Hacıyatmaz

  • GİRİŞ13.10.2014 09:44
  • GÜNCELLEME13.10.2014 09:44

“20 Ağustos gecesi Eruh’a bağlı Kılıçkaya köyünün Milan mezrası büyük bir ARGK birliği tarafından basılarak denetim altına alındı. Daha önce birkaç kez uyarılmış olmalarına rağmen düşmana uşaklıkta kararlı görünen … adlı hain çeteler, teslim olmayıp karşı koymaya çalışınca evlerine yönelik saldırı düzenlendi. 25 çete ve yakını öldürüldü…”

Serxwebun PKK’nın resmî yayın organı olan aylık bir dergi. Derginin eski sayılarına internetten ulaşılabiliyor. (http://www.serxwebun.org/arsiv/68/#/2/zoomed)
Derginin Haziran 1987 sayısında “soylu” diye bahsedilen ‘eylem’ Mardin’in Ömerli ilçesine bağlı Pınarcık köyünde oldu. “Eylem”de 30 kişi öldürüldü. Ölenlerden 16’sı çocuk, 8’i kadındı.
Derginin Ağustos 1987 sayısında bahsedilen Eruh’a bağlı Milan mezrasında öldürülen “25 çete ve yakını” arasında ise biri 3 günlük, biri 6 günlük iki bebeğin de olduğu 10 çocuk bulunuyordu.
İki yıl boyunca korucu veren köylere düzenlenen bu katliamlardan örgüt “işbirlikçiliğin, çeteciliğin cezalandırılması” olarak gururla bahsetti, politik anlamlarını açıkladı.
Yıllar sonra örgüt için iktidar kavgalarında o devrin “kahraman komutanları” “dörtlü çete” ilan edilip tasfiye edilene kadar. 24 yıl sonra da Murat Karayılan 2011’de çıkan Bir Savaşın Anatomisi kitabında bu eylemlerin bir öz eleştirisini verdi.

Ama yine de “bebek katili” sözünün ilham kaynağı olan o katliamlar Kürtlerin çoğunluğu için olağan şüpheli olmayı hak eden bir sicili olan devletin katliamlar listesinde duruyor hâlâ.
PKK’nın kendi içinde bir öz eleştiri ve epey kanlı bir tasfiye kültürü olduğu biliniyor. Ama bunu yüksek sesle yapmasını gerektirecek bir kamuoyu tazyiki hissettiği anlar nadir oldu.
2008’de Diyarbakır’da dershane öğrencilerinin öldüğü katliam için sitesine  “Sen kalk savaş uçaklarınla sivil köyleri yerle bir et, eh birileri de kalkıp Amed de işgal edilmiş Kürdistan’ın başkentinde kendine sefa süren ve insanların kanı üzerinden kendini yaşatanlara, insani tepkisini gösterir” yazıları koymuş bir örgütten bahsediyoruz.
2011’de Batman’da, Siirt’te Kürt sivilleri hedef alan saldırılar için üst perdeden özür mesajları gelmişti.

Daha çok son Bingöl saldırısında olduğu gibi açıklanması zor eylemler “lokal gruplara”, “kendi inisiyatifiyle hareket edenlere” ya da “derin yapılara” mal edilip üzeri kapatıldı. 
Bir ara epey popüler olan “Biz yapmadık, TAK (Teyrenbazen Azadiya Kurdistan-Kürdistan Özgürlük Şahinleri) yaptı”yı herkes hatırlayacaktır. TAK müzakerelerin ortasında 2010’da Taskim’de canlı bomba patlatınca Karayılan adını vererek bu örgütle bir ilişkileri olmadığını açıklamıştı.

2011’de Ankara Kızılay’da üç kişinin öldüğü eylemden sonra TAK’ın adı unutuldu. Ta ki Kobani üzerine birkaç gün önce yaptıkları “Kobane yangın yerine çevrilmişken Türkiye metropolleri rahat uyumayacaktır” tehdidine kadar.

Eski defterleri açmanın kimseye bir faydası yok, doğru. O yüzden Hakikatleri Araştırma Komitesi gibi öneriler hem devletin hem PKK’nın günahlarını deşmek savaş için yeni gerekçeler üretmekten başka bir işe yaramaz.

Bizim ihtiyacımız olan şey helalleşip unutmak.
Ama bunu yapabilmemiz için hakikatle yüzleşmeye ihtiyacımız var. Ve hikayeyi efsanelerden kurtarıp doğru düzgün anlatmaya.
Bunun için de barışın, çözümün her iki tarafını da hatalarıyla yüzleştirip, eleştirebilmek şart.

Devletin yapıp ettikleri hakkında epeyce şey yazıldı çizildi, bir aydınlanma yaşandı. “Devlet Kürt meselesinde yanlışlar yaptı, katliamlar yaptı” diyen iki parti (AK Parti ve CHP)  yüzde 80’e yakın oy aldığına göre o inkâr evresi Batı cephesinde aşıldı. Hükümet, çözüm sürecinde eksik yanlış hatalı ama sürekli eleştiriliyor, adım atmaya zorlanıyor. Hükümete yakın çevrelerden de çözüm sürecinde daha hızlı olması için eleştiriler geliyor. Bu konuda açık bir tartışma ortamı var.

Peki ya PKK cephesinde?
30 yıldır şiddeti bir siyasi yol alarak seçmiş örgütün bundan vazgeçip siyasileşmesi için sadece devletle anlaşması yetmez. Buna ikna olması, iç tartışmalarıyla bunun kendisi için de iyi olduğuna karar vermesi gerekir.

Yazının tamamı için tıklayın...
 

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat