Başkanlık sistemi itirafları

.

  • GİRİŞ25.09.2022 09:22
  • GÜNCELLEME25.09.2022 09:22

Hatırlar mısınız; Başkanlık sistemine geçişi sağlayan 16 Nisan 2017’deki anayasa değişikliği referandumunda “hayır” çıkması için gecesini gündüzüne katan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı bir radyo programında aynen şu cümleyi kurmuştu;

  • Ya Cumhurbaşkanı ile Başbakan ayrı partilerden olursa o zaman n’olur?

Bu öyle bir cümleydi ki, yeni sistemi karalamak için o güne kadar savunduğu ne varsa hepsini çöpe atıvermişti.

Zira yeni sistemin getirdiği en temel yenilik, zaten başbakanlık ile birlikte çift başlılığı da tamamen ortadan kaldırıyor olmasıydı.

Kılıçdaroğlu, bu gafla -Sakarya Meydan Muharebesinin Sakarya’da yapıldığını zannettiği- konuşmasından çok daha büyük bir çam çevirmiş, “Meclis çoğunluğunu kastettim” gibi akla ziyan düzeltmelerinden (!) birini daha yaparak sıyrılmaya çalışmıştı.

O günlerde CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel’in “18 maddeyi ezberden, tersten okur” diyerek genel başkanını savunmaya çalıştığını hatırlıyorum.

Ve elbette Başkanlık sistemi için kendisinin de demediğini bırakmadığını…

Geçenlerde bir televizyona çıkıp bu defa öyle ifadeler kullanmış ki, donup kalmamak elde değil.

Başkanlık sistemi ile birlikte gelen ittifak siyasetinin önemine vurgu yapmış kendileri!

Hep bahsettiğimiz, Türkiye’nin acı tecrübelerle dolu -kayıp dönemi- 90’lardaki seçimleri örnek vermiş.

  • “Dört parti yüzde 20 küsur oy alsın, bir tanesi yüzde 22 alsın, 100. yılda iktidar olalım. Onun yerine bu ülkede oy kullananların en az yarısından bir fazlasının oyunu almış bir iktidarın gelmesinden doğru bir şey yok.

Eee! Biz ne diyorduk Özgür Bey?

Sizler o karanlık 90’lara güzellemeler yaparken…

Vatandaşın oy kullanırken kimin kiminle koalisyon kuracağını bilmediği, kurulan koalisyon hükûmetlerinin de en fazla bir yıl ayakta kalabildiği parlamenter sistemi savunurken…

Biz Başkanlık sistemi ile gelen ittifak siyasetinin kıymetini anlatmıyor muyduk?

“Partiler artık 50+1’e ulaşmak için daha geniş kitlelerle uzlaşma yolunu aramak zorunda kalacak”,

“Vatandaş da artık kimin kiminle iş tutacağını sandığa gitmeden önce bilecek ve ona göre karar verecek” demiyor muyduk?

Bakın bunun kıymetini şimdi kendileri anlatmaya başladı.

Buradan şu tespite varabiliriz;

Bunlar hele bir ittifak tabanına HDP’yi kabul ettirebilsinler…

Bir de bunu göstere göstere seçimi kazanabilsinler…

Görün bakın Başkanlık sistemini nasıl dört koldan savunacaklar!

 

********

 

Bugüne kolay gelmedik ama…

 

İnternette emekli bir Jandarma Özel Harekâtçımızın (JÖH) röportajı var.

Dinledikçe hislendim, daldım daldım 90’lara gittim.

Her sabahına ayrı bir faciayla uyandığımız 90’lar.

İmkân olsa da her Türk gencine tekrar tekrar izletebilsek, hakkıyla anlatabilsek o yılları.

Bizler, aklımız sardığında 80’lerin ortalarındaydık.

Neyin ne olduğunu anlamaya başladığımızda 90’lara gelmiştik.

Kesinlikle şanssız bir nesildik…

Ama sonra öğrendik ki, bizden öncekilerin durumu daha beterdi.

Bu zincir kırılmalıydı…

Hiç değilse bizim çocuklarımız için.

Öyle de oldu.

Çok şükür, bizim gençliğimizde hayal olan profesyonel askerlik çocuklarımızın gençliğinde hayata geçti.

Umutla beklenen “bedelli”nin yerini “temelli” aldı ve askerlik, iş hayatına başlayan gençlerin önünde engel olmaktan çıktı.

Tıpkı imrendiğimiz Batılı ülkelerdeki gibi…

Artık acemi askerlerimiz dağlarda terörle mücadele vermiyor –ki, profesyonel askerle yürütülen mücadele ve İHA-SİHA gibi en üst düzeyde teknoloji kullanımı sayesinde dağlarda da terörist sayısı neredeyse 100’ün altına indi.

Önümüzdeki yıl sınırlarımız içindeki dağlardan PKK teröristlerinin tamamının kökü kazınacak inşallah.

Şu kaderin cilvesine bakın ki, aynı yılın ortalarında bir seçim yapılacak ve vatandaş sandıkta bundan sonrasının ne olacağına karar verecek!

Tam da “Oh be! Gelecek nesiller artık bizim yaşadıklarımızı yaşamayacak” demişken…

Buraya kolay gelmedik ama, bakalım kolay kaybedecek miyiz?

 

**********

 

Ya başıboş köpek saldırdıysa…

 

Yargıtay karar almış, sahipli bir köpek birini yaralarsa, estetik dâhil bütün masrafını köpeğin sahibi karşılayacakmış.

Peki sahipsiz sokak köpeklerinin saldırdığı vatandaşlar n’olacak?

Yüksek yargıçlarımız bir karar daha alsınlar ve desinler ki; “Şayet bir sokak köpeği birini yaralarsa bütün masrafını o sınırlardan sorumlu belediye karşılayacak”.

Belki böylelikle sokak köpekleri konusunda hiçbir adım atmayan belediyeler biraz olsun harekete geçerler ve şu başıboş köpek terörüne bir nebze tedbir alınmış olur.

Şu köpek saldırıları bitsin ki, köylere, hatta şehir merkezlerine kadar inen ayı meselesini konuşmaya başlayalım artık.

 

*********

 

Velilere kazığı UKOME atmış

 

Ara ara öğrenci servisleri ile ilgili şikâyetleri haberleştiriyoruz.

Yok hostes ücreti, yok mesaj bedeli vs.

Bir öğrencinin servis masrafı geçen sene başına göre iki kat artmış durumda.

Bazı firmalar işi daha da abartıp, üç-dört misline çıkarmış… Hatta aylık tahsil etmesi gereken parayı yıllık peşin ya da 3-5 taksitte talep edenler bile var.

Vatandaştan tüketici derneklerine şikâyet yağıyor.

Bu seneye kadar pek konuşulmayan özellikle hostes ücreti ile ilgili şikâyetleri incelerken fark ettik ki, meğer bu kazığı vatandaşa atan UKOME olmuş.

Üstelik yeni de değil. İki sene önce yaptıkları düzenlemede demişler ki, ilkokul ve ortaokul öğrencilerinden, taşımacılık için talep edilen fiyatın yüzde 35’i kadar ekstra ücret talep edilebilir.

Bazı firmalar şimdiye kadar yansıtmıyormuş ama artan maliyetleri gerekçe göstererek bu yıl “yardımcı personel” adı altında velilerden yüzde 35 ekstra talepte bulunmuşlar.

Açıklanan mesafe ücretlerinden ‘hostes parası’ adı altında yüzde 35 fazla ücret talep ediliyorsa boşuna servisçiye yüklenmeyin, bilin istedim.

TÜRKİYE GAZETESİ

Yorumlar2

  • Dolandırıcılar 1 yıl önce Şikayet Et
    Zor durumdaki sokak köpeklerinin istismar olanı türedi, bakım ,barınak tedavi yapıyormuş gibi yapıp, insanların duygularını istismar edip hesaplarına para atanlar var. Hayvan hakları insan haklarının önüne geçmeye başladı
    Cevapla
  • SOKAK KÖPEKLERİ 1 yıl önce Şikayet Et
    Yakında birkaç ilçeyi gezmek durumunda kaldık, akıl almaz derecede sokak köpeği dolu, çöp atarken nerdeyse yaralayacaktı, iri birtaneside geldi her yerimi iyice kokladı arkadaş olduk. milletin, tavuk, culuk, kaç, ördek, koyun, çocuk, demeden her şeyi risk altına atılmış durumda. Tilki sansar, kurt kalmadı, boşluğu sokak köpeği doldurdu, peki halka verdiği zararı kim ödeyecek? Dahası halk da fırsat buldukça bu köpekleri vuruyor. Sokak köpeği artışının temeli ne olabilir?
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat