Özel niye Erdoğan ile Trump bozuşsun istiyor?
- GİRİŞ26.03.2026 09:16
- GÜNCELLEME26.03.2026 09:16
Çünkü kendileri İngiliz muhibbi (dostu)…
Eşit bir dostluk ilişkileri olduğuna ihtimal dahi vermem, çünkü İngiliz kibri buna müsaade etmez.
Zaten bu yüzdendir ki “İngiltere’ye kırgınız”, “Sizin menfaatiniz AKP’de değil, CHP’de” sitemlerine cevap vermeye bile tenezzül etmediler.
“Trump’la bozuşmanın, İngiliz dostluğuyla alakası ne?” diye soracaksınız… Anlatayım.
***
Donald Trump, ABD Başkanlığına seçilir seçilmez İngiltere’nin başını çektiği müesses nizama savaş açtı.
Muhtemelen bir önceki başkanlık seçimini kaybetmesinde bunların oynadığı rolün intikamıydı…
Aynı müesses nizamın yıllardır devirmeye çalıştığı Cumhurbaşkanı Erdoğan’la da yakın dostluk kurdu.
“Grönland bizim olacak” dedi, Kanada’ya çökmekten bahsetti.
İngiliz Kraliyeti’nin ‘Genel Vali’ atağı Kanada’ya!
Parlamenter demokrasi ve anayasal monarşi ile yönetilen Kanada’nın devlet başkanı, İngiltere ile aynı; Kral III. Charles.
Trump işte bu ülkeye “Benim olacaksın” dedi.
Bu açık bir savaş ilanı değil de neydi?
***
Trump işte bu fazla hoplayıp zıplamanın bedelini ödüyor bugünlerde…
Siyonistlerin vahşetini ortaya seren Epstein tuzağına geçmişte düştüğü için buradan köşeye sıkıştırıldı…
Savaştan bir gün önce CIA ve Pentagon’un verdiği “İran bize tehdit değil” brifingine rağmen bu defa da İran’la savaş tuzağına düştü.
Belli ki fena kıstırmışlar, savaşı çok kısa zamanda kazanacağına inandırmışlardı.
Şimdi de şunu soracaksınız; Trump’ı kandıran Siyonist İsrail değil miydi?
El cevap; Siyonizmin beyni İngiltere, yumruğu ABD…
İngiltere olmasa, bugün İsrail diye bir devlet olmazdı.
Siyonist akıl, şimdi finans gücünü de Londra sermayesi eliyle Çin’e taşıyor.
Trump bunu bozmaya dirense de, zorla yola getiriyorlar işte!
Şimdi gelelim, bizim Özgür efendiye…
***
Daha önce çok yazdım, hem İBB’de, hem CHP’de pervasızca işler çevirirken bunlar Trump’ı bile hizaya getiren bu güce güveniyormuş.
Milyonlarca İstanbullu 12 saat karda mahsur kalırken, aynı saatlerde İngiliz Büyükelçisi ile balıkçıda yemek yediği ortaya çıkan Ekrem İmamoğlu önce her zamanki gibi yalana sarılıp bu buluşmayı inkâr etmiş, görüntüler ortaya çıkınca “Bu görüşme, karla mücadeleden daha önemsiz değildi” itirafında bulunmuştu.
Demek ki neymiş; Özgür Özel, İmamoğlu tutuklandığında İngiltere’ye sitem ettiğinde haksız değilmiş!
O İmamoğlu ki, 16 milyon İstanbullunun kişisel verilerini, anlık takibini sağlayacak yazılım sistemlerini bile İngiliz-İsrail firmalarına açmışken, doğrudan İngiliz istihbaratına çalışan kişilerden danışmanlık hizmeti alırken, İngiltere’nin CHP’ye yönelik herhangi bir operasyona sessiz kalmasına kızması, kendi açılarından doğruymuş!
***
Bunlar belli ki 2019’da İstanbul’u, Ankara’yı alınca, kendilerince mükemmel bir plan yapmışlar…
Eski ABD Başkanı Biden’ın “Erdoğan’ı dostlarımızla devireceğiz” sözüne inanarak 2023 seçimlerine “Erdoğansız Türkiye” hazırlığı yapmışlar.
Erdoğan gidecek, kendileri gelecekse endişeye mahal var mı?
İşte bugün Silivri Cezaevi’nde görülen 4 bin sayfaya yakın İmamoğlu Suç Örgütü Davası’nda bahsedilen fütursuz yolsuzluğun kapısını bu öz güven açmış.
Tam da iddianamede bahsedildiği gibi, kurdukları sistem ve buradan elde edilen paralarla önce belediyelerde krallıklarını kurmuşlar, sonra aynı sistemle Türkiye’yi ele geçirme hesabı yapmışlar…
‘Sistem’lerinin güvencesi olan ‘küresel sistem’e öyle güvenmişler ki, 2023 seçimlerinde hüsrana uğramaları da bunları durduramamış…
Erken bir seçimle yine amaçlarına ulaşacaklarını düşünerek, ‘sistem’den elde ettikleri paralarla CHP’yi satın almışlar, başına da geçici olarak Özgür Özel’i koymuşlar.
Hesap edemedikleri ise şu olmuş; 2024 Kasım’ında ABD’de yapılan seçimler.
Belli ki Trump’ın seçileceğine ihtimal vermemiş, yine Biden’ın aday olacağına yahut küresel sistemin belirleyeceği bir adayın kazanacağına, en kötü ihtimalle Trump kazansa bile önlerine engel olmayacağına oynamışlar.
Zurnanın zırt dediği yer de, Özgür Özel’in bugün Trump’la Erdoğan’ın arasını açmak için ucuz laf kalabalığıyla çırpınmasının sebebi de işte bu olmuş.
***
Zavallı emanetçi genel başkan, Venezuela’da Maduro’ya yapılan operasyonda bile bekledi ki Cumhurbaşkanı Erdoğan “Eyy Amerika!” diye ortaya çıksın da, Trump ile arasını açsın.
Bu ilişki bozulacak ki, CHP’ye kurtuluş umudu doğacak.
Oysa Cumhurbaşkanımız ABD’nin zorbalığına ses çıkarmadı değil, ama bunu üslubunca yaptı.
Uluslararası hukuka dikkat çekti, ülke ve milletlerin bağımsızlığına, özgürlüğüne işaret etti.
Yani, yapılması gerekeni yaptı, lakin Özgür Özel’in beklediği gibi Venezuela yüzünden ABD’ye savaş açmadı!
Şimdi de, yine Özgür Özel’in beklentisinin aksine İran savaşında aynısını yapıyor.
Özgür Özel ise şunu bekliyor;
Trump ile Erdoğan’ın arası açılsın ki, İmamoğlu operasyonunda ve CHP’nin şaibeli kurultayı davasında sessiz kalan ABD yönetimi, Türkiye’ye müdahil olsun; bunların sistemi kaldığı yerden çalışmaya devam etsin.
Trump-Erdoğan yakınlığı, yeni ABD yönetimi ile başı belada olan ve bu sebeple Türkiye’ye yakın durma ihtiyacı duyan başta İngiltere olmak üzere, Avrupa ülkelerinin de İmamoğlu operasyonu gibi Türkiye’nin iç işlerini ilgilendiren konulara tepkisiz kalmasına sebep oluyor çünkü.
Sonrasını düşünen kim?
Trump-Erdoğan ilişkisinin Suriye’de sağladığı kazanımmış, terör örgütünün yarım asır sonra tasfiyesiymiş, Gazze’deki milyonların hayatıymış, Doğu Akdeniz’de, Orta Doğu’da ve Afrika’da Türkiye’nin kazanımlarıymış; umurunda mı Özgür Özel’in?
Onların sistemi yürüsün de, ülke ne olursa olsun!
Türkiye Gazetesi
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol