çelik tabanlı tencereler, bir yerden bir yere giderken, gideceğiniz adresi eliyle koymuş gibi bulan uydu yer bulma cihazları ( Navigasyon) neyin ürünüdür bilir misiniz?
Ya da herkesin kullandığı her web cam ilk kez ne zaman kullanıldı?
Çelik tabanlı tencereler, uzay araştırma merkezi NASA’nın ürünüdür…
Uzay araçlarının burnu atmosferi çıkarken ya da atmosfere girerken hızlı sürtünmeden doğan sıcaklıktan aşınmaması için uzun ve masraflı çalışma sonucu çok özel bir alaşımdan üretilmiştir…
Sadece uzay araçlarında kullanılması halinde yapılan masrafın geri dönmesi mümkün olmayacağından bu alaşımdan çelik tabanlı tencere üretilmiş ve halka sunulmuştur…
Uydu yer bulma aleti ise daha halka sunulmadan önce ilk kez Birinci Körfez Savaşı’nda kullanılmış, yüzlerce kilometre uzatan yollanan füze, bir,bir buçuk metre yanılma ile adrese teslim, bom!..
Savaşın sonrası bakıldı ki savaşın bu kadar masrafını kısa vadede petrol geliri ile karşılamak mümkün değil… Bağdat’ı yerle bir eden bombaları adrese teslim eden cihaz halkın kullanımına sunuldu.. Her araca bir uydu yer bulma cihazı şeklinde dönüştürüldü…
Cihaza bulunduğunuz adresi, sonra gideceğiniz adresi yazıyorsunuz alet sizi yönlendiriyor, sesli ve haritalı olarak… Sola dön, 50 metre sonra sağa…
Yine bilgisayarı olup da web cam’ı olmayan var mıdır?
Sevdikleri ile yüz yüze görüşmeyen, sevdiği şeyleri ( Hobiler, ilgi alanları, özel merak ve zevkler) dünya ve web cam gözü ile göremeyen var mıdır?
Peki, web cam ilk kez ne zaman kullanıldı biliyor musunuz? Birinci Körfez Savaşı’nda… Amerikalı bir meslektaşımız, dünyanın en ünlü Tv kanalına canlı bağlanır, savaşın gidişatını anlatırdı, görüntülü ve tek başına..
Meraklı olanlar hatırlayacaktır, savaşın gidişatından çok teknolojinin geldiği nokta karşısında çoğumuz, “Vay be!” demiştik hayretle…
Savaş bitti, Irak gitti ve web cam’ler kaldı yadigar, girdi evlerimize istesek de istemsek de…
Aklınızı fazla karıştırmadan konuyu toplamak için başa tornistan edecek olursak bu vikilik pek hayra alamet değil…
Miklilikin geleceği vilkilikten belli oldu!
Lütfen ağzınızı bozmayın! Yazımı beğenmemiş olabilirsiniz… Vikilik sayesinde ben, kimin arkamdan “ Viktir git lan işine” dediğini duyar gibi oluyorum, benden söylemesi…
Allah göstermesin eğer bu vikilikin bir de mililik verisyonu çıkarsa siz o zaman görün depremi; Ne Arzu Okaylar, Mine Mutlular, Hadi Çamanlar , Serden Serdengeçtiler (Bu işimler 70’li yıllardaki erotik film yıldızlarıdır) varmış etrafımızda göreceksiniz… Sibel Kekilli’nin bile bir çok masumdan daha masum, namusludan daha namuslu olduğunu işte o zaman anlaşılacaktır!
Yatın kalkın vikilikin versiyonu ile kalmasına dua etmek…
Tarihte bir siyasimiz “İstanbul’da her üç kadından birisi o…” mealinde bir söz söylemişti de çoğu ayağa kalkmıştı hani?…
Şayet mililik diye bir şey ortaya çıkarsa o zamanlar topa tuttuğumuz siyasimizin az bile söylediğini; hatta sadece İstanbul’da değil dünyanın dört bir yanında evinde internet ve dolayısı ile web cam olan her yerde o siyasimizin ne kadar haklı olduğu ortaya çıkacaktır…
Küpelikliğim bu hafta Wikileaks’den medet uman muhalefete: Vikilik bize vız gelir; Biz Tilkileakslerle ( Tilkilik) büyümüş, bu günlere gelmiş bir ırkın ahvadıyız... Vikilik eşittir tilkiliktir…
Yavuz Nufel - Haber 7
yavuznufel@live.nl
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol