Filmin sonunda Bruce Willis de ölü çıkınca...

  • GİRİŞ10.01.2014 09:49
  • GÜNCELLEME10.01.2014 10:00
Gizli bir Engizisyon gibi zihinlerin, öz eleştirinin, yüzleşmenin, iç muhasebenin, aklın üzerinde dolaştı durdu bu entelektüel sürek avı. O yüzden 80 sonrası fikirleri değişen solcuların bir kısmı içlerinden gizli gizli sevdiler Özal'ı. O yüzden Berlin Duvarı yıkılırken altında kalanlar, yara bere izlerini "merdivenden düştüm" diye açıkladı yıllarca.

"40 yıldır aynı fikirde" olmanın, duruşundan ve fikirlerinden bir gram bile taviz vermemenin meziyet kabul edildiği bir ülkede entelektüel dürüstlük, entelektüel tutarlılığa tercih edildi. O yüzden müzik değişti, hatta kaset gitti, MP3 geldi ama dans bir türlü değişemedi. Mahallesinin dönek avcısı Emin Çölaşanlarının radarına takılmama pahasına, mahallenin kanalizasyon çukurlarının üstünde beyaz kıyafetlerle golf oynuyormuş gibi yapmak tercih edildi.

"Düşünmeye cesaret et" Sapere Aude! diye seslenen Kant'ın sesini, "karışma sen, onlar barışır sen kötü olursun" diyen annelerin sesi, "bize bilgi değil faydalı bilgi lazımdır" diyen Abdullah Cevdet'in sesi böyle böyle bastırdı. Herhalde bir Boğaziçili akademisyenin içinden bir CHP amigosu çıkaran entelektüel kara delik böyle böyle ortaya çıktı.

Sürüden ayrılanı kurt kapar, diyenler haklıymış. Bu bilgiyi teyit edebilirim. En azından kurtlar peşine düşüyormuş. Peşimdeki kurtlardan biri bu aralar güncel yazılarımdan daha çok okunan geçmiş yazılarımdaki cümlelerle vurmuş beni. "Ahh deyip, şöyle yalancıktan yere yıkılayım" da o kadar emek boşa gitmemiş olsun. Yazısının başlığı Murathan Mungan'dan apartma. "Türkiye'de her şey olabilirsiniz ama rezil olamazsınız."

Ne tesadüf aynı başlıkla bir yazı yazmıştım iki yıl önce. Kenan Evren yargılanmaya başladığı günlerde. Ne kadar güzel ve doğru bir sözdür. Mesela o yazıda bahsettiğim 2010 referandumundan önce "Anayasa değişikliğine 'Evet' dersek...12 Eylül'ü yapanlara yargı yolu açılacakmış. Bunu söyleyenlere sadece şunu demek isterim: Siz kimi kandırıyorsunuz? 12 Eylül'ü yapanları köşklerinde ağırlayanların, işin bu 'zaman aşımı'na zerre kadar dikkat kesilmediklerini sanacak kadar enayi miyiz biz" diye yazmış biri bayağı popüler bir yazar olmuştu ama rezil olamamıştı.

Asker 27 Nisan'da AKP'ye muhtıra verdiğinde "Muhtıraya karşıyız diyeceğiz ama gerisini söylemeyeceğiz öyle mi? Ben ötesini de söylerim arkadaş" diye efelenip, sonra askerin sivil iktidara yaklaştığı günlerde yayınladığı bildiriye ise "Buradan herkese ama herkese açık çağrıda bulunuyorum: Gelin, Genelkurmay Başkanlığı'nın yayınladığı şu son bildiriye en küçük bir değer bile atfetmeyelim" dediğinde bile rezil olamıyorsun. Ne memleket!
 

Yıldıray Oğur-Türkiye

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat