Şantajcı demokratlar

  • GİRİŞ13.12.2013 11:07
  • GÜNCELLEME13.12.2013 11:07

Evet. Berbat sesli bir orgun eşliğinde belediye nikâhlı karımla karşılıklı Ankara havası oynarken çekilmiş bir düğün kaseti dışında ortaya çıkarsa yüzümü kızartacak bir kasetim yok. O halde rahatça yazabilirim.

İki sene önce Deniz Baykal'ın kaseti çıktığında Taraf'ın yazı işlerindeydim. Baykal pek hoşlaştığımız bir siyasetçi sayılmazdı. Ama ertesi gün çıkacak gazetenin manşeti konusunda masada hiç tereddüt yaşanmadı. Taraf o gün kaseti yayınlayan siteye nazire yapıp: "Alçaklık Vakti" manşetiyle çıktı.

Zannettik ki herkes özellikle de CHP yandaşı gazeteler, Baykal'ın dostu köşeciler bu duruma veryansın edecekler, manşetlerinden bu komploya karşı tavır alacaklar. Tam tersi oldu. Daha sonra Kılıçdaroğlu'ndan uzun bir süre "Gandi oluşturmak" gibi -başarılsa Nobel alacak- işlere kalkışan gazeteler, kasetin resmen üzerine atlamıştı. Bugün oraya buraya kaset ahlak dersleri veren köşeciler sahte timsah gözyaşlarının ardından hemen krizi fırsata çevirerek Baykal'ı istifaya davet etmişlerdi.

Neredeyse yalnız kalmıştık. O kadar ki Baykal günlerce sesini Taraf üzerinden duyurmuştu.

Ahmet Altan'ın basit bir kuralı vardı: Özel hayat, aileyle ilgili haber, belge yayınlamayız. Alev Er'in de basit bir kuralı vardı: Haber, belge kasada bekletilmez...

Anlaşılan askerî vesayete, darbecilere, gayrimeşru iktidar odaklarına karşı bile işletilen bu basit kurallar meşru sivil hükümete karşı işlemiyor artık. Sivil iktidara barikatlardan taş fırlatılmasından sonra şimdi kaset fırlatılması da caiz, biz bakmıyoruz ne yaparsanız yapın fetvasıyla mübah.

Yamultulmuş belgeli haberlerin fonuna yerleştirilmiş çıstak cıstak gerisi geliyor seslerine o yüzden kulakları sağır: "İran paralarını, altınlarını kimler yedi. Bir danışmanın cep telefonundaki 1 milyar dolar mesajı neyin nesi? Bu mesajı hangi iranlı attı?"

Dubaide ve bir başka yerde efsanenizi bitirecek hangi pisliğe bulaştınız ve birileri iki yıl önce sizi tehdit edip kendi çizgilerine getirdi?

Bunlar iki haftadır kafamızın üstünde uçuşan şantajlardan birkaçı. Fişlemeden şikayet ederken yatak odalarından, cep telefonlarının içinden bildirmelerin trajikomedisi. Bak kızdırma beni diye açıktan siyasetçi tehdit etmeler. Gazetecilere "belge için kimle yattın" diye sormalar, en son bir danışmana özel hayatını açıklatma şantajı, bakanlara varsa yayınlasana dedirten yolsuzluk dosyası imaları, Zaman Gazetesi'nin genel yayın yönetmenin bile "gelen mektuplarla" açık açık tehdit edildiğini gördü gözler... Belgenin ucundan azıcık göstermeler, daha neler çıkacak diye haber için spoiler vermeler, fişlemeden şikayet edip, hemen ardından "i know what you did last summer" tadında şantajlar, imalar...

Yazının devamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz

Yıldıray Oğur - Türkiye Gazetesi
yildiray.ogur@tg.com.tr

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat