Oğuz Aral mezardan çıktı, başıma yeniden GYY oldu
- GİRİŞ08.01.2011 23:23
- GÜNCELLEME08.01.2011 23:23
Pazarın geleceği cumartesiden belliydi. Biliyorum sözün aslı perşembenin gelişi çarşambadan bellidir…
Konu çok ciddi!
Daha GYY olmadan tehlikeyi sezmiş “Öyle ferman etti Cahit” başlığı ile şaka yollu ve uyarmam gerekenleri uyarmıştım.
Görüyorum ki kimse tehlikenin farkında değil…
O koltuğa oturur oturmaz çıktığı programlarda bir “değişim” lafıdır gidiyor…
Neyi, nasıl, ne zaman değiştirecekse…
Gözünüzden kaçmış, okumamış olabilirsiniz.
Ne diyordu GYY son yazısında:
“Her yıl yeni kararlar alır, hayatımın akışında mutlaka değişiklikler yaparım. En kötü ihtimalle saç stilimi değiştirmek suretiyle her yeni yıla “Yeni Yaşar” olarak girmeyi ihmal etmem.”
Harfiyen aynen böyle, inanmayan açar arşivi bakar, okur…
Bak bak bak! GYY’nin bu sözleri; “kendini değiştiren ben, sizleri haydi haydi değiştiririm “ demektir…
“Akıllı olun” demektir.
Yazar- çizer takımı sevgili arkadaşlarım bu GYY aba altından sopa bile göstermiyor aksine sopayı gözümüze sokuyor!
Mühür kimdeyse Süleyman odur, itirazımız yok fakat benim korkum bu GYY değişim adına bana, “ Abi seni sahnelere assolist olarak çıkartmayı düşünüyorum en kısa zamanda git ameliyat ol” derse ben ne yaparım!..
Her geçen gün korkularım artıyor. O yüzden ben önce kendim sonra siz sevgili arkadaşlarım için bu GYY’den kurtulmanın yollarını aramaya başladım…
Yardımlarınıza ihtiyacım var.
Belki bu arayışıma okur ve yorumcularımızı da etkili bir kampanyaya dönüştürebiliriz.
Her gün en az bir kez okuduğum yazısından her gün başka bir mana çıkartmamak elde değil…
Bakın yazısı şöyle devam ediyor: “Şu aşamada “Yaşar’ı seven, değişimine katlanır" diyerek "ya sabır" çekmekle yetinileceğini düşünmekle birlikte“dikenli gül istemeyiz, budarız” kararlığı ihtimaline karşı, elimi hızlı tutup, “buzlar çözülmeden” değişimi gerçekleştirmem daha mantıklı görünüyor. Onlar yeni GYY'den kurtulmak için çare bulana dek değişim tamamlanır inşallah!”
Hayatımda bir yazıyı iki kere yazmadım ama o başımıza geldi geleli aynı yazıyı en az 3 kez yazıyorum.
Aramızdaki psikolojik savaşın hangi noktaya geldiğini anlamak için seveceği türden espriler yapıyorum, yazıyorum, hiçbir tepki yok…
Benim tanıdığım o adam gitti, sanki Babıali’nin huysuz ihtiyarı ( Oğuz Aral) mezardan çıktı başıma yeniden GYY oldu…
Rahmetli Oğuz Aral ile bizim GYY’nin fotolarını teknolojinin imkânlarını kullanarak yan yana getirdim.
Olacak şey değil, o kadar çok benzerlikleri var ki…
Davranış olarak zaten benzerlikleri çok da görünüş itibarı ile de çok var…
İkisinin yüzündeki meymenet oranı aynı…
Gözlük, saç şekli ve rengi, giyim tarzı var da var…
Talihsiz bedeviyi çölde kutup ayısı kovalarmış derler ya; aynen benim durumum da öyle bir şey…
GYY diğer arkadaşlara ne yapar bilmem ama benimle eski samimiyeti keseceği gibi bu haftadan sonra şu yazıyı bir daha gözden geçir, yayından en az iki-üç gün önce yazın elimde olsun diyecektir…
Çünkü Oğuz Aral hocamız da, olmamış bir daha çizin, gereksiz taramalardan kaçın ve benzeri şeyler söylerdi, kadrolu olsun olmasın altında çalışan herkesi öğrencisi gibi görürdü…
Gözlüklerinin üstünden bir bakışı vardı, hamile kadınların korkudan çocuklarını düşürdüğü rivayet edilirdi…
Siz bu yazıyı okurken ben GYY ziyaret ediyor olacağım…
Randevu almam hiç de kolay olmadı, eskiden telefonum iki kez çalsa üçüncüsüne “ Buyur abi” derdi... GYY olduğundan beri yan odadan ulaşanlar bile kendilerini şanslı sayıyorlarmış… Numaramı gizleyip aramasam belki ben de ulaşamayacaktım!…
Huzura kabul edildiğimde özellikle dikkat edeceğim hususlar şunlar: GYY koltuğuna oturduğundan beri herkese yüksekten bakıyormuş.
Merak ediyorum, makam koltuğunun yüksekliğinden mi;
Yoksa yüksek görünmesi için makam koltuğu bir kaide üstüne mi kondu; veya ilk değişim olarak özel bir koltuk mu yaptırdı…
Kulağıma kadar gelenlere kulak asmam gerekirse GYY koltuğu yüksek olduğu için canımız, ciğerimiz GYY’mizin herkese havadan baktığı yolunda… Umarım öyledir!...
Bir başka kulağıma gelen haber ise tam bomba!
Esra kızımızın belalıları, nokta virgül sevenler derneği üyeleri bu haber en çok da sizi ilgilendiriyor, doğru ise gözünüz aydın.
Evet, böbreğimiz dalağımız(!) GYY’miz, Esra Elönü’ne imla dersleri alması için baskı yapıyormuş!..
Hem de ne baskı..
Nevi şahsına münhasır Esra gibi bir “deli” ye, bu şekilde baskı yapan GYY diğerlerine neler yapmaz!
Sizler bu yazıyı okurken hepsini öğrenmiş olacağım, şayet devletlûm beni boğdurup, bir çuval içinde Sarayburnu’ndan denize artırmazsa…
***
Not: Güven Kurtul ve Hasan Seyre bey’in dikkatine: Hediyeleriniz hakkında sistemimizde kayıtlı e-posta adreslerinize bilgi verilmiştir…
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol