Trump, İngiltere’nin sopasını kırdı

  • GİRİŞ09.04.2026 09:20
  • GÜNCELLEME09.04.2026 09:20

Göreve gelir gelmez kral taçlı fotoğrafını paylaşan…

"Kanada’yı ilhak" açıklaması gibi, Britanya Krallığı ile sürtüşen uygulamalara imza atan ABD Başkanı Donald Trump, sadece Çin’i hedef alıyormuş gibi görünse de, aslında Pekin’e sermaye gücünü akıtan Londra ile de hesaplaşıyordu bir nevi.

Buna karşı İngiltere de boş duracak değildi elbet…

Bir asır evvel Orta Doğu’yu dizayn eden, bugün İsrail diye bir terör devleti varsa bunun kurulmasını sağlayan, hatta “ABD’yi bile ben kurdum” diyen bir güçle mücadeleyi göze alan Trump’ın, İran’da tuzağa düşmesinde İngiltere’nin rolü nedir, neredeyse hiç sorgulanmadı.

Trump, kendisini tuzağa çeken İsrail’in, aslında İngiltere’nin sopası olduğunun farkında mıdır?

Bence farkında…

Ancak, ABD’nin, Siyonizmin avucundaki bir ülke olduğunu göz ardı etmemek gerek…

Bunun için olabildiğince dengeli gitmek zorunda, -ki, öyle yapıyor.

***

Geçtiğimiz sene Gazze’de soykırım devam ederken, Netanyahu’nun başına açtığı belaları -dengeleri gözeterek savuşturmak için- 12 gün savaşlarında İran’a göstermelik operasyona onay veren Trump, sonra ne yaptı?

Gazze masasını kurdu ve bundan Netanyahu hiç memnun olmadı.

Bir ara eski İngiltere Başbakanı Blair’in Gazze Uluslararası Geçiş Yönetimi’ne başkanlık edeceği iddia edilmişti hatırlarsanız, lakin bu görevi Trump bizzat üstlendi.

Netanyahu imza protokolü için Mısır’a gelmek istediyse de, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump’la yaptığı görüşme sonrası, bu girişim akamete uğradı.

Anlaşma imzalanırken, İngiltere masada değil, arka fondaydı…

Diğer Avrupa ülkeleri gibi!

Hatta ABD Başkanı, kameralar önünde onları epey alaya aldı.

***

Sonrasında ABD’ye mekik dokuyan Netanyahu hükûmetinin yıkılması, Gazze sözünü tutmak için Trump’ın işini hayli kolaylaştıracaktı ama olmadı.

Epstein dosyasıyla köşeye sıkıştırılan, Venezuela’da tereyağından kıl çeker gibi amacına ulaşmanın verdiği öz güvenle İran’da da aynı sonuca ulaşabileceğini zanneden Trump, tuzağa düştüğünü fark ettiğinde İngiltere ve İsrail için kapılar ardında neler söylüyordur, o kadarını bilmiyoruz.

Lakin bildiğimiz bir şey var ki, İran operasyonuna destek vermediği için İngiltere’ye hayli sitemkâr… Bunu da gizlemedi, açık açık kameralar önünde defalarca söyledi zaten.

Sadece İngiltere’ye değil, Fransa, Almanya gibi Avrupa ülkelerinin de isimlerini sayarak, “Kenara not ettim” demeye getirdi.

Ya bir atom bombasıyla İran’ı tamamen yok etmek, yahut ‘onurlu’ bir çıkışla bu beladan kurtulmak dışında seçeneği kalmayan Trump’ın imdadına yetişen, diplomasi çabalarını kesintisiz sürdüren Türkiye-Pakistan ittifakı oldu.

“İran medeniyeti yok olacak” dediği gece, tam aksine İran’la ateşkes kararı çıktı.

Hem ABD, hem İran tarafından teyit edilen anlaşmanın, Trump’ı tuzağa çeken İsrail tarafından hiç istenmediği muhakkak…

Ülkedeki isyan ve tepkilerden bu anlaşılıyor zaten…

İsrail basını “Kükreyen aslan diye başlattığımız saldırıdan ‘miyavlayan kedi’ olarak çıktık” şeklinde yorumladı ateşkesi.

Katil Netanyahu, kamuoyundan yükselen tepkileri, Lübnan’a saldırıları ve işgali artırarak bastırmaya çalışıyor.

Trump’ın açıklamalarına ise “İngiltere’nin sopası” İsrail’in tahakkümünü kırmanın verdiği rahatlık yansıyor.

“ABD, rejim değişikliği sürecinden geçtiğine karar verdiğimiz İran ile yakın iş birliği içinde çalışacaktır.

ABD, İran ile iş birliği içinde, derinlere gömülmüş nükleer tozun tamamını kazıp çıkaracak.

İran ile gümrük vergileri ve yaptırımların hafifletilmesi konusunda görüşüyoruz ve görüşmeye devam edeceğiz. 15 maddenin çoğu üzerinde zaten anlaşmaya varıldı” sözleri, bu rahatlığı açıkça ortaya koyuyor.

***

ABD Başkanı eminim bu sürecin bozulmamasını isteyecektir, ancak Trump’ın tekrar rahata çıkmasını istemeyenler, süreci sabote etmek için ellerinden geleni yapacaktır.

Dünyanın yüreği ağzında olacakları beklediği kritik gecede sağlanan ateşkesin ardından dün Trump’la telefon görüşmesi yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ‘tahrik ve sabotajlara fırsat verilmemesi’ yönündeki açıklamasını Trump’a da aktardığından şüphem yok.

Önce Gazze, ardından 40 günlük İran savaşı eminim Trump’a da bir kere daha kim dost, net biçimde göstermiştir.

Aynı Türkiye, İngiltere, Çin, İran ve Rusya’nın da hasmı değildir, sadece bölgesinde ve dünyada barışı, huzuru temin etmenin, herkesle çalışmanın gayretindedir.

Şayet ateşkes süreci başarılı olur, kalıcı barış sağlanırsa bugün Türkiye, Pakistan, Katar, Mısır ve Suudi Arabistan’ın oluşturduğu ittifak, bölgemizdeki huzurun da teminatı olacaktır...

Bundan sonrasını İsrail düşünsün.

Netanyahu belasından kurtulurlarsa onlar da huzura kavuşacaktır.

Peki ya İran?

Türkiye’nin şu süreçte gösterdiği çabaya rağmen, İran Türkiye’ye karşı hasmane tavrını sürdürecek midir?

Dileriz ki, İsrail gibi, onlar da şımarıklığa artık son verirler ve bölgemiz gerçek anlamda huzura kavuşur.

Türkiye Gazetesi

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat