Şehrin en popüler kafesinde patlayan bomba...
- GİRİŞ16.08.2015 11:10
- GÜNCELLEME16.08.2015 11:10
O zamanki adı Opera Pastanesi olan The Marmara’nın girişindeki ünlü kafe dolmaya başlıyor. Saat:18.30. Mis Sokağı’nda evinden buraya yürüyen duayen sinema eleştirmeni Onat Kutlar giriyor içeriye. Bugün evlilik yıl dönümleri. Eşi Filiz Hanım akşam için kuaföre gitmiş, onu beklemeye başlıyor.
Çevirmen, rehber Yasemin Cebenoyan da bir gün önce doğum gününü kutlamış. Hediyesini vermek isteyen bir arkadaşıyla buluşmak için o da kafede.
15 dakika sonra kafede bir paltonun içine bırakılmış bir bomba şiddetle patlıyor. Yasemin Cebenoyan olay yerinde, Onat Kutlar ise yaralı olarak kaldırıldığı hastanede 11 gün mücadeleden sonra hayatlarını kaybettiler. Onat Kutlar'ın cebinden evlilik yıl dönümü için eşine aldığı kolye çıktı.
Bombayı önce yılbaşında eylem tehditleri yapmış İBDA-C’nin koyduğu iddia edildi. Daha sonra polis bombacı PKK’lıları yakaladı, iki kişi “Turizmi baltalamak için” saldırıyı yaptıklarını itiraf ettiler.
Saldırganlardan Demiz Demir İTÜ Petrol Mühendisliği bölümünün en başarılı öğrencilerinden biriydi. 9.5 yıl hapis yattıktan sonra 2005 yılında yine bir çözüm girişimi olarak tasarlanan ama başarısız olan topluma kazandırma yasasıyla serbest kaldı...
Buraya kadar olan kısmını herkes biliyor. İstanbul’un ortasında, İstanbul elitlerinin, entelektüellerinin, sanatçılarının en gözde mekanı olan bir kafede yılbaşı öncesi en duayen sinema eleştirmenini ve bir çevirmenin hayatına mal olmuş bir bombanın daha fazla siyasi ve toplumsal hasar bırakması teröre, şiddete karşı durulması için bir milat haline gelmesi beklenebilirdi.
Ama öyle olmadı. Bu saldırıyı PKK’nın yaptığını söylemek bile pek şık bulunmuyor.
Öyle ki İnsan Hakları Derneği’nin raporlarında saldırı fail-i meçhul davalar arasında geçiyor. 2003 tarihli raporda şöyle denmiş: “IBDA/C o¨rgu¨tu¨ tarafından u¨stlenildigˆi halde DGM Savcılıgˆı, PKK u¨yesi oldugˆu iddia edilen 20 kis¸i hakkında dava ac¸mıs¸tı” http://ihd.org.tr/images/pdf/2003_yili_insan_haklari_ihlalleri_raporu.pdf
2010 yılında BİANET sitesinde çıkan “O gün ne olmuştu” başlıklı haberde ise saldırıyı İBDA-C’nin üstlendiği hatırlatılıp, uzun uzun örgütün yayın organında çıkan saldırıyı öven yazıdan alıntılara yer verildikten sonra ancak en son cümlede şöyle denmiş; “Ancak saldırıy ı İBDA-C'nin değil PKK'nin yaptığı ortaya çıktı.” http://bianet.org/bianet/ifade-ozgurlugu/126910-o-gun-ne-olmustu%20)
Yasemin Cebenoyan’ın ağabeyi, sinema eleştirmeni Birgün yazarı Cüneyt Cebenoyan’ın bu ilgisizlik üzerine yazdığı yazıdan okuyalım:
“Peki, ne biraz içime su serperdi? Bu gelişmeleri herkesin bilmesi ve takip etmesini isterdim. Onat Kutlar’ı öldüren bombayı koymaktan dolayı PKK’nin mahkûm edilmiş olduğunu herkesin bilmesini isterdim. PKK’yle arasına mesafe koymayan siyaset ve kültür insanlarının bu cinayetlerin ağırlığını taşımasını isterdim. PKK’den bu yargı kararına karşı çıkan bir açıklama duymadım. Böyle bir açıklama yapmaya zorlayan bir ortam da yok doğrusu. Hiçbir aydın bu örgütü suçlamazken, PKK’nin çıkıp 'yargı kararının gerçeği yansıtmadığını' iddia etmesi ya da bu ölümlere neden olduğu için 'özür dilemesi'ni beklemek saçma. Ne gerek var durgun suyu bulandırmaya?''
Entelektüeller, aydınlar Onat Kutlar’ın ölümünden PKK’nin sorumlu tutulduğunu, kesinleşmiş yargı kararınca bir PKK militanının hapis yattığını bilmiyor. Bu bilgisizliğin sayısız örneğine tanık oldum. Kutlar’ın çok yakınında bulunmuş, sinemayla, edebiyatla, kültürle son derece ilgili insanlar yargının PKK’yi mahkûm eden kararından habersiz. Onlar bilmeyince ya da yanlış bilince de kimse gerçeği öğrenemiyor. Bunu kabul edemiyorum. Bu bilginin neredeyse sadece bende olması beni zehirliyor.”
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol