Başka ne olmasını bekliyordunuz ki?

  • GİRİŞ22.01.2016 08:14
  • GÜNCELLEME22.01.2016 08:14

 Konuk gazeteci Van’a gitmiş, o eve girmiş, bu kesinlikle “infaz” diyor.
Olayın ne olduğunu anlamak için internete girince karşınıza 12 kişinin üniformalı fotoğrafları eşliğinde HPG’nin açıklaması çıkıyor:  “Van’da 12 gerilla "komplo ve ihanet yöntemiyle infaz edildiler."
Demek ki infaz edilenler gerillaymış. Esas tuhaflık ise bundan sonra başlıyor. Van’a gidip, o eve giren ve infaz edildiler haberini yapan, sonra Halk Tv’ye çıkıp bunu anlatan gazeteci bir cemaat haber sitesinin Genel Yayın Yönetmeni değil miymiş?
Bir internet haber sitesi ve onun GYY’si için aşırı gazetecilik faaliyeti sayılır bütün bunlar; İnfaz iddialarını araştırmak için Van’a gitmek, muhtemelen polisten izin alarak o eve girip çekim yapmak...
Basılı medyada ya da Tv’lerde bile pek sık rastlanmayan bu gazeteciliği yapan gazetecinin 'Googleladığınızda' karşınıza, -buna benzer gazetecilik faaliyetleri değil bir yığın 17/25 Aralık, polis, savcı, Fuat Avni, Yezid, diktatör temalı haber, yazı çıkıyor. Bir de 2012’deki bir mahkemenin yerel bir gazeteye ilan olarak düşmüş kararı... Merakla kim olduğunu anlamaya çalıştığımız gazeteci meğerse 3 yıl önce adını ve soyadını değiştirmiş!
Eski adıyla arama yaptığınızda da karşınıza antoloji sitelerinde şiirler ve Türkçe Olimpiyatları’nda yaptığı sunuculuk haberlerinden başka bir şey çıkmıyor. Benim gibi hikayeyi ilginç bulup araştırmış başka gazetecilerin yazdıklarına bakılırsa gazeteci, eskiden Türkmenistan’daki cemaat okullarında öğretmenlik yapmış.
Herhalde oradan olimpiyat sunuculuğu, sonra soy isim değişikliği, 17/25 Aralık’tan sonra da Twitter, Samanyolu, Bugün ekranlarında başlayan gazeteciliğe bir geçiş olmuş. Olabilir tabii.
“Cemaatin Türkçe Olimpiyatları sunuculuğundan, Van’da PKK’lı 12 kişinin öldürüldüğü eve ‘infaz mı edildiler’ diye bakmaya giden gazeteciliğe” uzanan hikaye bile üzerinde uzun uzun konuşmayı hak ediyor.
Ama hikayenin geri kalanı o kadar ilginç ki bu sosyo-politik değişim hikayesinde o kadar kalamayacağız.
O geri kalanı da kendisi yazmış. Herhalde bu gazeteciliğe giriş hikayesi pek ikna edici bulunmayınca yazdığı “Ben kimim” başlıklı yazının tamamı çok ilginç ama şu kısmı herhalde hepsinden tuhaf:
“5 veya 6 ay önce HDP sözcüsü Ayhan Bilgen'le röportaj yapmaya gittim ve gittiğimde tanıştık. Röportaj sonrası bana Kenan Çamurcu'dan bahsetti ve sitede yazması konusunda ricacı oldu. Bir gün sonra Kenan Çamurcu'nun yazdığı yazıları ve yaptığı analizleri de okuyarak kendisini ofise davet ettim ilk kez o zaman görüştük ve tanıştık.”

Devamı için tıklayın >>>

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat